• BIST 109.632
  • Altın 156,652
  • Dolar 3,8616
  • Euro 4,5594
  • Samsun 19 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 16 °C
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE
  • DERBİ HAZIRLIKLARI SÜRÜYOR
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE
  • DERBİ HAZIRLIKLARI SÜRÜYOR

“LOKMANHEKİM” ÜSTÜNE BİR “TARİZ”

Ali Kayıkçı

            “DERİN MİTOLOJİ” ÜSTÜNE “MÂNEVÎ DÜŞÜNCELER/2  “LOKMANHEKİM” ÜSTÜNE BİR “TARİZ”        

“Muhakkak biz Lokman'a hikmet verdik ve sana verilen hikmet nimetine şqükr et     dedik.”, “Lokman,y oğluna nasîhat ederek dedi ki: 'Ey oğulcuğum! Allahü teâlâya     şirk (ortak) koşma Çünkü şirk, elbette büyük bir zulümdür.”        

  (Kur'ân-ı Kerîm-Lokman Sûresi; âyet 12-13)      

“Lokman, peygamber olmayıp ibâdet eden bir kuldu. Allahü teâlâ onu günâhlardan     korudu. Çok tefekkür ederdi. Îmanı kuvvetli idi. Allahü teâlâyı sever, Allahü teâlâ     da onu severdi. Allahü teâlâ ona hikmet (akıl, anlayış, idrâk, ilim) ihsân eyledi.”       (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)       
 S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere, bir önceki köşe yazımızda “Eğitimci ve Araştırmacı Yazar, E. Daire Başkanı, Yazı İşleri Müdürü ve Nâşir Sn. Hayrettin İvgin”in, 57. kitâbı olan ve bize de abonesi bulunduğumuz “Kültür Çağlayanı” dergileri ile birlikte hediye olarak gönderilen “Derin Mitoloji (İnançlarda-Söylencelerde-Folklorda-Geleneklerde)” isimli eserinin tanıtımını yaparken ilk bölümü hakkında düşüncelerimizi dile getirmiştik. Bugün de bu eserin “Anadolu Halk Kültüründe Lokmanhekim İnanışı” başlıklı bölümü üzerinde durmak istiyoruz:      “İnsan topluluklarında tarih boyunca gerçekleşen coğrafî değişimler, yeni dinler, yeni inanışlar, halk yaşayışında bir takım değişimlere yol açar” denildikten sonra “Bunun en belirgin örneklerinden biri de halk arasında halen yaşayan 'Lokmanhekim' inanışıdır. Lokmanhekim bir külttür. Varlığı ve yokluğu kesin olmayan Lokmanhekim adlı kişi; Kur'an'da adının zikredilmesiyle ve bu adla nazil olan bir surenin bulunmasıyla İslâm aleminde önem kazanmıştır. İslâmiyette Lokmanhekim bir peygamber veya veli olarak tanımlanır ve hekimlerin pîri kabul edilir. Kendisine Allah tarafından hikmet verildiği için 'hakîm' olarak anılır. Gerçekten de Kur'an'ı Kerim'in Lokman Sûresi'nde şöyle bir âyet bulunmaktadır:…” şeklinde açıklamalarda bulunulmakta ve yukarıda “serlevha” olarak sunduğumuz âyet meâli aktarılmaktadır…      
 Saygıdeğer Okuyucularımız! Mutlaka Sizlerin de dikkatini çekmiştir: Önce bir “Varlığı ve yokluğu kesin olmayan Lokmanhekim adlı kişi” denilerek bu mübârek şahsiyete karşı bir “şüphe” ortaya atılmış, akabinde de “Kur'an'da adının zikredilmesiyle ve bu adla nazil olan bir surenin bulunmasıyla İslâm aleminde önem kazanmıştır. İslâmiyette Lokmanhekim bir peygamber veya veli olarak tanımlanır ve hekimlerin pîri kabul edilir. Kendisine Allah tarafından hikmet verildiği için 'hakîm' olarak anılır. Gerçekten de Kur'an'ı Kerim'in Lokman Sûresi'nde…”ki ifâdeleri ile de doğrulara daha yakın bilgiler sunulmuştur.          “Doğrulara yakın” derken, Peygamberimiz Efendimizin yukarıya aldığımız hadîs-i şerîflerinden “Lokman, peygamber olmayıp ibâdet eden bir kuldu…” diyerek haber vermesinden O'nun hakkındaki gerçek bilgilere ulaşmış oluyoruz…         Sahâbîlerinden “Katâde” (r. anh) Hazretlerinin “Lokman Hakîm, Dâvûd aleyhisselâmla görüşüp ondan ilim öğrendi. Dâvûd aleyhisselâmın peygamberliğinden önce Lokman Hakîm müftî idi. Dâvûd aleyhisselâm peygamber olduktan sonra, fetvâ vermeyi bıraktı. Dâvûd aleyhisselâma ümmet oldu. Lokman Hakîm, cenâb-ı Hak tarafından peygamberlik ve hakîmlikten birini seçmek için serbest bırakılınca, hikmeti seçti. Sebebi sorulunca; peygamberlik büyük bir iştir, hakkını yerine getiremem diye korktum dedi.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü; c. 1, s. 322) açıklamalarından da bu bilgilere daha bir netlik kazandırılmış olduğunu görüyoruz…
 Ancak yazar, eserin 22. sayfasında “Bize göre Anadolu Türk insanı, dilden dile, çağdan çağa aktıralagelen bir inancı, insan sağlığının korunması konusunda masallaşan bir varlığı kendi anlayışına göre yorumlamış, eski çağların bitliler tanrısına yeni bir bulmuştur. Bulunan ad Lokmanhekim'dir” şeklindeki ifâdesi ile de bir başka “çam devirmiş”, bu defa da O'nu hâşâ “bitkiler tanrısı” diye nitelemek yanlışına düşmüştür.         Diyerek bu duygu ve düşünceler ile kaleme aldığımız mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı baş başa bırakıyoruz:         Kalbî sevgi ve saygılarımızla…           * - * - * - * - * -           Bu nasıl söz-kanaat, feryâd eyliyor kâ'at?!       “Kesin olmayan” demek, “şüphe”nin dik âlâsı;       Kur'ân haber veriyor, Resûl'den de beyânat…        “Îmân” şüphe götürmez, “âyet” bunun siğası;       “Lokman Sûresi” şâhîd; akıl, fikir, kâinât!..

 Bu nasıl söz-kanaat, bu nasıl araştırma?
 Kaynakları iyi seç, “felsefe” karıştırma!..
 Yok “Zeus”tu, “Apollon”; “putlar”ı vuruşturma!..
  “Îmân” şüphe götürmez, “âyet” bunun siğası; 
  “İşittik-tasdîk ettik”, gereksiz duruşturma!..

 Bu nasıl söz-kanaat, böyle cümle olur mu?
 “Kaynak öyle yazıyor”, demekle kurtulur mu?..
 “Atina Akropol”ü, Cennet'te yer bulur mu?..
  “Îmân” şüphe götürmez, “âyet” bunun siğası; 
  “Âlim” “müsteşrik” ile, hiç aynı tutulur mu?..

 Bu nasıl söz-kanaat, ilim-akıl dışıdır;
 “Lokman” hem “Hakîm” idi, “Dâvûd” arkadaşıdır;
 Bir zaman “Müftî” idi, “hikmet”in sırdaşıdır…
  “Îmân” şüphe götürmez, “âyet” bunun siğası; 
  “Hekimlerin pîri”dir, “tabiplerin başı”dır…

 Bu nasıl söz-kanaat, bir “velî”ye “put” demek!..
 Üstelik bu millete, bir de “bühtân” eylemek;
 Grek ve Roma gibi, “tanrı… tanrı” peylemek!..
  “Îmân” şüphe götürmez, “âyet” bunun siğası; 
  “Bize göre” diyerek,” ihtimal”ler söylemek…
 
   Bu nasıl söz-kanaat, KAYIKÇ'Ali şaşkındır;
 Katâde bir “Sahâbî”, “Hak Resûl'e düşkündür;
 O'ndan alıp-söyledi, “nakl”e dayalı dindir…
  “Îmân” şüphe götürmez, “âyet” bunun siğası; 
  “Küfr”ü öyle bir ezer, sanırsın bir silindir…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim