KENDİ STRATEJİMİZ

Günümüze kadar terörle mücadelede uygulanan milli bir strateji yoktu. Kalıplaşmış, terörü üretenlerin hazırladıkları kitap ve talimnameler üzerinden güvenlik güçlerine bilgi aktarılır ,eğitim yaptırılır, mücadelede genelde bunun üzerinden yürütülür. Aynı talimnameleri terör örgütlerince temin edilir mücadele danışıklı dövüş gibi yıllarca devam eder.
Strateji, başarılı olanı taklit etmek değil, farklı olanı yaratmaktır… 
Strateji, bir planlama süreci değil, yaratma sürecidir… 
Strateji, geleceğe dönük öngörüler yapmak değil, sağlıklı öngörüler doğrultusunda geleceği yönlendirebilmektir… 
Stratejinin genel anlamı  bu ise,
Amerika, Rusya, Avrupa Birliği, İsrail'in hazırladığı terörle mücadele stratejileri üzerinden mücadele sürdürülürken  , sahada ki mücadele bu ülkelerce  bir eğitim alanı gibi değerlendirilerek ,kendi dışında ki ülkelerin insanlarını birbiriyle kavga ettirilip hem stratejilerini hem de hedef ülke üzerinde ki  planlamalar gerçekleştirilir
Bunun yanı sıra yeni silahlar ve teknolojik gelişmelere göre de hamleler yapılmaktadır. Tüm bunların içerisinde ürettikleri teknolojiyi ve silahlar içinde pazar alanları arz talep ilişkisi doğrultusunda canlılığını korur.
Mesela daha düne kadar mayın ve el yapımı patlayıcılar teröristlerce sık kullanılan bir sistem değilken ülkemiz üzerinde uygulamaya konulan bu saldırılar sonucunda Amerika ve silah üreticisi diğer ülkelerden   koruyucu sistem ve araçların teminine yöneldi ülke.
Patlayıcıyı kullanan terör örgütü,kayıp veren  başka bir ülke. Gerekli teçhizatı üreten  terör destekçisi ülke  ,satın alan hedef ülke ,ekonomisi büyüyen üreten ülke, maddi ve manevi kaybı olan hedef ülke şeklinde çark işlemektedir.
 Daha önce ki yıllarda  bir karakol basıldığında saatlerce çatışma devam eder , bir uçak veya helikopter yardıma gidemez, karadan  yardımın ulaştırılması  zaten imkansız derecesinde olurdu.  Halk desteğinin olduğu yerde terörle mücadelenin başarı ihtimali oldukça düşükken  bunun yanına istihbarat zafiyetlerini, yetersiz silah ve ekipmanı koyduğunuz zaman onlarca yıldan fazla terörün neden sürdüğünün cevabını bulmuş olacaksınız.
Terörle mücadele konusunda son zamanlarda değişen bir takım şeyler var .Teröristi bekleyen değil çıkıp arazide arayan konumuna geldik. Bu konuda ülkenin en büyük desteği insansız hava araçları ve keşif uydusudur. Daha önce elinde olmayan ve ne hikmetse müttefikinden temin edemediği  bu silahları kendi üretimin ile envanterine katmaya başladığında terörle mücadele konusunda bir adım daha öne geçtiği kanıtlandı.
Girilmeyen yerlere girmeye ve bir terörist için bir uçak kaldırmaya başladığımızda hem terörle mücadelede psikolojik üstünlüğü hem de ne kadar kararlı olduğumuzu ilan emiş olduk.
Bunların tamamı yeni geliştirilen stratejilerin ürünüdür. Terör güçlü gelip karakol basamıyor sa, kırsalda kalabalık gezemiyor sa halk desteği kesilmiş ve  uyguladığınız strateji doğrudur.
Bu başarının temelinde çözüm süreci yatmaktadır . Konu ile ilgili olarak en güzel söz “Zafer  giden her yol mubahtır” Barzani destekleyip kullanacaksın ,sen kullanmazsan başkaları sana  sana karşı onu kullanır.Hendek siyaseti, birtakım açılımlar halkın terör örgütü ile olan bağını büyük oranda kesmiştir Bu da izlenen stratejinin doğru olduğunun göstergesidir.
Ülke Alevi, Roman, Çerkez, Kürt açılımı yapıyorsa bu halkı bölmek için değil kaşınacak olan yaranın kapatılması içindir . Hemen yanı başımızda ki iki ülkeye bu konuda bakmamız yeterlidir. Halk arasına atılan nifak tohumları ile on yıllarca bir arda yaşayan insanlar  birden bire birbirlerine düşman kesildi. Onların ayrışması ülke üzerinde planları olanların ekmeğine yağ sürmüştür.
Devlet geleceğini planlamalıdır, bunu yapabilmesi içinde tüm kuruluşlarının bağımsız olması gerekmektedir. Terörle mücadele edilirken dış güçler tarafından içeride ikinci bir cephenin açılması yıkıma neden olacaktır, o nedenle devlet bunu görecek ve durduracaktır.
Ülkemizde bu çalışmalar yapılmış ve başarısı ortadadır. Bu yeni strateji terörle mücadele konusunda güvenlik güçlerinin ön almasını sağlamıştır.
Terörle mücadele ederken başkaların klişeleşmiş kitaplarından değil kendi ürettiklerimizle strateji belirlersek oyun kurucu biz oluruz ki ülkemiz üzerinde bir takım emelleri olanların tüm çabaları vatanına inana halk tarafından boşa çıkartılır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bayram Ocak Arşivi

ALGI

24 Kasım 2019 Pazar 10:30

TBMM

05 Ekim 2019 Cumartesi 11:50

KUKLA

31 Ağustos 2019 Cumartesi 12:42
SON YAZILAR