MANİKÜR PEDİKÜR YAPILIR...

MANİKÜR PEDİKÜR YAPILIR, KAŞ YÜZ ALINIR!.. 

Hayatın her çeşit versiyonlarından anlamaya çalışsamda ömrüm boyunca çözemediğim tek şey kuaförlerde yazılan "Manikür pedikür yapılır, kaş yüz alınır" ifadesi olmuştur. Belki bunu çok yadırgayanlarınız olacaktır ancak samimi olmak gerekirse ailemin hiç bir bireyinde bu tür işler olmadığı gibi atadan, deden bize gelinceye kadar evimize oje, boya, ruj gibi malzemeler hiç girmediği gibi, bu tür malzemelere tek kuruş para ödememişizdir. Bu yöndeki kültürümüzün eksikliğinden ötürü sizlerden özür dileyerek bugünkü yazımıza başlamak istiyorum.

Diyeceksiniz ki, iyi güzel de madem ki bu tür kültürün yok nereden çıktı bu manikür pedikür işi. Geçtiğimiz yıl gazeteci bir arkadaşımız bir aracı vasıtası ile bana bir flaş bellek yolladı. Flaş belleği açtığımda bir de ne göreyim şehrin önemli siyasetçileri, iş adamları, gazeteci müsveddeleri ile birlikte yurt dışına gitmişler. Kimisi slip mayosunu giyip şezlonga uzanırken, kimisi de aşufte bayanlara ayaklarının tırnaklarını düzelttiriyorlar. Bazıları arkadaşı ile birlikte bir dilberi ortalarına alıp onu havaya kaldırmak suretiyle eğleniyor, bazısı da rakı masasında demleniyor.

Sizin anlayacağınız konuşmaya sıra geldiğinde mangalda kül bırakmayan şehrin dinazorları yurt dışında zevki sefadalar. Bu yapılanlara bir isim bulmak gerekirse "ne demek lazım" diye kendi kendime sorduğumda işin erbabına isim bulmaya gerek yok. Yapılan işler belli, kimisi manikür pedikür yaptırıyor, kimisi masaj, kimisi de toplu olarak seviyeli arkadaşlık!.. yapmaya çalışıyor cevabını alınca köşe yazısının adınıda bulmuş oldum.

 Bazı arkadaşlarım "insanların özel hayatına girmemek lazım" diyor ve bu minvalde bizlere eleştirilerde bulunuyor. Benim bu konudaki düşüncem ise çok farklı. Bir insan topluma mal olmuş bir meslek erbabı ise yani siyaset, gazetecilik veya üst düzey yöneticilik gibi meslekte icra ediyorsa o insanın özel hayatı da toplumu ilgilendirir. İslam hukuku da bu insanlarla ilgili yapılan dedikodulara cevaz veriyor. Beşeri hukuk da normaldir diyor. Zina yapmak, kumar oynamak, eşini aldatmak doğru bir şey ise bunu hepimiz yapmalıyız, yok yanlış ise o zaman bu yanlışı ve şerefsizliği yapanları toplumun huzurunda şerefli adammış gibi çıkarmaya çalışmalarına engel olmak gerekmez mi? Toplumun gözü önünde olacaksınız ama ahlaki değerlere uymayan her türlü hezeyanı yapacaksınız. Yok öyle yağma. Amma ve lakin toplum sizin gerçek kişiliğinizi bilmeyecekse dürüstlük, adamlık, onur, haysiyet ve şeref bunun neresinde diyeceğiz.

 Eşiniz alemlere, gece hayatına sizinle birlikte gelmiyor diye ondan ayrılacaksınız, her gece kafayı çekip alem yapacaksınız ondan sonra da "gazeteciyim" diye piyasaya çıkacaksınız. Bütün bunlar hiç yokmuş gibi pantolon giyip adamım diye sokakta dolaşacaksınız ondan sonra da birileri bunu ortaya çıkarınca korkunuzdan hikayelere sarılıp öykü yazarlığına soyunmayacaksız. Adam gibi çıkıp diyeceksiniz ki; Kardeşim bu iddialarda bulunanlar çıksınlar diledikleri ortamda tartışalım. İşte sizlere o zaman adam derim ben. Hayata çiçekcilikten, böcekcilikten başlayıp gazeteci olmaya çalışacaksınız, kızınız yaşındaki bayanlarla birlikte olmaya başladığınızda o bayanların babaları olaya müdahale edip kızlarının sizinle birlikte olmasını yasakladığında öteye beriye ağza alınmayacak ifadeler içeren mektuplar yazacakzınız. Ondan sonra da başkaları çıkıp gazetecilik yaptığında "siz bu işten anlamazsınız. Bu iş bizim işimiz diyeceksiniz". Adnan Kaşıkçı gibi her gittiği yerde bir eş alıp kucağına çocuk vermek suretiyle sokakta bırakacaksınız ondan sonra da piyasada "adamım" diye dolaşacaksınız. Bu tür insanları toplum dışlamaz ise yaptıklarının doğru olduğunu zannedip piyasada dolaşmaya devam etmezler mi?

 Biz kendi halinde olan halim selim insanların değil özel hayatları ile uğraşmak, genel hayatlarına dahi müdahale etmeyi aklımızın ucundan bile geçirmeyiz. Ancak toplumun gözü önünde bulunan insanlar oturup kalkmalarından, yiyip içtiklerine varıncaya kadar her şeylerine dikkat etmek zorundadırlar. Bu nedenle kimse bu yazılarımızdan gocunmasın. Biz işimizi yapıp genel anlamda bazı mesajlar veriyorsak, bu mesajlardan alınması gereken dersleri alıp kendilerine çeki düzen verenler gündemimizden çıkar. Israrla içerisinde bulundukları duruma devam edenler ise tarafımızdan bizzat topluma açıklanacağını da herkesin bilmesini isterim. Bedeli ne olursa olsun toplumun doğruları öğrenmesi için yapılması gereken her şeyi çekinmeden yapacağımızın bilinmesini isterim.

Bugünden itibaren haftanın üç günü Samsunweb.tv'de siyasi yorumlarımız olacak. Bugün saat 14.00'de ilk konuşmamız yayınlanacak daha sonraki konuşmalarımızı da Web.tv'den duyuracağız.
 Güçlü bir ekiple Samsunweb.tv. olarak yayın hayatına başladık. Deneyimli gazeteciler Ünal Yavuz, Aydın Tomakin ve Ferhat Soy'un hazırlayıp sizlere sunacağı programları kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. Önümüzdeki günlerde gelişen siyasi gündemi hep birlikte değerlendirmek üzere şimdilik hoşça kalın.

NOT:Kim bu siyasetçiler? Yazısı ile ilgili konuyu merak eden arkadaşlara tavsiyem Salıpazarı, Çarşamba, Samsun üçgeninde fikirlerini yoğunlaştırmalarıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR