• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Samsun 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 14 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

KOMÜNİST FİKİRLER, FİKR-İ ZAAFI!..

Ali Kayıkçı

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI
  KOMÜNİST FİKİRLER, FİKR-İ ZAAFI!..
       *  Bir edebiyat sohbeti…
 S
aygıdeğer Okuyucularımız!..                        “Pazar Sohbeti” başlığı altında haftalık sohbet yazıları yazan tanınmış gazeteci-yazarlarımız gibi olmasa da, siyasetin şu günübirlik hay-huyundan uzak, daha geniş açıdan hadiseleri ve gelişmeleri yorumlayabilmek bakımından, bugün de Sizlerle şöylece bir “Edebiyat-Fikir Sohbeti” yapalım istedik.
Efendim; elimizde, Cumhuriyet dönemi hikâye ve romancılarından, 1910 yılında İstanbul'da doğmuş, Rüşdiye tahsilinin ardından gittiği Galatasaray Lisesini yarıda bırakmış, çeşitli memurlukların ardından Yenigün ve Karikatür dergileri ile Tan Gazetesinde çalışmış, 1938'de askerî mahkeme tarafından 15 sene hapse mahkûm edilmiş, bu mahkûmiyetini Çankırı, Çorum, Kayseri ve Malatya hapishânelerinde çektikten sonra 1950'den sonra İstanbul'a dönerek serbest yazarlığa başlamış bulunan Kemal Tahir'in “Esir Şehrin İnsanları” adını taşıyan bir “Roman”ı var. İstanbul Sander Yayınlarından çıkan bu eser, 446 sayfa.
Bu eser; günlük hikâyeler ve şiir denemeleri, dedektif ve macera romanları da yazan, bunları yazarken de 15 kadar takma ad kullanan, romanlarındaki malzemelerini cezaevlerinde tanıdığı sayısız insan tiplemelerinden, sürgün bulunduğu köy çevrelerinden alan; konuya, ayrıntılara, fikir ve meselelere önem veren, şahısları bir zaman içinde iyice tanıtan, törelerin ve çevrelerin tasvirlerini geniş tutmasıyla ünlenen, anlattığı olayların dışında gözlemci kalarak sosyalist fikirleri işlemesi, tespit ettiği olayları buna göre yorumlamasıyla tanınan yazarın, 1956 yılında ilk defa yayımlanmış bir romanı…
Bu romandan sizlere bâzı cümleler aktarmak suretiyle O'nun yüce dînimize, inançlarımıza ve târihimize nasıl bir düşmanlıkla saldırdığını görecek ve benzeri fikir ve kalem ehli insanların yapmış olduğu tahribatı daha iyi anlayacaksınız…
Kemal Tahir'e göre Anadolu'da insanların gönülden bağlı olduğu din ve mânevî değerler, onların sosyalizmi kabul etmelerine mânî olmakta, sosyalist fikirler bu sebepten yayılamamaktadır. Hürriyet ve demokrasi de halkın sosyalist düzeni aramasına fırsat vermemektedir. Görüşlerini açıktan ifâde etmeden, meseleyi ağa-ırgat, hoca-öğretmen, muhtar-köylü, jandarma-eşkıyâ çatışmalarına bağlar. Verdiği misaller ve üslûbu dertlere çözüm arayıcı değil, düzeni tahkir edici fitneci ve insanları kışkırtıcı bir hava taşır. Her derdin altında bir ekonomik sebep, bir sömürücü, dalavereci arar. Din adamlarının çoğunu kara câhil, gerici, çıkarcı ve ahlâksızmış gibi tasvir ederek okuyucusunda din adamlarına karşı nefret uyandırmaya çalışmasıyla tanınır (Türkiye Gazetesi Yeni Rehber Ansiklopedisi, c. 11, s. 335-336).
İşte bu “Büyük Romancı”(!)nın kaleminden bâzı ifâdeler:
“Eski adamlar, bütün davranışlarını dine uydurmaya uğraşmışlardı. Yürüyen ve değişen hayatı donmuş kalıplara uydurmaya çalışmaktan daha zavallı bir iş olur mu?” (s.111)
“Her vakıf, din perdesi altında garanti edilmiş bir servetten, güvene alınmış bir mirastan başka bir şey değil…” (s. 112)
“Edebiyatımız neden böyle yavan? Diye düşünürdüm. Meğer sebebi harem-selâmlık belâsı imiş…” (s. 190)
“- Siz Allaha inanır mısınız Hanım Yenge?
— Bu Allaha inanıyorum. Ayşe'nin 'Sevgili Allahım'dediği şeye… Tabiî, kurtuluşa yardım etmesi şartıyle…” (s. 194)
“'Evvelce hüdayı tanımış olmasa gönlüm-Billâhi güzel sen benim Allahım olurdun' gazelidir.” (s. 230)
“Bunlar nasıl Türk şairi?
- Hayır! Bunlar Türk falan değil, tam Osmanlı…”
- … Budala, kıyıcı, sapık bir padişah, 'Dünya iki padişaha yetmez…' buyurmuş. Oysa, o zaman daha gidilmediği için Amerika'dan, Avustralya'dan haberi de yok.
 Bunlar ondan da beter halde…” (s. 231)
 “… hocalar bize cennetin sevinçleri yerine durmadan cehennemin işkencelerini… anlatırlar.” (s. 232)
 “Bizim millet her zaman kuvvete tapmıştır. Eşkıyadan başka muhalif görmemiş bir memlekette, Avrupa metodlarıyla çalışılır mı? İttihatçıların Kızıl Sultan'ı devirmeleri, yalnız komitecilik sayesinde mümkün oldu. Yakın tarihin bu en olumlu gerçeğini unutmamak budalalık değil de nedir?” (s. 243)
 “Anadolu tekmil gâvur olmuş… Tekmil Bolşevik olmuşlar. Irz, namus arama! Ankara'da, evlerin kapıları açık durmaktaymış. Kapamak yasak! Kim önce davranıp içeri girerse, karılar onun malı…” (s. 341)
 “Gerekirse Bolşevik değil, şeytan bile oluruz” diye açıkça söylüyorlar!” (s. 349)
 “Baba olmak biraz da Allah olmaya benziyor” (s. 380)
 “Allahın insan icadı olduğunu anlamak için dâhi romancıların insanlarına, dâhi ressamların tablolarına, dâhi kompozitörlerin eserlerine, hattâ dâhi aktörlerin temsillerine bakmak elverir…”
“Ayşe de benim eserim. Beni Allaha bağlayan… Yani, bana Allahtan bir parça getiren vasıta… İşte bu sebepten (baba olmak biraz da Allah olmaya benzer) demişler… Doğru söylemişler…” (s. 380)
“Uzaktan bir dilenci sesi duyuldu. Seste rezil bir yalvarma vardı. Kulak verdi. Süleymaniye camiinin minarelerinden: “Hayyalel felâh!.. Hayyalel felâh!” diye bağırıyorlar.” Yani: “Haydi felâha! (Felâh)ın Türkçesi (kurtuluş). Esir bir şehirde insanları secde ederek kurtuluşa çağırmak pey uygun mu düşüyor, ne?” (s. 390-391)
 * - * - * - * - * -
 Bir “usta kalem” ki, hakîkat usta;
 Tasvirler şahâne, gözlem yerinde;
 Ancak çok hatâ var, başka hususta:
  “Komünist fikirler”, fikr-i zaafı;
  “Jön Türkçü” olmak da, bir başka gafı…

 “Abdülhâmîd Hân”ım, “Kızıl Sultan”mış;
 “Hürriyet düşmanı, çok can yakan”mış;
 “Yıldırım kıyıcı, sapık hakan”mış;
  “Komünist fikirler”, fikr-i zaafı;
  “Ezâna hakaret” işin tuhafı….
 
 “İnsan icadı”ymış “Allah” teâlâ;
 “Osmanlı başka”ymış, başlara belâ;:
 “Kur'ân ezberlemek”, “boşa vaveylâ”:
  “Komünist fikirler”, fikr-i zaafı;
 “Sosyalist kelâmlar”, yasal tarafı…

“Din, donmuş kalıp”mış, “zavallılık”mış;
“Vakıf, din perdesi, hep dünyalık”mış;
KAYIKÇ'Ali'm (K.T.), bir rüsvalıkmış;
 “Komünist fikirler”, fikr-i zaafı; 
Cehennem kaçkını, arar Araf'ı…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim