• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 17 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

KİM DEMİŞ “1071”, “ÖNCESİ”NDE “NELER” VAR?!..

Ali Kayıkçı

*“Malazgirt zaferi (26 Ağustos 1071) öncesinde ‘Darü’l-Fetih’ Anadolu topraklarında, Doğu Roma’nın Doğu ordusu ile savaşta, bugünkü Van ili sınırlarında şehit olan ilk Selçuklu şehzadesi Hasan’dır.” (Prof. Dr. Mustafa Keskin-Erciyes Dergisi; Aralık 2015, S. 456, s. 1)
*“Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar/Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” (M.  Âkif Ersoy-Safahat)
*“Geçmiş, geleceğin malzemesidir.” (Cemil Meriç)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“26 Ağustos 1071” tarihi; bilindiği üzere, “Sultan Alpaslan Hân’ın,  “Selçuklu Ordusu” başında iken sayıca kendilerinden 4 kat daha fazla olan “Bizans Ordusu”na karşı kazandığı zafer günüdür. Bu tarih; bazı ansiklopedilerde olduğu gibi bazı gazeteci ve yazarlar tarafından da Türklerin Anadolu’yu fetih tarihinin başlangıcı olarak da kabûl edilmektedir. Ancak; gerek yukarıya “serlevha” olarak aldığımız dergi yazısında görüldüğü ve gerekse “Pir-î Türkistan Şeyh Ahmed-î Yesevî Hazretleri”ne bağlı talebeleri/müridleri’nin batıya doğru yaptıkları ve “gönül zaferleri” ile sonuçlanan “fetihleri” ile bu coğrafyalara girildiği gibi, bunların da ötesinde başka askerî zaferlerin yaşandığını  yeni yeni öğrenmekteyiz: Tarih Araştırmacısı ve Akademisyen Yazar, OMÜ Öğretim Üyesi Sn. “Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu”; “İlkçağdan Osmanlılara Samsun” adlı eserinin “Türkler Yeniden Samsun’da” başlıklı “İkinci Bölümü”nde (Bkz: Sayfa 89-91) aynen şöyle demektedir: “Selçuklu Devletinin kurucuları Oğuzların Kınık boyu… çeşitli siyasî anlaşmazlıklar yüzünden X. yüzyılın ortalarından itibaren Cend, Horasan, Maveraünnehir gibi farklı yerlere göç ederek kendilerine yurt aramaya çalışmışlar, bu arada Karahanlı ve Gazneli devletleri gibi önemli güçlerin baskısıyla oldukça çileli günler geçirmişlerdir. Kalabalık nüfuslarını barındıracak arayışlarını sürdüren Selçuklu beylerinden birisi olan Çağrı Bey, Malazgirt Savaşı’ndan neredeyse 50 yıl önce Kafkaslar ve Doğu Anadolu’ya gelerek buraların kendileri için elverişli olup olmadığını anlamaya çalışmıştı. 3.000 kişilik bir orduyla Van Gölü civarından Anadolu’ya giren Çağrı Bey, buradan kuzeyde Benci bölgesine kadar ilerlemiş, karşısına çıkan Ermeni ve Gürcü kuvvetlerini fazla bir çaba harcamadan mağlup etmiştir. 1021’de bu keşif seferini tamamlayarak ülkesine döndüğünde, kardeşi Tuğrul’a, yerleşmeleri için çok elverişli bir ülke bulduğunu, keşfetmiş olduğu bu bölgelerde kendilerine karşı gelebilecek bir güç olmadığını söylemekteydi.  (…) Selçuklu emir ve beylerinin komutasındaki birlikler 1045’ten itibaren Bizans İmparatorluğu ve müttefiki olan Ermeni ve Gürcülerle çatışmak suretiyle Anadolu’ya doğru ilerlemeye başladı. 1054’e kadar devam eden ilk savaşlarda önemli başarılar elde edildi ve Çağrı Bey’in gelişinden o zamana kadar fazla bir şeyin değişmediği görüldü. 1054 yılında ise ilk kez bir Selçuklu hükümdarı başında bulunduğu birliklerle Anadolu’ya girmiştir.”
Diğer taraftan; Erciyes Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Sn. “Prof. Dr. Tuncer Gülensoy” ise “Kültür Çağlayanı Dergisi”nin Temmuz-Ağustos 2016 tarihli 39’uncu sayısına yazdığı “24 Oğuz Boyunun Rumeli’deki İzleri” başlıklı makâlesinde ise “1071” öncesindeki bu yarım asırlık süreyi daha da ilerilere götürmekte ve “Anadolu’ya gelen ilk Oğuz boyu Kınıklardır. Türkler, Anadolu’ya 1071 Malazgirt Zaferinden sonra değil, en az 2-3 yüzyıl önce girmişler ve çeşitli coğrafi bölgelerde yurt edinmişlerdir. Anadolu 1071 Malazgirt Zaferi’nden çok önceleri Türklere ‘vatan’ olmaya başlamış, önce Peçenek, daha sonra da Kuman –Kıpçak adlı Türk kavimleri Doğu ve Güneydoğudan itibaren Anadolu’nun çeşitli bölgelerine, özellikle de ‘Karacadağ’ yörelerine yerleşmeye başlamışlardı.”  diye belirtmektedir.
“Peçenek Türkleri”nin Roma İmparatorluğu zamanında Fars ve Arap ordularına karşı “lejyoner/paralı asker” olarak Anadolu’ya getirildiklerini ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yerleştirildiklerini vurgulayan “Gülensoy Hoca”, Bizans döneminde ise Balkanlardan ve Basarabya yöresinden İstanbul boğazından geçirilerek Bartın’dan îtibâren Karadeniz sahili boyunca Trabzon yörelerine kadar yerleştirilen sarı saçlı, mavi gözlü ve beyaz tenli Türk insanının kökeninin Kuman-Kıpçaklar olduğunu, Saka/İskit Türklerinin ise Urfa (Siverek)-Muş-Elazığ çevrelerinde iskân edildiklerini, bugün Azerbaycan’ın İsmailli bölgesinde yaşayan sarışın-beyaz tenli-mavi gözlü Saklar’ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşayan ve aynı özellikleri taşıyan Zazalar ile akrabalıklarını, Türk soylu Sakalar’ın en büyük kolu olan Partlar’ın torunları olduklarını, bugün kendilerine “Kürmanç” adı verilen insanların da bu yörede yaşamış olan “Peçenek-Kuman-Kıpçaklar”ın Türkçeyi unutmuş olan torunlarından başkaları olmadıklarını sözlerine eklemektedir.
Kaynak olarak da Amasyalı Strabon’u, Yunanlı Ksenophon’u, Faruk Sümer’i ve onların eserlerini zikreden “Gülensoy Hoca”, kendisinin de “24 Oğuz Boyunun Anadolu’daki İzleri” adlı (Ankara 1979) eserine atıfta bulunmakta ve her bir boy’un Anadolu’daki dağılımları ve sayıları hakkında bilgiler sunmakta, bizim de gerek “Yaş 65 Yolun Yarısı Eder/1” adlı eserimiz (Samsun 2012, s. 87-88) ve gerekse “Denge Gazetesi”ndeki köşe yazımız  (25.07.2015, s. 12) da dile getirdiğimiz “Kim Demiş 1071”deki iddialarımızın çok daha ötesinde bilgiler vermektedir.
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
* - * - * - * - * -    
Kim demiş “1071”, “öncesi”nde “neler” var;
“Saka/İskit Türkleri”, “öncülerin öncüsü”;
“Partlar” kimin torunu, kimden gelir “Zazalar?..”
“Kürmanç”, “Peçenek” soyu; “Kuman-Kıpçak” üçlüsü; 
“Gülensoy Hoca” yazdı, daha başka imzalar!..

“Amasyalı Strabon”, “Tarihçi Faruk Sümer”;
“Oğuz Boyu… İzleri”, bu “Vatanda bin hüner”;
Kim demiş “1071”, evveli “asra iner!..”
“Kürmanç”, “Peçenek” soyu; “Kuman-Kıpçak” üçlüsü; 
“Bartın-Trabzon” hattı;  “Urfa”da, “Muş”ta diner!..

“Siverek” ve “Elazığ”, “Kafkas ayağı-kolu”;
“Azerbaycanlı Saklar”, “İsmailli” bi dolu; 
“Malazgirt” öncesinde, olmuş sanki su yolu!..
“Kürmanç”, “Peçenek” soyu; “Kuman-Kıpçak” üçlüsü; 
“Türk’ün baba ocağı”, olmuş bu “Anadolu!..”

“24 Oğuz Boyu”, “iz bırakmış” önceden;
“Alpaslan”a destek var, “Çarşamba-Perşembe”den;
“Cuma” mühür vuruldu, “kılıç” yazdı inceden!..
“Kürmanç”, “Peçenek” soyu; “Kuman-Kıpçak” üçlüsü; 
Topraklar bi nûrlandı, kurtuldu o “gece”den!..

“Kayı-Avşar-Kınık”lar, “bereket” oldu yağdı;
“Eymir-Karkın-Bayındır”, sanki yeniden doğdu; 
“Salur-Yüreğir-Çepni”, “Haçlı”yı bir-bir kovdu!..
“Kürmanç”, “Peçenek” soyu; “Kuman-Kıpçak” üçlüsü; 
“İğdir-Bayat-Beğdilli”, “Deşt-i Kıpçak”tan ağdı!..

“Alayundlu-Dodurga”, “Alpaslan’ın askeri”;
“Kızık-Yazır-Çavuldur”, sanma ki kalmış geri;
“Yıva-Döğer-Peçenek”, “Alkaevli” hep çeri!..
“Kürmanç”, “Peçenek” soyu; “Kuman-Kıpçak” üçlüsü; 
“Karaevli” bir başka, titretti inan yeri!..

KAYIKÇ’Ali’ “Malazgirt”, “Seriyye”ler toplamı
Her bir boy “duvar” ördü, “Alpaslan” çattı damı;
Şimdiki “80 milyon”, o günlerin devamı!..
“Kürmanç”, “Peçenek” soyu; “Kuman-Kıpçak” üçlüsü; 
“Milyon… Milyon” can verdik, “çekip gitmek” kolay mı?..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim