• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Samsun 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 18 °C
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR

KIBLE'YE DÖNMEK...

Adnan Bahadır

KIBLE'YE DÖNMEK, İLKELİ OLMANIN GEREĞİDİR

Bir başka ifade ile ilkesizlik kıblesizlik gibidir. İslam'ın ilk dönemlerinde Müslümanlar, namaz kılarken,  Mescidi Aksaya yönelmekte idi.  Yahudilerin Rasulullah ile dalga geçip, 'Henüz bir kıblesi dahi yok, bizim mukaddes mekânımıza doğru yöneliyor' şeklinde söylemlerde bulunmaları üzerine Resulullah,  Cenabı Hakka iltica ederek ondan, Müslümanlara yönelmeleri için bir kıble tayin etmesini istemiş, Cenabı Hak bu isteğini kabul ederek, Kâbe'yi müminlere kıble olarak göstermiştir. Kabe'nin kıble olarak tayin edilmesi Cenabı Hakkın orada bizatihi bulunduğu ve ona yöneldiğimiz anlamına gelmiyor. Zira Cenab-ı Hak her yerde ve her zaman vardır ve olacaktır. Kabe'nin Müslümanlara kıble olarak tayin edilmesi, Müslümanların aynı yöne durup, duruşlarını, inançlarını, teslimiyetlerini ilkeli bir duruşa çevirmelerinin şekli ve ifadesidir. Bu anlattıklarımı belki yadırgayabildiğinizi, bugüne kadar böyle bir şey duymadığınız düşüncesini, rahatlıkla tahmin edebiliyorum. Ancak açın Kuran-ı Kerimi bakın dediklerimin tamamı tıpkısı ile aynıdır. 'Peki, bu bilgileri bu güne kadar hocalarımız bizlere neden vermedi?', diyecek olursanız, onlar ticaret yapmaktan, inşaat yapmaktan ve siyasetle uğraşmaktan zamanları kalıp asıl işlerine vakit ayıramadıkları için bu bilgilere kendileri de sahip değil. İşte bu nedenle onlarda okulda öğrendiklerini bizlere anlatmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Gelelim asıl konumuza; Cenab-ı Hak ilkeli olmayı o kadar çok önemsemiş ki, ona inananların da ilkeli olup olmadıklarını, yapacakları ibadetlerdeki duruşları ile görmek istemiştir. İlkeli olmak bu kadar önemli bir konu. Gerek Yahudilerin, gerekse Hristiyanların dinlerini ve kitaplarını tahrif edip bölük pörçük olmalarının sonucu ilkesiz ve kıblesiz bir toplum olmalarına neden olmuştur. Bunu Cenabı Hak Yüce Kitabımızda birçok ayetle bizlere izah etmektedir. Konuyla ilgili bir fıkra anlatmadan geçmek istemiyorum. Kuran-ı Kerimde ayeti- celilede "Yahudiler Hristiyanların doğru yolda olmadığını söylerken Hristiyanlarda Yahudilerin doğru yolda olmadıklarını söylerler, aslında hiç birisi doğru yolda değiller" mealindeki ayeti Oflu Hoca kürsüde anlatır. Cemaate dönüp; Çemaati muslimin yahutiler hiristiyanlar içun pişe teğil teyuler, hiristiyanlar da yahutiler içun pişe teğil teyuler aslinda ikisida bir … teğuldurler
Son birkaç gündür bazı Belediye Başkanları kendilerinden önceki başkanları eleştiriyor, onlarda çıkıp cevap veriyor. Bizim Meslek Kuruluşlarından bazıları birbirleri ile düello yapıyor, bu atışmalarda geçmiş defterleri ortaya döküyorlar. Yeni başkanların eskileri eleştirirken dönüp kendilerine bir bakmaları gerekmiyor mu? Zaten halk eski başkanları başarısız bulmuş ki sizi seçmiş. Siz eleştirdiğiniz başkanların yaptıklarından farklı ne yaptınız? Onlar akrabalarını işe alırken siz almadınız mı? Onlar birilerini kollarken siz kollamadınız mı? Onlar milletin parasını çarçur ederken siz etmediniz mi? Oflu Hocanın da dediği gibi birbirinizden farkınız nedir? Meslektaşlarımıza gelince Arapların meşhur atasözü vardır; Ormanlar boş kalınca tilkiler ormanın kralı olur. Türkiye'nin genelindeki gazeteci örgütleri ile ilgili araştırma yaptım. 81 ilde hangi cemiyet kurulduğu günden bugüne kadar dek ne yapmış, duruşları nasıl olmuş, meslek mensupları ile nasıl bir dayanışma içerisinde olunmuş? Haber yapılırken şehirdeki güç dengeleri ile karanlık güçlerin lehine tavır alarak, haberler çarpıtılarak mı yapılmış, yoksa haberin gereği ne ise o mu yapılmış? Bu konuda belgelerle, dokümanlarla geniş bir yazı dizisi hazırladım zamanı gelince siz değerli okurlarımla paylaşacağım.  Bu arada Sayın Vali Pazartesi günü 2009 yılı asayiş olaylarını değerlendirmiş. Bu konuda ayrı bir köşe yazmak gerek, ama nafile! Aslında çok da fazla söze hacet yok, rakamlar ortada bütün değerlendirmeyi siz değerli okurlarıma bırakıyorum. Kalın Sağlıcakla
Düzeltme; Geçen yazımızda, okuma hatası sebebiyle 124 bin yerine 124 peygamber kelimesi geçtiği için okurlarımızdan özür diliyoruz.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim