“Kongre sürecinde maskeler düşecek”

Siyasetçilerin dış görünüşünün önemli olduğunu söyleyenlerin ne demek istediğini anlam vermeye çalışmışımdır… Ne demek istediklerini çok iyi anlıyorum şimdi… Sorgulamayan, eleştirmeyen, kıyas yapmayan seçmen sayısının fazla olduğu ülkemizde, çoğu vatandaş oy kullanırken kara kaşa, kara göze bakarak oy kullanıyor.

Hal böyle olunca da sürekli gülümseyen, hitabet sanatını son derece iyi kullanan, kılık kıyafetinde göz kamaştıran siyasetçiler hemen göze batıyor, kara kaşa kara göze bakarak oy kullanan kişileri kandırmak kolay oluyor.  Bu duruma aldanan vatandaşlarda yaptıkları masumane hatanın cezalarını çok geçmeden ödüyor. En çok da esnaf kesimi... Neden? diye soracak olursanız; bir işe kalkışmak isteyenler ilk önce kendi gözlerinde büyüttükleri devlet büyüklerinden, 'ağabey'lerinden yardım isterler. Yardım istedikleri büyükleri, 'ağabey'leri güler yüzlü bir şekilde kendilerine talepte bulunan kişinin işleri için onay verir.  İcazetini alıp işe kalkışan vatandaş büyük bir memnuniyetle kolları sıvar ama ilk sorunu karşısına çıkaran da melek yüzlü şeytan olan o 'ağabey'leridir. Yani; kendisine yardım sözü veren, kara kaşlı kara gözlü siyasetçilerdir.

Aldığı sözün tutulmamasından veryansın edenler de “Kırk oyum olsa, bir tanesini bu adama vermem” demekle yetinir. Bu “kırk oyum”  meselesi de “kırk trilyonluk  ihalem olsa, bir kuruşunu bu adama yedirmem” meselesidir.  Bazıları ise tüm gemileri yakarak işi intikama döker.. Verdiği sözü tutmayıp kendisine zarara uğratanların yasal olmayan işlemlerin belgelerini, kendisinin bulaştığı yolsuzlukları bile  karşı tarafı mağdur etmek için ifşa ederler. Benim gibi çömez gazetecileri geçtim, emaneti hak için alıp hakkıyla vermeye çalışmış  eski bir siyasetçi olan, ve meslekte bana sahip çıkan üstadım Adnan Bahadır bizlerden daha iyi bilir… Gazetecilik mesleğinde böyle durumlarla sık sık karşılaşmışımdır. Bazen bu durumları şeffaf şekilde kamuoyuna paylaşırız, bazen de bu durumlara  alet olmayız. Siyasetçiler arasında bu durum çok sık yaşanır. Çıkar çatışması olmasın yeter…

Siyasette öyle yüzsüz, şahsiyetsiz kişiler  vardır ki; çıkarlar  çatıştığı anda, yemek yedikleri çanakları pisletirler…Sonra da otururlar  pislettikleri  çanaktan hep birlikte yemek yerler. Bu durumların en son yaşandığı yer ise yaklaşan Ak Parti Samsun İl Başkanlığı kongresi. Birbirleri hakkında ağza alınmayacak küfürler, iddialarda bulunan bu adamlar, söz konusu çıkar olunca birlikte hareket edip, girdikleri her yerde el ele kardeşlik izlenimleri yaratıp, çevrelerini etkilemeye çalışıyorlar. Bu yöntemle ilçe teşkilat üyelerini etkileyip, destek sözü alınmadığı zaman  doğmamış çocuğa don biçmeye kalkıp, “İl Başkanı olduğumuzda sana faydamız dokunur” diyerek bazı tekliflerde bulunuyorlar. Birbirlerinin çanaklarını pisletip, sonra bu çanaktan, birlikte yemek yiyenler kim? Faydası dokunacağı kişi kim? Faydası dokunacağı şey nedir? derseniz,  ilerleyen köşe yazılarımda bunları belgeleri ile size sunacağım. Bu kadar şey söylemişken Samsun Ak Parti İl Başkanlığına aday olan hemşerimin çalışmaları hakkında  düşüncelerimi söylemeden geçmeyeyim. Hemşerim bir çok kapıyı çalıyor, çaldığı kapılardan yanlış adamlarda çıkıyor, bu adamların ne dolaplar çevirdiklerini hangi ilçe teşkilat başkanlarına neleri  teklif ettiklerini,  Osman Çetinkaya'ya seçimden birkaç gün önce uygulamak için hazırladıkları dolaplardan haberdarım bunu bilsinler. Eğer bu tutumlar değişmez ise  kongre sürecinde bu adamların maskeleri düşecektir. Bundan da haberleri olsun… Haftaya Salı görüşmek üzere Allaha emanet olun….

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi
SON YAZILAR