• BIST 106.872
  • Altın 151,903
  • Dolar 3,6611
  • Euro 4,3075
  • Samsun 15 °C
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 16 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

“MÜNEKKİD” mi, “YAĞCI” mı?..

Ali Kayıkçı

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI

 “MÜNEKKİD” mi, “YAĞCI” mı?..
*  “Münekkid: Edebiyat veya sanat eserini değerlendiren, eleştiren kişi;
                   eleştirmen, tenkitçi”-Sözlük
                            *    “Allahü teâlâ bir kimseye nûr vermezse, o münevver olamaz.”-Îmâm-ı Rabbânî

 S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
Zaman zaman kendi yazı ve kaleme aldığımız kitaplarımızı tanınmış bir yazara, edebiyatçıya ve öğretim üyesine gönderdiğimiz; onların fikirlerini de öğrenmek istediğimiz olmuştur…
 Öyle ki; bâzen gözden kaçan küçük bir ayrıntı, mânâ bakımından çok farklı anlamlara gelebilmekte ve o “küçük yanlış” düzeltilmediği ve aynen kaldığı sürece “dil ve millî kültür” ile “mânevî bağlar” bakımından “büyük sonuçlar” doğurabilmektedir…
 Bunun için de “ilmî tenkit”çi, diğer bir ifâde ile “münekkid”; hem “işin ehli” olmalı ve hem de bu işi “severek” yapmalı ki “zarar” yerine fayda sağlasın…
 Yoksa “dostlar alış-verişte görsün” kabilinden; eserin adını, içindekilerin başlıklarını vermek; hoşa giden bir iki örnek yazı veya şiiri tanıtım makâlesine taşımak, yazarın hayatını nakletmek; kitabın kâğıdından, kapağının kartonundan ve cildinden bahsetmek… “münekkidlik/tenkitçilik” yapmak değildir. En azından, böyle olmamalıdır…
     Meselâ; bir “Safahât” eserini bu gözle inceleyen kişi, “M. Âkif için, “Osmanlı şâirlerindendir. 1290 (m. 1873)da doğdu, 1354 (m. 1936)da İstanbul'da vefât etti. Edirnekapı kabristanındadır. Fâtih rüştiyesinden sonra, mülkiye idâdisini bitirdi. Baytar mektebini okuyup, veteriner oldu. Dînî, millî şiirleri çok heyecanlıdır. Türk İstiklâl Marşının yazarıdır.” dedikten sonra “(Safahât) kitabı heyecanlı şiirlerle dolu ise de, 86. sayfasında, Müslümanların halifesi ve İslâmiyet'in bekçisi olan Sultan 2. Abdülhamîd Hân'ın kıymetini zedeleyen çok çirkin ve bayağı iftirâları ve sicilli Mason, Mısır'daki Vehhâbî Müftüsü M. Abduh'u öven ve bir çalgıcıyı, çalgısının seslerini nidâyı ilâhiye benzeterek öven şiirleri kendisini lekelemekte, îmânlı kalblerde nefret hâsıl etmektedir. İstanbul'daki Yüksek İslâm Enstitüsü eski Müdürlerinden ve Öğretim Üyelerinden Ahmet Davudoğlu, 1394 (m. 1974) senesinde İstanbul'da basılan “Dîni Tamir Davâsında Din Tahripçileri” adını taşıyan kitabında, (M. Âkif'in de sâir reformcular gibi, ilhâmı doğrudan doğruya Kur'ân-ı Kerîm'den almak istediğini) bildirmektedir” (Bkz: Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; H. Hilmi Işık, s. 957) diyebilmeli, bunun için de “münekkid, münevver” olmalı ve pek çok insan övüyor, okul kitaplarında göklere çıkarılıyor diye haklı ve mesnetli tenkitlerinden kendini uzak tutmamalıdır…
 Diyoruz ve bu duygu ve düşünceler ile kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı kalbî sevgi ve saygılarımızla selâmlıyor, selâmlıyoruz…
   * - * - * - * - * - 
   “Tenkîd” işi, en zor iş; “ilim-irfân” gerektir;
 “Edeb”in “edebi”yle, hem “mücehhez” olmaktır;
 “Tenkitçi” bulunur çok, “münekkid” pek seyrektir…
  “Bilgi” yükün olacak; “Gâye: Güzel bulmak”tır;
  Maksat “Allah rızâsı”, “sâlih amel”de tekdir…
 
 “Tenkîd” işi, en zor iş; “güncel'i takip” de var;
 “Nefsî” olmamak gerek, “şeytanî rakip” de var;
 “Saçma-sapan” yanında, elbette “menâkıp” de var…
  “Bilgi” yükün olacak; “Gâye: Güzel bulmak”tır;
  “Güzel güzelliği”nde, “çirkinden kurtulmak”tır…

 “Tenkîd” işi, en zor iş; “hak-bâtıl” ayırımı;
 “Yanlış”ları söylemek, yapma “dost” kayırımı;
 Bu yol “eğri-düz” demek, göstermek “bayırı”nı…
  “Bilgi” yükün olacak; “Gâye: Güzel bulmak”tır;
  Okuyan “hisse” kapmak, hep “iyiler almak”tır…

 “Tenkîd” işi, en zor iş; “gönül kırmak” cabası;
 Kimi “bencil” davranır, kesilir merhabası;
 “Hakaret” edeni var, bunlar da en kabası…
  “Bilgi” yükün olacak; “Gâye: Güzel bulmak”tır;
  “Zehir-zıkkım” yerine, ağza “ballar çalmak”tır…
  
 “Tenkîd” işi, en zor iş; KAYIKÇI'da tecrübe;
 “Münekkid”lik-“yağcı”lık, “insanlık”tan bir şube;
 “Okumaya-yazmaya”, “3 yıldızlı” bir rütbe…
  “Bilgi” yükün olacak; “Gâye: Güzel bulmak”tır;
  “Edeb”in “edebi”yle, hem “mücehhez” olmaktır…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim