1. YAZARLAR

  2. Adem Alan

  3. MADIMAK KATLİAMI VE  SOL'UN DAİMİ ÇİFTE STANDARDI
Adem Alan

Adem Alan

MADIMAK KATLİAMI VE  SOL'UN DAİMİ ÇİFTE STANDARDI

A+A-

2 Temmuz 1993 günü, Sivas Madımak otelinde bir katliam yaşandı ve 37 kişi alçakça katledildi, yakıldı...
Hem de öyle bir katliam ki lanetlemeyene bile lanet olsun.
O gün daha hiç bir şey netleşmemişken bütün radyo ve televizyonlar suçluyu hemen buldular!

Tek suçlu vardı ve o da "İrtica" idi.
Tabii ki irticadan kasıt da o yıllarda Milli Görüş hareketi ve yükselen Refah partisiydi.

 

Bu öyle aşağılık ve şerefsizce bir iftirayı ki yıllarca kullanıldı. Tâ ki 2008 yılına kadar..
Vakta ki Ergenekon, Balyoz vs. operasyonları başladı, vay babo vay! 
Meğer, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok vs. ne kadar faili meçhul varsa ve Madımak, Başbağlar katliamları da dahil hep bu ergenekoncuların işiymiş!
4-5 yıl geçti ve Fetö işi çıktı.
Ergenekoncular da temize çıkarılıp tamamı fetöye yüklendi.
Tabii bu arada Merhum Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti de aynı adreslere yüklendi.
İlerleyen zamanda bakalım bu cinayetler daha kimlere yüklenir!
Her dönemin siyasetçileri bu işten kârlı çıktı ve asıl katiller hâlâ net değil.
1993 yılında yaşanan Madımak katliamının hemen ertesinde daha feci bir Başbağlar katliamı yaşandı.

 

Vicdanını ve aklını kaybeden ve bu katliamlardan geçinmeye çalışan sol zihniyet, 27 yıldır Madımak'ı haklı olarak lanetler de bir kez olsun Başbağları anmaz.
Neden?
İki yüzlüler ve istismarcılar da onun için!
Aynı iki yüzlü zihniyet, 27 Mayıs alçak darbesini ve iki bakan bir Başbakan'ın hem de hiç suçları yokken kahpece idamlarını alkışlar fakat askere polise silah çeken, adam kaçırıp rehin alan 3 teröristin idamına (ki idamları doğru değildi) 3 fidana kıydılar diye ağıt yakar...
27 Mayıs alçak darbesini bir de bayram ilan edip 20 yıl kutladılar. 
Bütün bu ve benzer katliamları, hukuksuzlukları ve zulmü lanetlemeyen kafalardan ne ülkemize ne de insanlığa fayda beklemeyin.

 

Madımak katliamında, o günün sağ-sol koalisyon  iktidarı vardı ve SHP Genel Başkanı ve de Başbakan Yardımcısı Merhum Erdal İnönü (İsmet Paşanın oğlu) "Bu işi aydınlatmak, katilleri bulmak benim namus borcumdur" demişti ve o borcunu ödemeden gitti.

 

İsteseydiler bulurlardı.
Bulamadılar ya da bulmak işlerine gelmedi... 
Çünkü elde, potansiyel siyasi düşman ilan edilmiş hazır irtica kartı vardı ve bu kart her olaya yamanmalı, kullanılmalıydı...
Yamadılar ve kullandılar da...
Aynı bu günkü fetö maymuncuk kartı gibi her yere uyduruluyor ve sonunda onu da aklayacaklar! 

 

Sol cenahı, acaba değişti mi diye hiç merak etmeyin! 
Değişmediler.
Bu gün de yine aynı sol kafalar aynı istismarın devamının peşindeler.
Başbağları hiç anmazlar...  Madımak üzerinden, 27 Mayıs'ı ve 28 Şubat'ı güzelleyip, geçinmeye çalışıyorlar.
Aslında böylesi cinayetlerden, darbelerden geçinmeye çalışan kafalar en az katiller kadar lanete müstehaktır.


Bütün bu iki yüzlülüklerden sonra gelelim günümüzdeki solu siyasette kısmen temsil eden CHP'nin neden yükseldiğine:
CHP veya sol yükselmedi.
Ak parti karardı, karardı, karardı...
Bol bol din istismarı yaptı, yolsuzluklar ayyuka çıktı ve parti aile şirketine döndü. 
Millet de başka "ALTERNATİF" olmadığından kararan Ak Parti'ye sana ders vereceğim diye gitti CHP'ye oy verdi ki çok da haksız değiller.
Yani CHP'nin ve sol zihniyetin yükseldiği falan yok.
Akparti bile bile lades diyerek, yaptıkları bir çok yanlışla insanları dinden de kendinden de soğutarak solu destekliyor sanki! 
Sebebini ben de bilmiyorum.
Ya gizli bir ortaklık var ya da akıllarını kaybettiler.
Ruhlarını zaten kaybetmişlerdi.

 

Şimdi biraz da aklıselimle ve vicdanınızla bu olayları bir defa daha değerlendirin...
Yukarıda yazılanlar doğru değil mi!
Bütün bu alçaklıkların hepsini insanlık adına lanetleyenlere, sağ sol fark etmez sözümüz yoktur. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.