KUZGUN -1-

-DEAŞ'ın iç yüzünü anlatan filmden altını çizdiğim cümleler:

-Kedi ile fare anlaşırsa bakkal karışırmış derler.

-Her siyasi örgüt sadece iyi tarafını göstermek, kötü tarafını saklı tutmak ister. DEAŞ hariç.

-DEAŞ bir karışım. Para, güç, seks peşindeki paralı askerlerin mali ya da toplumsal veya yasal sorumluluklarından kaçma fırsatı gören ya da zalim hükümetlerinden itikam alamak isteyenlerin karşımı.

-Eskiden inancından dönen evebeynlerin çocukları endişelendirirdi beni.

-Vallahi biz ölümden değil, yaşamdan korkarız!

-DEAŞ kontrolündeki bir kasabada hayat nasıldır bilir misin? Acıklı bir maskeli balo gibi hissettirir.

-En güçlü silahımız ne biliyor musun? -Korku. 
Sakallarımız insanlarda endişe ve korku uyandırıyor. Allahuekber sözü canlı bombaların patlamadan önce söylediği şey olarak biliniyor. Korku salarak geliriz biz barışla değil.

-İslam'da kadın vücudu yasaktır ve avrettir. İslam'ın ilk zamanlarında köle bir kadının başını örtmesi yasaktı.

-Cep telefonları insanı şer işlemeye götürür. Parfüm zinaya yol açar. Makyaj günaha yol açar.

-Haydi çantanın üzerindeki bu çıplak resmin üstünü boyayla kapatalım. Kafirler tarafından üretildi. -Ama bu Dory sadece bir balık. Hiç kafir bir balık gördün mü? Balık denizde çarşaf ve peçe giymek zorunda mı?

-İslam devleti (!) geride rehine bırakmaz. Ceset bırakır. Arkamızda kafasız cesetler bırakırız.

-Örgütün kurnaz bir kuralı vardır: İmanlılarının başına gelen her şey iyidir. Yenilgi de bir sınavdır, kazanmasıysa zaferdir.

-Bizim için müftü iyi bir terzi gibidir. İstediğimiz ölçülere göre fetva çıkarıyor.

-Bir fikri öldüremezsiniz, sadece inananı öldürürsünüz. İnanç kaybolduğunda fikir ölür.

-Çarşaf giydik, peçe taktık. Daha ne istiyorsunuz? Eldiven de giy. Erkekleri tahrik etme. Sesini yükseltme, kadın sesi mahremdir.

-Yasak sanatlar ve entelektüel edebsizlik söz konusuysa bahçıvan bir arkadaşımın sözünü hatırlarım: Yabani otları sökmekle ya da yakmakla uğraşma. Onları bir tarafa sıkıştırsanda diğer tarafta büyürler. Asıl çözüm aynı yerde güçlü kökleri olan ağaç yetiştirmektir. Bu ağaçlar tüm suyu çekip ve gün ışığını engelleyip ayrıca meyve verecekler. Yani kabalığa karşı incelikle mücadele edilir.

-Arkeolojik eserlere zarar vermek örgütün inanışlarının temel bir parçasıydı.İnsanlığın mirasının kıymetini görememek, insanlığın kıymetini görememekten gelir.

-Oyuncaklar mürtedlik, paganlığa dönmek olarak görülüyor.

-Terörist değil, mücahidiz biz derler.

-Ben doktorum bir gecede organ kaçakçısı oldum. Ailemi uğruna terk ettiğim din, bu değil. Uğruna işimi, arkadaşlarımı bıraktığım halifelik, bu değil. Uğruna memleketimi terk ettiğim İslam devleti, bu değil. Bize vadettikleri İslam, bu değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Adem Ertürk Arşivi

SKB

27 Eylül 2019 Cuma 15:03
SON YAZILAR