• BIST 103.929
  • Altın 147,321
  • Dolar 3,5490
  • Euro 4,1819
  • Samsun 21 °C
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 21 °C
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR

MISIR

Bayram Ocak

MISIR

2013 yılı Haziran ayında Muhammed Mursi’nin  Cumhurbaşkanı seçilmesinin birinci yıl dönümünde,Mursi’nin otoriterleştiği, laik kesim ve hukukun üstünlüğünü tanımadan, İslamcı politikalar izlemeye başladı gerekçesiyle protesto gösterileri başlamıştı. Gösterilerin ilerleyen safhasında beş Mursi karşıtının öldürülmesi üzerine olaylar şiddete dönüşmüştü.

Bu noktada durup düşünülmesi gerekmektedir. Bir eylem organizasyonu var, görüntü olarak güçlü olan  iktidar ve her nedense ölenler iktidar karşıtı kişiler. Böylesi bir ölüm oyununda sessiz kalan toplumda yapılan kara propaganda ile Mursi’nin karşısında bir gücün oluşturulması zor olmamıştı. O beş kişi neden karşıtlardan seçilmişti, barışçıl bir gösteri  giderek ölümlerin hiziplerin artmasına neden olmaktaydı, ülkenin sağ duyulu insanları kötü gidişi görüp olayların durması yönünde hareket geçebilirdi belkide fakat kontrol artık ülke dışındaydı. Oysa olayları planlayanlar tüm hesaplarını yapmış ve karşılıklı faili belli olmayan  ölümlü  olayları hızlandırmıştı .

Planın ikinci bölümü devreye sokularak askeri yönetim Cumhurbaşkanının yetkilerinin sonlandırıldığını ve Anayasanın askıya alındığını bildirdi. Mursi karşıtları ile yanlıları arasında şiddet artmaya ölümler Mursi taraftarları arasında gerçekleşmeye  başladı.

Ülkemizde ki Gezi olaylarının son döneminde , Mısır’da  başlayan bu olayla karşısında  hükumet Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanından yana tavır takınmış, ülke basının bir bölümü ve muhalefet ‘’Mısır’ı bırak ülkene bak’’ diye propaganda yaparken, emperyalist güçler Mısır’da gerçekleşen ölüm olaylarına sırtını dönerek bizim ülkemizde yaşanmakta olan olayları gündeme taşıyarak tarafını belli etmişti. Oysa demokrasiden en çok bahsedenler bu emperyalist güçlerdi.

Amerika , İsrail’in güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu söylüyordu. Bundan çıkan sonuç ise Mısır halkının iradesi değil, emperyalizmin çıkarlarının korunması ve bu çıkarların demokrasiden daha üstün tutulması idi.

Ne acıdır ki, Mısır ve Türkiye emperyalizme karşı dik durmaya çalışırken, bu iki ülkenin  içinde ki bir takım unsurlar ve onların paralı adamları, söylemde emperyalizme karşı olmalarına rağmen, gerçekte o emperyalizmin en büyük destekçileri konumuna geçmiştirler.

Mısır’da başa geçen yeni yönetimin ilk icraatı, Gazze’nin dünyaya açılan yüzü olan Refah sınır kapısını ve temel ihtiyaç malzemelerinin temini için kullanılan tünelleri  kapatmak olmuştu. Bu davranış bile başlı başına İsrail’in güvenliğinin ön planda tutulduğunun göstergesiydi.

Aynı dönemde Suriye konusunda hem fikir olan İslam devletlerinin Mısır konusunda ayrılıklara düştüğü ,Suriye konusunda ayrı düşüncelere sahip ülkelerinde Mısır konusunda  bir araya geldiğini görmekte idik.

Mısır’da oluşan tabloya bakıldığında sadece Mısır üzerinde planları olanların süreci çok iyi yönettiğini, halkın ise figüranlıktan ileriye gidemediğini , Mısır dışındaki İslam devletlerinin ve İslam örgütünün sadece sembolik olduklarını ve hepsinin kontrolünün aynı noktadan yapıldığıydı.

Devrik Cumhurbaşkanına verilen idam cezası ülkemizde olumsuz bir gündemin ön plana çıkmasını sağlamış.  Ulusal basının ön plana çıkardığı ise Mısır’da gerçekleşen idam kararından ders  alınması yönünde idi. Bu yaklaşım aba altından sopa göstermekti.

Mısır’ın  neden desteklendiği konusu ikici planda kalmış, gelecek on yıllarda bölgede kimin kimden destek alacağı düşünülmeden  Mısır’a  verilen destek sorgulanmıştı.

Oysa ileri görüşlü olan insanlar, Mısır ve Türkiye’de ki gelişmelerin  kendi ayakları üzerinde  durmaya çalışan ülkelerin uğradığı bir haksızlık olarak görebilselerdi belkide boynumuz da asılı duran bu prangadan kurtulmamız için halk bir hedef  doğrultusunda hareket edecekti.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim