• BIST 106.926
  • Altın 151,352
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Samsun 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 20 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

KPSS soruları hırsızlığı

Prof Dr.Osman Köse

KPSS soruları hırsızlığı

 

            Türkiye’de sınavların güvenliği ve soruların sınav öncesi organizeli bir şekilde çalındığı, adaylara satıldığı veya sızdırıldığı şeklindeki iddialar yıllardır konuşulmaktaydı.Fakat “17 – 25 Aralık” darbe girişiminden sonrakamuoyunda bu anlamdaki iddialar çok konuşulmakla kalmayıp, bizzat devleti yöneten erk tarafından da çeşitli defalar dile getirildi.

            Nihayet Ankara Cumhuriyet Savcılığı konuşmalar ve iddiaları delil sayarak 2010 yılından beri yapılan KPSS sınavlarını mercek altına aldı. Soruşturmalar ve tutuklamalar hala devam ediyor.  Bu ana kadar 60’a yakın kişi hakim karşısına çıkarılarak tutuklanmış durumda.

            İşin en ilginç yanı “KPSS hırsızlığı”nda tüm iddialar, suçlamalar, ele geçen deliller ve şüpheler daha düne kadar toplumun her kesimi tarafından büyük bir beğeni ve desteğe sahip olan “cemaat” üzerinde yoğunlaşmaktadır. Burada “cemaat” derken elbette Türkiye’de var olan bu anlamdaki benzer kesimler değil,tahmin edileceği gibi “paralel yapı” olarak adlandırılanyapılanmakastedilmektedir. Kamuoyunda KPSS hırsızlığı veya soru çalma dendiğinde yine düne kadar sosyal beğenileri zirvelerde olan bu grup hatıra gelmektedir.

            Soruşturmalar ilerledikçe sınav soruları kendilerine sızdırılanlardan vicdanen rahatsız olanlar konuşmuşlar ve 'sınav soruları bana cemaatten birileri yoluyla geldi”tarzı ifadeler vermişlerdir. Elbette bu soruşturmalar derinleştirilecek ve hiçbir şey gizli kalmayacaktır. Fakat bu aşamada ortaya çıkan bilgilere göre Türkiye genelinde oluşturulan “hücre evlerde ezberletilen” sorular tespit edilen adaylara ulaştırılmıştır.

            Bu yapı içinde olanlardan sınava giren mensuplar, karı-koca aile bireyleri, akrabalar, komşular ve evlatlar neredeyse soruların tamamını yaparak istedikleri yerleri kazanmışlardır. Bunlar bir nevi şanslı doğan çocuklar olarak en iyi üniversitelerin en gözde bölümlerine “bileklerinin hakkıyla!” girmeyi başarmışlardır.

            Belliki eğer 17 – 25 Aralık darbe girişimi olmasaydı veya başarısızlıkla sonuçlanmasaydı bu “saadet yürüyüşü” ilelebet devam edecekti.

            Fakat hayatta hiçbir şey gizli kalmıyor. Takke düştü kel göründü misali her şey mutlaka bir gün açıklığa çıkıyor.

            KPSS sorularının çalınarak bir kesimin kazanmasının sağlanması ve diğerlerinin haklarının gasp edilmesi elbette bir hak-hukuk meselesidir. Bu dünyanın geçici olduğuna ve asıl hayatın öldükten sonra başlayacağına inanıyoruz. Asıl hayata giderken Allah’ın affetmeyeceği tek şeyin “kul hakkı” olduğunu da hepimiz biliyoruz.

            Soruları çalmak, bunlara zemin oluşturmak ve izin vermek hiçbir dinde ve ideolojide yoktur. Yıllardır hırsızlığı yapan organize güç olarak suçlanan “cemaat” dini bir yapılanmadır. Yani normal bir vatandaştan, buraya mensup olanlar dini konularda ve hak-hukuk meselelerinde daha hassas olmak zorundadırlar.

            Hal böyleyken insanlık tarihinde bile pek eşine rastlanmayan bu denli kitlesel hırsızlık, kayırma ve kollamayı yapanlar milyonlarca insanın haklarını nasıl ödeyeceklerdir? Bu haklar nasıl iade edilecektir?

            Şu anda konuşulan sadece KPSS sınavları değildir.

            Kamudaki tüm sınavlar,

            Hakimlik – savcılık sınavları,

            Doktora ve Doçentlik dil sınavları,

            Askeri okul sınavları,

            Polis alımı sınavları

Tüm sınavlarla ilgili iddialar bulunmakta ve savcılıklar soruşturmayı devam ettirmektedir. İşin yine ilginci bu sınavlarda da tüm yollar aynı yapının kapısına çıkmaktadır.

            Türkiye ve Türk toplumu olarak geldiğimiz noktayı çok iyi düşünmek zorundayız. Son 30 yıllık yaşananlara bakıldığında tüm yolsuzluklar ve sapkınlıkların “İslam dini” ve “dini değerler”in kullanılarak yapıldığını görmekteyiz. 

            KPSS dahil artık tüm sınavlara halkın güveni azalmıştır.

İçimizde, hakkı olmadığı halde sahte hâkimler, savcılar, emniyetçiler, askerler, akademisyenler ve bürokratlar dolaşmakta ve etkili makamları işgal etmektedirler.

Devlet bu güveni bir an önce sağlamalıdır.

Soruşturmalar sonuçlanınca haksız kazançlar sağlayanların kazanımları geri alınmalı ve buna zemin hazırlayanlar “ibret-i alem için” en yüksek cezalara çarptırılmalıdırlar.

Bu günlerin geleceğine inanıyoruz.

 

Prof. Dr. Osman KÖSE

Polis Akademisi / Ankara

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim