• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • Samsun 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Göksu Türkdoğan’dan taraftara çağrı!
  • Ahmet Cebe: ‘Ders aldık’
  • Samsunspor'da Eskişehirspor mesaisi
  • Göksu Türkdoğan’dan taraftara çağrı!
  • Ahmet Cebe: ‘Ders aldık’
  • Samsunspor'da Eskişehirspor mesaisi

KİMİN HAKKIN KİME VERİR “AİHM”?..

Ali Kayıkçı

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI
 KİMİN HAKKIN KİME VERİR “AİHM”?..    “Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahûdîler ve ne de Hıristiyanlar, asla senden râzı   olmazlar...”
                       (Kur'ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet: 120'den)
 “Mü'minler, mü'minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler. Kim böyle yaparsa,
          Allah ile ilişiğini kesmiş olur.” 
                       (Kur'ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 28)
   * “El vahdetü rahmetün ve'l-fırkatü azabün (Birlikte
     râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”
  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)
* “Çok samimî olarak îtiraf edeyim ki, Avrupalılar Türkleri sevmez ve
     sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı,
    Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince…”
                     Prof. Dr. Naumark 
   *Bırak beni haykırayım/Susarsam sen matem et;
     Unutma ki, şâirleri haykırmayan bir millet;        Sevenleri toprak olmuş, öksüz çocuk gibidir.”                                     (M. Emin Yurdakul)   
 S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
Bugün sizlere, 13 Mayıs 2014 günlü gazetelere yansıyan bir haberden, AİHM'nin bundan önceleri tarafgir bir tutumla sergilediği binlerce muhakeme sonuçlarının bir başkasından, onlarca yıl yapılan gayr-i insanî ve gayr-i hukukî  uygulamaları görmeyip de “40 yıl önce Türk Ordusunun Kıbrıs'a getirdiği insan hakları ve barış”ı baltalamaya, mensubu olduğu dindaşlarını sözde haklı çıkarmak uğruna “hukuk”u, Hıristiyânî bir cübbe ile katletmesiyle ilgili bir kararından bahsetmek istiyoruz.
 Ancak, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için 2010 yılında ilgililerce yapılan bir açıklamaya ve buna istinaden de bizim bir makâlemizde yaptığımız bir izaha da burada kısaca yer vermenin daha faydalı olacağını düşünüyoruz:
“(AA)'nın verdiği ve adı geçen mahkemenin 2010 yılıyla ilgili toplu değerlendirmesinin yapıldığı haberde, Türkiye aleyhine 278 davada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin en az bir maddesinin ihlâl edildiğine hükmedildiği belirtilmektedir.
 Bir önceki makâlemizde ifâde etmiş olduğumuz gibi; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nde bu zamana kadar görülen davalarda,  Türkiye'miz için 11 bin 100 müracaat vaki olmuş ve bunlardan sadece 37'sinde ülkemiz suçsuz bulunurken, aldığımız mahkûmiyet kararları sebebiyle de bu kuruluşa 85 milyon 738 bin 816 Türk lirası tutarında tazminat ödemişiz.”
  …Şimdi de, buradan gelelim Mayıs 2014'e:
 “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kıbrıs Rum yönetiminin 1994'deki başvurusu üzerine açılan davayı karara bağladı. Mahkeme; Ankara'yı, Rum yönetimine 90 milyon avro tazminat ödemeye mahkûm etti. Tazminatın 30 milyon avroluk bölümü, 1974 Kıbrıs harekâtı sırasında kaybolanların ailelerine ödenecek. Kalan 60 milyon avro ise, Karpaz Yarımadası'nda kalan Rumlara verilecek. Kararda tazminatın üç ay içinde ödenmesi şartı da bulunuyor.
 Rum Yönetimi, 1974'deki askerî harekât sonrası kaybolanların, yerlerinden edilmiş kişilerin ikametgâh, mülkiyet ve seçim hakları gibi gerekçeler önü sürerek 22 Kasım 1994'te Strasbourg Mahkemesi'ne başvurmuştu.
 AİHM; 10 Mayıs 2001'de açıkladığı kararda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11 değişik maddesinin 14 noktada ihlâl edildiğine hükmetmişti. Mahkeme, kararın tazminata ilişkin bölümünü ise ertelediğini duyurmuştu. Rum Yönetimi, tazminat için 2011'de yeni bir başvuruda bulunmuştu. Kararla, Türkiye AİHM tarafından ilk kez devletlerarası bir davada tazminat ödemeye mahkûm edilmiş oldu.”    
  - * - * - * - * - *
 Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Yaşanan olaylar ve görülen nihaî mahkeme neticesi (AİHM kararı) üzerine ”AİHM ve Pişmiş Aşa Su Katmak" başlığı altında bir yazı kaleme alan, Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Av. Dr. İsmail Kapan, 13 Mayıs günlü nüshada, aynen şöyle demektedir:
 “Siyasi olsun, hukuki olsun Batı zihniyetinin yönettiği bütün uluslar arası örgüt ve mekanizmalardan çıkan kararlar ve bu kurumların sergilediği tavırlar; nedense hakkaniyet ve adalet yahut eşitlik ve objektiflik noktasında hep sınıfta kalıyor… Bu çerçevede meselâ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 1950'li yıllardan itibaren Kıbrıs adasında Rum terör örgütlerinin; 1960'lardan itibaren de Rum Yönetiminin, Yunanistan'ın da her türlü desteğiyle Türklere karşı sürdürdüğü zulüm; baskı ve katliâmlardan ötürü herhangi bir tazminat kararı almış mıdır? Bırakın tazminatı filan, Avrupa Konseyi insanlık adına buradaki Türkler için herhangi bir biçimde kılını kıpırdatmış mıdır?
 Aynı şekilde, AİHM'nin çatısı altında yer aldığı Avrupa Konseyi, meselâ Ermenistan'ın 1991'de Karabağ'ı işgal edip bir buçuk milyon Azerî'yi yerinden yurdundan sürüp, o günden beri gayrı insani şartlar altında sürünüyor olması karşısında; herhangi bir karar alma, bir medenî tavır takınma zahmetinde bulunmuş mudur? Avrupa Birliği, siyaset ve hukuk bir tarafa; bütün etik kuralları da yerle bir ederek, 1974 yılından beri fiilen Adanın Kuzey Bölgesi üzerinde hiçbir siyasi ve idari etkinliği söz konusu olmayan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni, bütün adanın temsilcisi olarak tam üyeliğe aldı. AB'nin bu skandal kararı Kıbrıs meselesini iyece kördüğüme çevirdi. Şimdi de AİHM, Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türklerinin hiçbir şekilde tanımadığı, Güneydeki Rum Yönetiminin açtığı bir davayı, on küsur yıllık aradan sonra tekrar ısıtıp gündeme soktu…
 (…)Türkiye'nin Londra ve Zürih anlaşmalarına göre, Garantör devlet sıfatıyla; Kıbrıs'taki Türklerin toptan imha olmasını önlemek için gerçekleştirdiği Barış Harekâtı sırasında kaybolduğu iddia edilen, 491 ve Kuzey Karpaz'da mahsur akalan 211 Rum için bu kararı veren AİHM, 1963'ten 1974'e kadar katledilen Türkler konusunda da bir düşünceye sahip midir acaba?!..
 Evet, dünyada cereyan eden bunca zulüm, katliâm, işgal ve sömürü olaylarına baktığımızda, AB'nin, BM'nin, AİHM'nin hak ve adaletten uzak, güçlüden yana yaklaşımlarının yansımasını görüyoruz. Bu şekilde dünyada barış ve huzurun sağlanması mümkün değildir. Fakat ne yazık ki malûm kurum ve kuruluşlar, bugünkü çizgisini değiştirme niyetinde görünmüyor. Kıbrıs'ta suçlu tarafı ödüllendirip, mağduru ve onu korumaya çalışanı cezalandırma gayreti, Batı'nın o kokuşmuş tabiatının icabıdır…”
- * - * - * - * - *
 Saygıdeğer Okuyucularımız!..         Biz de Sayın Av. Dr. Kapan'ın sözlerine aynen katılıyor ve bunlara  ilâveten yukarıya serlevha olarak aldığımız; âyet, hadîs ve özlü sözlerin ışığında aşağıdaki mısralarımız ile haykırıyor, haykırıyor ve diyoruz ki:            Türkiye “kör âşık” ya, dulu bâkir kız sanır;
 Zülfün telini görse, Kerem'ce bin mest olur;
 50 yıldır gel-gelme,  tosbağaca hız sanır…
  Her davâda bin hüsran, yargımız derdest olur;
  AİHM sadist zevklerde, TC'yi sakız sanır…

 Türkiye “kör âşık” ya, masraf-tazmin durdurmaz;
 Değil Osmanlı ceddim, Beylik de divan durmaz;
 İnsan rüyâ görür ya, 50 yıl hayâl kurmaz…
  Her davâda bin hüsran, yargımız derdest olur;
  AB gel-gelmelerde, AİHM ondan da kurnaz…

 TC'nin kalbi âmâ körün-körü olmuş ya;
 11 bin davâ kayıp, kaç kezdir kovulmuş ya;
 Olmayacak duâlar, boş Fasıllar bulmuş ya…
  Her davâda bin hüsran, yargımız derdest olur;
  Bir 90 milyon daha, ülkem sömürülmüş ya…

 TC sen bir ayıpsın, Avrupa'da kayıpsın;
 Lider ülkelik bu mu, Batı'da acayipsin;
 3 asır bir numara, şimdilerde zayıfsın…
  Her davâda bin hüsran, yargımız derdest olur;
  KAYIKÇI'm îmân ehli, fâsıktan muzdaripsin…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim