• BIST 92.508
  • Altın 232,349
  • Dolar 5,8402
  • Euro 6,7038
  • Samsun 19 °C
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Samsun'da Bir İlk
  • Samsun Haberler.Tv
  • ALO HABER: 0541 950 50 00
  • Samsun'da Bir İlk
  • Samsun Haberler.Tv
  • ALO HABER: 0541 950 50 00

Kanser Cerrahisi Deneyimli Hekimlere Yaptırılmalı

Kanser Cerrahisi Deneyimli Hekimlere Yaptırılmalı
Genel Cerrahi Uzmanı Ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, kanser cerrahisinin mutlaka deneyimli ellerde yapılması gerektiğine dikkat çekerek konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Kırmızı ve tütsülenmiş et temelli beslenme alışkanlığı, çok sıcak çay içilmesi, sigara ve alkol kullanımı gibi alışkanlıklarınız yemek borunuzda kanser oluşumunu tetikleyebildiğine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, "Dünya genelinde kanser nedenli ölümlerde altıncı sırada olan Özofagus (yemek borusu) kanseri ülkemizde özellikle 50 yaş üzeri erkeklerde ve mutfak kültüründe etin geniş yer tuttuğu Doğu Anadolu Bölgesi’nde sıklıkla görülüyor. 

 

Tütün ve alkol kullanımı, çok sıcak çay tüketilmesi, sebzeden fakir, kırmızı ve tütsülenmiş et ile beslenilmesi, safra ve uzun süreli olarak mide asidinin özofagusa geri kaçması, bazı viral enfeksiyonlar, elde terleme eksikliği (tylosis), radyasyona maruz kalmak ve ailesel/genetik faktörler özofagus kanserinin gelişimini tetikleyebiliyor. Bazı ailelerde genç yaşlarda reflü, orta yaşlarda yemek borusu hücre yapısı değişikliği (Barrett özofagusu) ve kişiler 50-60 yaşına ulaştıklarında özofagus kanseri gelişimi gözlenebiliyor." dedi.

 

Hastalık erken dönemde semptom vermiyor

 

Yemek borusu kanseri gastrit benzeri yakınmalar nedeniyle geç bulgu verdiğini ifade eden Prof. Dr. Serdar Yol, "Anatomik özellikleri nedeni ile özofagus duvarına, göğüs boşluğu ve komşu organlara yayıldığı için erken dönemlerde genellikle semptom vermeden seyrederken; tümör evresi ilerlemiş olgularda yutma güçlüğü, kilo kaybı, göğüs veya karın ağrısı ve yemek borusu iç kısmı daralmasına bağlı olarak yenilen yiyecek ve içeceklerin, kusma olmaksızın ağza geri gelmesi (regürjitasyon) en sık görülen semptomlar olarak karşımıza çıkıyor. Yemek borusu kanserinin en uygun tedavisinin ne olduğu günümüzde hala tartışılıyor. Erken tanı çabalarına rağmen özellikle ülkemizde özofagus kanserli hastaların çoğuna lokal ileri hastalık ya da yayılma evresinde tanı koyulabiliyor. Özofagus kanserinin teşhisi endoskopi ve bu işlem sırasında alınan parçanın patolojik incelemesi ile konuluyor. Endoskopik olarak görülemeyen duvar içerisinde yer alan tümörlerde endoskopik ultrasonografi ile iğne biyopsisi yapılabiliyor. Hastalığın teşhisi için basit şikâyetler şeklinde de olsa belirtilerin ihmal edilmemesi gerekiyor. Daha önceden olmayan yemek yedikten sonra takılma hissi uyarıcı bir nitelik taşıyor. Hafif derecede dahi bir yutma güçlüğü özofagus kanserine işaret edebiliyor." diye konuştu.

 

Tanıda Nükleer tıp yöntemleri kullanılıyor

 

Klinik aşaması ve tedavi yöntemlerinin hangi aşamaya göre şekillendiğini anlatan Genel Cerrahi Uzmanı Ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, "Endoskopi, hastalığın yemek borusunun ne kadarını etkilediği ve tümörün uzunluğu hakkında bilgi verirken tüm hastalara toraks ve üst batın tomografileri çekiliyor. Bu tomografik inceleme hastalığın çevre dokulara, akciğerlere ve karaciğere sıçrayıp sıçramadığı hakkında bilgi veriyor. Nükleer tıp yöntemlerinde PET, vücutta fazla şeker tüketen dokuları gösteriyor. Kanser hücreleri hızlı üreyebilmek için birçok dokudan daha fazla şeker tüketirler. PET, tümörün boyutları, çevre dokularla ilişkisi, bölünme hızı ve lenf bezlerine ve başka organlara sıçrayıp sıçramadığı konusunda çok değerli bilgiler veriyor. Tüm bu tetkikler sonucunda özofagus kanserinin klinik aşaması belli oluyor ve tedavi yöntemi bu aşamaya göre planlanıyor.

 

Yemek borusu tamamen alınabiliyor

 

Samsun Büyük Anadolu Meydan Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, "Yemek borusu kanseri diğer organlara yayılım yapmadığı sürece ameliyat ile tedavi edilebiliyor. Tümör dokusunun çok büyük olduğu veya yakınındaki lenf bezlerine sıçradığı durumlarda ameliyat öncesi kemoradyoterapi uygulanarak tümör dokusu küçültüldükten sonra ameliyat ile tedavi edilebiliyor. Stent uygulamaları tedavi edici nitelikte değildir. Stent ile daralmış olan bölge tümör itilerek açılır. Eşlik eden kalp veya diğer organ rahatsızlıkları olan ve cerrahi tedavinin yüksek risk taşıdığı hastalarda tedavi olarak sadece kemoradyoterapi uygulanabilir. Yemek borusunun cerrahi olarak tamamen çıkarılması işlemi olan Özofajektomi yapılması durumunda ise yemek borusu alınan hastalara mide veya kalın bağırsaktan yemek borusu yapılıyor." diyerek sözlerine son verdi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Samsunlu kardeşlere 12 yıl arayla aynı ekipten organ nakli04 Ekim 2018 Perşembe 17:04
  • İnme geçirdi erken müdahaleyle 3 günde ayağa kalktı04 Ekim 2018 Perşembe 12:25
  • Dünya Alzheimer Günü22 Eylül 2018 Cumartesi 12:42
  • Okul çağında beslenmeye dikkat!22 Eylül 2018 Cumartesi 12:04
  • Kanser Cerrahisi Deneyimli Hekimlere Yaptırılmalı18 Eylül 2018 Salı 13:50
  • İDRAR KAÇIRAN ÇOCUĞUNUZU AZARLAMAYIN17 Eylül 2018 Pazartesi 14:24
  • İLERİ YAŞTA KEMİK ERİMESİ KIRIKLARA SEBEP OLUYOR17 Eylül 2018 Pazartesi 14:12
  • Beslenme çantasına peynirli sandviç ve havuç koyun!17 Eylül 2018 Pazartesi 13:37
  • "Pankreas kanseri" uyarısı17 Eylül 2018 Pazartesi 13:29
  • Yüzme Havuzları Tehlike Saçıyor27 Ağustos 2018 Pazartesi 16:07
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim