1. YAZARLAR

  2. Yüşa Bekir Köksal

  3. MİRASTAN MAL KAÇIRMA 
Yüşa Bekir Köksal

Yüşa Bekir Köksal

MİRASTAN MAL KAÇIRMA 

A+A-

Miras bırakan kişi, kendi sağlığında iken mülklerini mirasçılarından sadece birine veya birkaçına bırakmak istiyor ve bu sebeple diğer mirasçılarını aldatmak amacıyla satış sözleşmesi veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi görüntüsü altında herhangi bir bedel almadan istediği mirasçısına bu mülklerini devrediyorsa mirastan mal kaçırma fiili gerçekleşmiş demektir. Bu duruma hukuki tabiriyle muris muvazaası denmektedir. 

Miras bırakan ile mülkleri devralan mirasçı arasında, diğer mirasçıları aldatmak amacıyla bir bedel karşılığı satış yapılmış gibi hareket edilmektedir. Söz konusu mülkün bir ev olduğunu düşünelim. Miras bırakan kişi ve mirasçısı tapu müdürlüğüne giderek satış işlemi gerçekleştirmekte ve miras bırakan kişi satış işlemi karşılığında evin bedelini mirasçısından almadığı halde aldığını beyan etmektedir. Aslında satış yapılmış gibi görünmesine rağmen yapılan işlem bir “bağışlama” işlemidir.  Buradaki amaç, miras bırakan kişi vefat ettiğinde söz konusu evi, bütün mirasçıların hakları ölçüsünde paylaşmasının önüne geçmektir. Yani diğer mirasçılar hak iddia etmeye kalktığında “bedelini ödeyip aldım” diyerek paylaşma yapmayı engellemektir. 

Yine miras bırakan ve mirasçısı,  aralarında gerçek olmayan bir  “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” görüntüsü altında mülklerini diğer mirasçılardan kaçırmaya teşebbüs edebilir. Yani taraflar arasında aslında ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapma amacı bulunmamaktadır. Ancak yukarıda açıkladığımız satış işlemi gibi, bu sözleşmenin de arkasına sığınarak mirastan mal kaçırmaya çalışıldığı görülmektedir. Bu durumda da miras bırakan vefat ettikten sonra diğer mirasçılar hak iddia ettiğinde, miras kaçıran mirasçı “ben ölünceye kadar kendisine baktım, emeğim karşılığı olarak bu mülkü kendisinden aldım” diyerek paylaşımdan kaçma amacı gütmektedir. 

Mirastan mal kaçırma işlemlerine karşı ne yapılabilmektedir? 
Bu durumla karşılaşılması durumunda muris muvazaası sebebiyle iptal ve tescil davası açılması gerekmektedir. Miras bırakan kişi ölmeden bu dava açılamamaktadır. Miras bırakan öldükten sonra bu davanın açılması için herhangi bir süre kısıtlaması bulunmamaktadır ancak bu şekilde miras hakkı elinden alınan mirasçıların dava açma konusunda elinin çabuk tutmasında fayda vardır. Zira, mirastan mal kaçıran mirasçının kaçırmış olduğu mülkü, olaydan hiç haberi olmayan bir başkasına devretmesi mümkündür. Dolayısıyla miras kaçırıldığından haberi olmayan bu kişiden malvarlığının mirasçılara tekrar devri mümkün olmayacak, süreç uzayacak ve oldukça zorlaşacaktır. Buna karşın hızlı bir şekilde dava açılması yoluna gidilirse mahkemeden malvarlığı üzerine tedbir konulması istenecek ve mal kaçıran mirasçının dava sürecinde mülkü bir başkasına devretmesi, kaçırması mümkün olmayacaktır.
Dava açılması sonrasında eldeki delillerle mirastan mal kaçırıldığının ispatlanması halinde, mahkeme tarafından, kaçırılmış olan eve, arsaya ve araca ait kaydın iptaline ve hakkı olan kişiler üzerine kaydına(tesciline) karar verilecektir.

Mirastan mal kaçırıldığını nasıl ispatlayabiliriz?  
Burada ispatlanması gereken temel husus, miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırma amacının olup olmadığının tespitidir. Tespitin sağlıklı yapılabilmesi için mevcut verilerin ve eldeki olguların çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Ülke ve yörenin gelenekleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta makul bir nedeninin olup olmadığı, davalı yanın (mirastan mal kaçıranın) alış gücü, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki insani ilişki gibi olgular dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. (Yargıtay 1.HD 2014/14001 karar) 

Dolayısıyla böyle bir durumla karşılaşan, miras hakkının elinden alındığını düşünen okuyucularımız kendi olayları özelinde bir avukattan hukuki yardım almaları faydalı olacak, gerekiyorsa dava açma yoluna gidilerek miras hakkının adil bir şekilde paylaştırılması sağlanacaktır. 

Bu vesileyle de tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlar, içinden geçtiğimiz zorlu zamanları atlatarak daha mutlu bayramlarda buluşmayı dilerim.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.