• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Samsun 13 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 14 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

“MUHABERÂT” İLE “MUHAREBE”M VAR…

Ali Kayıkçı

*    “Kim bir mü’mini meteammiden (kasten) öldürürse, artık onun cezası Cehennem’de ebedî kalmaktır; Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 93)
 *   “Allah yolunda şehîd olanlara ölü demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i Îmrân Sûresi, âyet 169-170)                                                                                *    “Mallarını, canlarını fedâ ederek din düşmanları ile Allah rızâsı için cihâd eden Müslümanlar, oturup ibâdet edenlerden daha üstündür. Hepsine de, Cennet’i söz veriyorum.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 94)               *    “…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den)                                                                                 *    “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Denizde cihâd edenin karadakine üstünlüğü, on gazâ yapmak kadardır.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Hassan bin Sabit’in beyitleri, düşmana ok ve kılıç darbesinden daha çok tesirlidir.”, “Ey Hassan! Sen müşriklerin yüz karalarını ortaya koydukça Cebrail seninledir. Ashabım silâhla harp ettiği gibi sen de dille harp et!..”   (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)                                                                                                                                                                                                                                                                          *    “Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği’ni kuruyor.  Bize gelince, Osmanlı’yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye’yi parçalamak istiyorlar.”  ( Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991)  
*    “Türklerle Kürtler; bin senelik, müşterek din, müşterek tarih, müşterek bir coğrafya neticesi olarak hem maddî, hem mânevî bir surette birleşmişlerdir. Bugün ise müşterek düşmanlar, müşterek tehlikeler karşısında bulunuyorlar. Bu tehlikelerden ancak müşterek bir azim ile kurtulabilirler. O hâlde büyük bir kanaatle diyebiliriz ki, bu iki milletin, birbirini sevmesi, her iki taraf için hem dinî, hem siyasî bir farîzadır. Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa, Türk değildir; Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa, Kürt değildir.” (Ziya Gökalp-Küçük Mecmua; Türkler ve Kürtler)                                                                      
*   “PKK örgütü AB’nin gerçekleştirdiği bir örgüttür. 33 bin insanımızın ölmesine AB sebep olmuştur. AB, Türkiye’deki terör örgütlerini gizli ve açık desteklemiştir. AB, TC’nin yeniden palazlanıp Osmanlı gibi olma korkusunu yaşamaktadır.”  (15.04.2003; Tuncer Kılınç-MGK Genel Sekreteri) 
*   “Açık açık söylüyorum, dışarıdan gelenler İslâm coğrafyasının petrolünü seviyorlar, altınlarını seviyorlar, elmaslarını seviyorlar, ucuz iş gücünü seviyorlar, çatışmalarını, kavgalarını, anlaşmazlıklarını seviyorlar. İnanın bizi sevmiyorlar. Dışarıdan gelenler, yüzümüze dost gibi görünenler, bizim ölümüzü, bizim çocuklarımızın ölüsünü seviyorlar...”  (Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan-30. İSEDAK Açılış Toplantısı: İst. 27.11.2014)                                                                                                                                                                                   
*   “Bizim Misak-ı Millî’miz, coğrafi sınırlarla değil, mazlumun nerede olduğuyla belirlenir.” (Gençlik Kuruluşları Birliği-Türkiye Gazetesi, 05.06.2015, s. 5)
*   “Ey Amerika!.. Bizimle mi berabersin yoksa PYD, YPG ile mi?.. BM, ‘Kapıdakileri alın!..” diyor. Sen ne işe yarıyorsun? 3 milyon insanı evimize biz aldık ya. Siz ne aldınız?..” (Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan-Beştepe Külliyesi, 10.02.2016)
*   “PKK eşittir PYD’dir. Katil her yerde katil, terörist her yerde teröristtir. Şimdi Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD terörü yeni bir Kandil oluşturmanın, sözde Kürdistan’a koridor açmanın peşindedir. Hemen söylemeliyim ki, buna kesinlikle müsaade edilmemelidir. Gaye, oldubittiye getirerek, ABD ve Rusya’nın desteğiyle teröristlere devlet kazandırmaktır. ABD vahşi batıda haydutların oyuncağı olan, azılı katillerin güdümüne giren bir kasaba şerifi gibi, PYD-YPG’ye kol kanat germektedir. ABD yönetiminin Türkiye ile PYD’yi aynı kefeye koyması, Biden’in bize ‘Ateşi kesin!’, PYD’ye ‘Toprak talebinden vazgeçin!” sözleri, klasik bir sömürge valisi diktesidir. ABD, PYD’ye cici çocuk muamelesi yapıp silâh ve mühimmat verdikçe, bu silâhlar PKK’lıların eliyle Türkiye’de şehadetlere yol açmaktadır. ABD karar vermelidir: Dost mudur? Düşman mı? Müttefik midir? Müstevli mi? Türk milleti böyle rezil niyetlere pabuç bırakmaz. Görünen gerçek şudur: ABD’nin Ortadoğu’daki kara gücü PYD, Türkiye’deki kolu da PKK’dır.”  (MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli-Grup Toplantısı, 16.02.2016)
*    “Soruyorum, ey Amerika, bak sen uçuşa yasak bölgeye ‘Evet!” demedin ama bak orada Rus uçakları cirit atıyor ve binlerce, on binlerce oradaki mazlum, mağdur insan ölüyor. Hani biz koalisyon güçleri olarak beraber hareket edecektik? Ve kalkıp Türkiye’ye şu söyleniyor: ‘PYD’ye, YPG’ye top atışlarını durdurun!..’ Kusura bakmayın, bizim böyle bir düşüncemiz yok.” (Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan-Beştepe Külliyesi, 17.02.2016) 
*    “Suriye Canisi Emri Verdi, YPG Ankara’yı Kana Buladı. YILANIN BAŞI ESAD. PYD elebaşısı Müslim, Esad’dan ‘Türkiye’yi vurun’ talimatı alınca katliâmı Salih Neccar’a ihale etti. YPG’li cani de yüreğimizi yaktı.” (Türkiye Gzt. 19.02.2016, s. 1, 11) 
*   “Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkına/Gülbangı, âsmânı tutan pir aşkına!..” (Y. Kemâl Beyatlı)                                       
  *     “…Toprak diye sevdim yurdu/Peygamber öyle buyurdu/Şehîdlerim ordu ordu/Verdim toprağa, toprağa!  Sevenlerin yurdu toprak/Canım istiyordu toprak/Canevimden vurdu toprak/Girdim toprağa, toprağa!” (Abdullah Satoğlu)                                                                                                                                                                                           *      “Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü/Kız kardeşimin gelinliği, şehîdimin son örtüsü.” (Ârif Nihat Asya)              
  *     “Savaş dediğin söz değil/Bayrak dediğin bez değil/Vatan için bir kez değil/Bin ölmüşlüğümüz vardır.” (Niyazi Y. Gençosmanoğlu) 
                                                                                                                                                                       
S
aygıdeğer Okuyucularımız!..                                                                                                                Bilindiği üzere; “17 Şubat Ankara Katliâmı”nda “20 Rütbeli Mehmetçik” “Rahmet-i Rahmân’a kavuşmuş” ve “Hakikî Şehîdlik Rütbesi”ne de erişmiş bulunmaktadır. 
Elbette ki, onlar için ne söylesek, nice bin âh eylesek azdır... Her birine “Cenâb-ı Allah”tan gânî gânî rahmetler diliyor, geride bıraktıkları silâh arkadaşlarına, aile fertlerine ve bütünüyle de yüce milletimize sabr-ı cemîller, ecr-î cezîller niyâz eyliyoruz.  Ancak…
Ancak; bu işin “istihbarat ve plânlamasını” yapan, gerekli malzemeleri sağlayıp gönderen ve de muhtemelen “uzaktan el ovuşturan Esad Köpekleri”ne de bir “çift söz” söylemeden geçemiyoruz…
“Ey Suriye ve sen ey Esad istihbarat teşkilâtı El Muhaberât!.. 1948 yılından beri İslâm/Arap (ve dolayısıyla da senin) Topraklarını gıdım-gıdım değil de “avuç-avuç” yudumlayan “İsrail”e karşı “gık”ını bile çıkaramayıp sus-pus otururken, bunca yıldır “Batı Şeria” ve “Gazze”de gözler önünde sergilenen Yahûdî zulmüne âdeta göz yumarken, senin sürgüne gönderdiğin milyonlarca vatandaşına insanî yardım yanında ev sahipliği de yapan Türkiye’ye karşı bu hasmane tavrının, bu PKK uzantısı PYD’yi YPG’yi sahiplenip üzerimize saldırtmanın âlemi nedir?..”
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

    = = = * = = =

“Muhaberât” ile “muharebe”m var;
“Rabbimiz” ya Sana, ya Bana verir!..
“20 Mehmetçik”i, unutma zinhâr!..
“Moskova” sanma ki, “uçak” gönderir;
“Bu kış” m’olur yoksa, bir “başka bahar!..”

“İntikamım” elbet, “yaman” olacak;
“Kartal”ın bombası, beynin bulacak;
Sanma ki “Putin”in, yine gelecek!..
“20 Mehmetçik”i, unutma zinhâr;
“Azrail(*)” canını, o gün alacak!..

“PKK”dan sonra, “YPG” de yük;
Öfkem “Uludağ”dan, “Ağrı”dan büyük;
“Ateş” Beni yaktı, Sen “sönen” kütük!..
“20 Mehmetçik”i, unutma zinhâr;
“Asrın yüzkarası, fahişe-sürtük!..”

“17 Şubat”ı, asla unutma!..
“Obama” uyuttun, “Türk”ü uyutma!..
“Türkmen Dağları”yla, Beni bir tutma!..
“20 Mehmetçik”i, unutma zinhâr;
İster “hayretten don”, istersen “sıtma!..”

“Her bir Mehmetçiğim”, “Yavuz’dur-Yavuz”;
Haklıya ol “Resûl(**)”, daim kılavuz;
Saklandığın yerler, olacak havuz!..
“20 Mehmetçik”i, unutma zinhâr;
Ne “şeker”, ne “hurma”; yiyemen tek muz!.. 

Sabah mı, öğlen mi; akşam mı olur;
“Azez” mi, “Halep” mi, yok Şam mı olur;
Yoksa baştan başa, bi’ tam mı olur!?..
“20 Mehmetçik”i, unutma zinhâr;
“Esad”ın “son hüznü”, son gam mı olur!?..

KAYIKÇ’Ali der ki, “Fidan” var bizde;
Her gün peşinizde, her dak’ka izde;
Soluğu alırsın, Sen Akdeniz’de!..
“20 Mehmetçik”i, unutma zinhâr;
“Vasiyetini yaz”, “tabut”un diz de!.. 
--------------------------------------- 
(*): Azrail aleyhisselâm
(**): Resûlallah “sallallahü aleyhi ve sellem”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim