• BIST 90.383
  • Altın 145,141
  • Dolar 3,6152
  • Euro 3,9060
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 12 °C
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI

Marabalık dönemi bitti sıra ortak akıl hareketinde

Adnan Bahadır

Her kelimenin lügat ve ıstılah olmak üzere iki anlamı vardır; lügat anlamı mota, mot Türkçe anlamıdır, Istılah anlamı ise, toplumda alışılagelmiş, herkesin anladığı anlamıdır. Maraba kelimesinin lügat ta ki anlamı; Çiftçilikte toprağı işleyerek, ürüne ortak olan kimse demektir. Istılahı anlamı ise; belli bir yönetimde aynı şartlarda çalışmış olan insanlardan bir kısmını diğerlerinin kullanıp, onlardan istediği kadar istifade edip, işleri bittiğinde sokağa koymak anlamına gelir.
Parti genel merkezlerinde ve taşra teşkilatlarında çıkan kavgaların büyük bölümü de bu yüzden çıkar. Yönetimde bulunan insanlardan birkaç tanesi, liderin etrafında çöreklenir, kalan yöneticileri istedikleri gibi kullanıp, perde arkasından üç, beş kişi malı götürür, diğer yönetim kadroları işin çilesini çekmelerine rağmen o insanlar yönetimde şeklen vardır, fiiliyatta ise, Maraba olarak kullanılırlar.
Ak Parti kurulur iken, Genel Merkez gayet ince eleyip, sık dokumuş, İl Başkanları tespit edilirken detaylı bir araştırma yapılarak, herkesi kucaklayabilecek, toplumun kabul edeceği, kimsenin karşı çıkmayacağı, ortak aklın kabulleneceği insanları bulup atadı, ancak bu il başkanlarının birçoğu milletvekilliği seçiminde istifa edince, yerlerine gelenler bu geleneği sürdürememişlerdir.
Şehrimizde de Ak Parti ilk kurulduğunda açılım, paylaşım, kanaat önderleri gibi kriterler ön plana alınmaya çalışılarak bir yönetim oluşturulmuş, ancak kurucu il başkanı, milletvekili olduktan sonra, Saddam rejimini aratmayacak despot bir il başkanı iş başına gelmiş, fikre, bilgiye, kapasiteye, kültüre değer verilmemiş, tam aksine yönetim kurulu toplantılarında fikir beyan etmek isteyen insanlar ağır bir hakarete uğradıktan sonra susturulmuş, dışlanmış, onlarla arkadaşlık edenlere de tavır konularak adeta Saddam dönemini de aratacak bir istibdat dönemi yaşanmıştır.
Saddam Paşa
yönetiminden bıkan insanlar, çareyi onu devirip, yerine gelecek yumuşak huylu bir başkanı aramakta bulmuşlar, alternatifler kısıtlı olup, iki aday çıkınca, teşkilat mensupları kavga ve agresif davranışları tasvip etmediğinden, Saddam Paşa"dan kurtulma pahasına şimdiki il başkanına destek verip, il başkanı seçmek zorunda kaldılar. Üzülerek ifade etmek gerekirse bende destek olanlardan birisiyim.
Yumuşak huylu olan mevcut il Başkanı, icraatlarında inisiyatifi, Teşkilat Başkanı Adem Güney"e verince daha önce bu konuda denenmiş olan Adem Güney, yeniden sahaya inip, dilediğini yapmaya başlayınca Ak Parti"de kötü günlerin yaklaşmakta olduğu belli olmaya başlamıştı. Konuyla ilgili bizzat kendim birkaç kez Ali Akyüz"ü uyarmış olmama rağmen, benimle konuşurken "tamam ağabey doğru diyorsun haklısın" dese de, bildiğini yapıp, inisiyatif kullanımını elinden bırakınca, partinin bitiş sürecini daha da hızlandırıp, son mahalli seçimlerde büyük bir yenilginin alınmasına neden oldular.
Mevcut teşkilat da iki, üç kişiden oluşan bir ekiple partiyi yönetip, diğer arkadaşları maraba yerine koyunca bu teşkilatın da değişmesi zorunlu hale geldiği herkes tarafından ortak fikir olarak terennüm edilmeye başlandı.
"Peki, bundan sonra olması gereken nedir?" diye soracak olursanız, yapılması gereken şey bellidir; Ortak akıl hareketi"nin devreye girip, teşkilatı bu tür insanlardan kurtarıp, Milletvekilleriyle, Belediye Başkanları ile Meclis Üyeleri ile barışık, yıkma hareketi değil, yapım ekibi olarak işe talip olmaktır.
Bu hareket seçilmişlerle, atanmışlarla, toplumla barışık bir hareket olacak, kimseden hesap sormaya değil, herkesi kucaklamaya gelecek, hatta başka partilerden seçilen belediye başkanlarının yapacağı güzel icraatları da destekleyecek; öyle üç- beş kişi bir araya gelip yönetim kadrolarını kurmayacak, kuruluşundan bu güne kadar teşkilatlarda, meclislerde, bürokraside görev almış insanlar bu işin içerisinde olacak, herkes düşündüğünü söyleyecek, söylediği dikkate alınacak, kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapılmayacak, şeffaf, güvenilir, dürüst bir yönetim olacak, ehli hall velakd (güvenilir, emin kişilerden oluşacak), insanlar bu işin altına ellerini koyacak, teşkilat seçilmişlerin vesayetinde olmayacak, ancak seçilmişlerlede kavga etme gibi bir lüksü olmayacak. Sizin anlayacağınız, toplumla barışık, ihale takipçiliği yapmayan, oturduğu koltuktan kişilik alan değil, oturduğu koltuğa bir şeyler verebilecek insanlardan oluşacak bir ORTAK AKIL HAREKETİ bu şehri yönetmeli, bunun için hepimiz elimizden geleni yapmalıyız, yapacağız, yapmak zorundayız.
Şehrimizin ve ülkemizin güzel günleri için partili, partisiz dürüst ve doğrudan yana olan herkesin, elinden geleni yapması temennisi ile hoşçakalın.

  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim