• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Samsun 9 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 17 °C
  • PLAY-OFF HAKEMLERİ AÇIKLANDI
  • SAMSUNSPOR'DA OSMAN ÖZKÖYLÜ BİLMECESİ
  • KONGRE TARİHİ BELLİ OLDU
  • PLAY-OFF HAKEMLERİ AÇIKLANDI
  • SAMSUNSPOR'DA OSMAN ÖZKÖYLÜ BİLMECESİ
  • KONGRE TARİHİ BELLİ OLDU

“KÂFİR SOFRASI”NDA, “HURMA” ARAMA!..

Ali Kayıkçı

*   “Asra yemin olsun ki, insan mutlak bir hüsranda; ancak, îmân edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hep hakkı tavsiye edenler ve          sabrı tavsiye edenler müstesna!”    (Kur’ân-ı Kerîm-Asr Sûresi;  âyet: 1-3)

*  “…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den) 

*  “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den)                                                                                                                                            

*  “Sakın yeryüzünde fesâd çıkarma. Doğrusu Allah, fesâd çıkaranları sevmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Kasas Sûresi, âyet 77’den)

*  “…yeryüzünde fesâd çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da bulundukları yerden başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyâda onlar için bir zillettir. Âhirette ise onlar için büyük bir azab vardır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet 33’den)

  * “Doğru yol gösterildikten sonra Peygamber aleyhisselâma uymayan ve îmânda ve amelde mü’minlerden ayrılan kimseyi küfr ve irtidâdda bırakır ve Cehennem’e atarız. O Cehennem, çok kötü bir yerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 104)

*   “Ey îmân edenler; Yahûdî ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğruya iletmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet: 51)

*    “Ey îmân edenler! Eğer kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, sizi îmânınızdan çevirirler, kâfir ederler!.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 100)

*   “Ey îmân edenler!  Sizden olmayanları dost edinmeyin! Sizi şaşırtmakta kusur etmezler, işlerinizin sarpa sarmasını arzu ederler. Görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta. Sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür. İşte size âyetleri açıkça bildirdik, eğer akl ederseniz.”    (Kur’ân-ı Kerîm;  Âl-i İmrân Sûresi, âyet 118)

*   “Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahûdîler ve ne de Hıristiyanlar, asla senden râzı olmazlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet: 120’den)

*   “Zulmedenlere meyletmeyin (yakınlık göstermeyin) ki, size ateş dokunur ve Allah’tan başka dostlarınız da yoktur, sonra kurtulamazsınız”  ( Kur’ân-ı Kerîm; Hûd Sûresi, âyet 113)

*   “Onlara, ‘Kâfirlere inanmayınız!’ dediğim hâlde, onlar kâfirlerin sözleri ile hareket ediyorlar. Şeytân onları aldatıyor.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 59)

*  “Onlar sağır, dilsiz ve kördür, bu hâllerinden dönüp îmân etmezler!” (Kur’ân-ı Kerîm;  Bakara Sûresi, âyet 18)              

* “Kalbleri var, ama anlamazlar; gözleri var, ama görmezler; kulakları var, ama işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidir, hattâ daha da aşağıdır.”, “Onları doğru yola çağırsan işitmezler. Sana bakarlar, ama görmezler.” (Kur’ân-ı Kerîm;  Araf Sûresi, âyet 179, 198)                                                                                                                                                                                        *  “Mü’minler, mü’minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler. Kim böyle yaparsa,  Allah ile ilişiğini kesmiş olur.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 28)  

*  “İşte biz böylece, kazandıkları günâhlardan dolayı zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.”, “…Şu muhakkak ki, zâlimler felâh bulmazlar (kurtuluşa/muratlarına ermezler).” (Kur’ân-ı Kerîm; En’âm Sûresi, âyet 129, 137’den)            

*   “Her nefis (canlı) ölümü tadacaktır.”     (Kur’ân-ı Kerîm-Âl-i İmrân Sûresi;  âyet: 185, Enbiyâ; â: 35, Ankebût; â: 57)

*  “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.”,  “Allahü teâlâya Cebrâil aleyhisselâm gibi ibâdet etseniz, mü’minleri, Allah için sevmedikçe ve kâfirlere ve mürtetlere, Allah için düşmanlık etmedikçe, hiç birisi kabul olmaz.”,  “Hadîslerimi ve sünnetimi rivâyet edenler ve onları insanlara öğretenler, benim halifelerimdir.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)

*“Kötülere acımak, iyilere zulümdür. Zâlimleri affetmek, mazlumlara zulmetmektir.”  (Şeyh Sâdi Şirazî)

*   “Her günâh affedilebilir. Her günâhın cezâsı, muhakkak dünyâda verilmeyebilir, âhirete de kalabilir. Ama zalimin cezâsı hem dünyâda, hem âhirette verilmedikçe ölmez.” (Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh”-Sohbetler)                             

*  “Hakiki bir Müslüman, samimi bir mü’min; hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz.”  Said Nursî  (r. aleyh)

*  “İyilik yapmak iyidir. Fakat en tehlikelisi, kötülüğe alet olmaktır.” (Dr. Enver Ören; Sohbetler-14.11.1993)

*   “Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın!.. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!..” (Şeyh Edebali’nin Orhan Gâzi’ye Vâsiyetinden)

*   “Elele verin, birbirinize sımsıkı sarılın. Allah yolunda dünyâda bir tek esir Türk kalsa, O’nu kurtarmak sizin gâyeniz olsun. İnsanlar fanidir. Ben ebedî âleme göçmek üzereyim. Cenâb-ı Hakk, Türkiye’mizi ve Türk-İslâm âlemini dünya durdukça muhafaza etsin. Doğu Türkistan hürriyete kavuşmadığı için gözlerim açık gidiyorum. İnşâ’Allah, sizin gözleriniz açık gitmez. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve unutmayın; birlikten kuvvet doğar.” (İsa Yusuf Alptekin-Eski Doğu Türkistan Cumhuriyeti Genel Sekreteri) 

*     “Dinini, dilini ve millî-mânevî değerlerini kaybeden milletler, tarihten silinmeye mahkûmdurlar.” (Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk-Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı; 24.03.1993)

*  “Milletler, aynı dili konuşan değil, aynı kültürü paylaşan topluluklardır.” (Gürbüz Azak-Türkiye Gazetesi, 12.12.1997, s. 2)

*   “Sevr Antlaşmasının özlemi içindeyiz.” (Helmut Schmidt-Almanya eski Başbakanı)

*   “Anadolu’da on bir bin yıl içinde 30 medeniyet ve yüzlerce devlet, târihin sayfaları arasına gömülmüştür. Temelsiz milletler yıkılmaya mahkûmdur… Dînimize, dilimize, mazimize, örf ve âdetlerimize sahip olmaya mecbûruz. Aksi takdirde ne mi olur? Anadolu’nun 31. Medeniyeti de yok olur… Şu güzel milleti, târih çöplüğüne gömerler.” (M. Necati Özfatura-Türkiye Gzt. 24.05.2002, s. 10) 

*   “Baş koymuşum Türkiye’min yoluna/Düzlüğüne yokuşuna ölürüm…” (Dilaver Cebeci)

* “Batı dargın, Doğu dargın, gök dargın/Ön, ard, üst, alt taşla örülü kaldı. Hâsılı, yaktılar baba evini/Ne sözü, ne izi, ne külü kaldı. Çözdük her müşkülü derlerse, de ki:/Sonunda var olma müşkülü kaldı.”  (Necip Fâzıl Kısakürek)

*     “İnsanlara medeniyeti öğreten, insanlığı öğreten, ilimleri öğreten bizim medeniyetimizi bırakacaksın ve AB’ye, Hıristiyan Birliğine gireceksin. Neyi bırakıp nereye gidiyorsun? Oturun akşama kadar bir düşünün! Biz ne yapıyoruz, biz kimiz, biz neyiz? Onun için bizim medeniyetimizi Avrupa medeniyetinden küçük görmek en büyük hatâdır ve bu şekilde düşünenler insanlığa ve milletimize hizmet edemezler.”, “Bugün Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, IMF hep ırkçı emperyalizmin, Siyonizm’in kuruluşlarıdır. Tekelci sermayeye hizmet etmektedirler. Bu kuruluşları ırkçı emperyalizm yönetmektedir. Bunlarla adil bir hizmet yapılamaz.”,  “Gâyemiz, İslâm Birliği’ni kurmaktır. Çünkü karşımızdaki şer güçler, yeryüzünü fesada sokmak için hep beraber hareket ediyorlar. Bak bir Amerika, Irak’ı yok etmek için geldiği zaman 30 tane ülke birden geliyor. İnsanlık, bu durumdan nasıl kurtulacak? Bunun bir tek çâresi vardır. Yeniden hakiki Hakk anlayışına dönmek, bütün dünyâda ‘Adil Düzen’i kurmak ve bunu yapabilmek için de ‘İslâm Birliği’ni tesis etmek…”  (Prof. Dr. Necmettin Erbakan-Davam; Ankara 2013, s. 210-212’den)

*   “Suriye’deki çatışmalarda Suriyeli sivillere karşı işlenen katliâmları görmezden gelen, bunlara yardım eden, fonlayan, bunlara katılan ve hatta plânlayan ve gerçekleştiren hükümetlerin temsilcileri bugün bu salonda bulunuyor.” (Ban Ki-Mun-BM Genel Sekreteri; BM Genel Kurulu, 22.09.2016)

*    “ABD misyoner teşkilâtının protokolünde, ‘Anadolu Türklere bırakılmayacak kadar bizim için önemlidir’ yazılıdır. Diğer önemli bir gerçek ise; 1699 Karlofça Antlaşması’ndan 2008 IMF ile ilişkilerimizin kesilmesine kadar Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti, Hıristiyan Batı’nın vesayeti altında idi. Devamlı olarak Batı’ya ‘Evet’ diyen Türkiye, ilk defa ‘Erdoğan’ tarafından ‘Hayır’ dedi ve böylece ülkemize ‘postmodern bir savaş’ açıldı.”, “İnkârı mümkün olmayan gerçek, Türkiye ‘İkinci İstiklâl Savaşı’nı yaşamaktadır. İçinde bulunduğumuz durum, birincisinden çok daha kritik; toprak ve millî birliğimizi tehdit etmektedir. Birinci ‘İstiklâl Savaşı’nda düşman belli idi; vatanın belirli kısmı işgal altında idi. Şu anda ise ülkenin bütününe;  devletin ve kuruluşların kılcal damarlarına kadar hainler sızmıştır.”  (M. Necati Özfatura-Türkiye Gazetesi; 23.09.2016, s. 9)

 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..

 Dünkü yazımızda da belirttiğimiz gibi; geçtiğimiz hafta “BM Genel Kurulu” için “Sayın Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanı” ve diğer bazı bakanlarla birlikte kalabalık bir heyet hâlinde “New-York”a uçtular.  Giderlerken ve oradaki toplantılarda yaptıkları açıklamalar ise bizi yıllar önce “Prof. Dr. Necmettin Erbakan”ın muhtelif vesilelerle dile getirdikleri hakikatlara götürdü…

“Üstâd Araştırmacı-Yazar Mustafa Necati Özfatura”nın son tespitleri de her bakımdan bunları teyit eyliyor…

Diğer taraftan “BM”nin; başta Gazze, Keşmir, Bosna, Yemen, Libya, Myanmar (Arakan), Irak ve Suriye olayları olmak üzere dünyâ üzerindeki önemli hadiselere de bir hâl çâresi bulamadığını da şöylece bir hatırlayalım…

Diyoruz ve bir kısmını yukarıda “serlevha” hâlinde sunduğumuz bu gerçekleri, bir de mısra mısra dillendirelim istiyoruz… Ortaya aşağıda okuyacağınız şiir çıktı. Beğeneceğiniz ümidiyle…

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

                = = = * = = =

“Domuzlar” bir başta, “Büyük Ayı” var;

“Kâfir Sofrası”nda, “Hurma” arama;

“Ejderha” en solda, “Uçan At”lar!..

“Yedikçe-içtikçe”, düştün harama;

“Şaraplı ekmek”ler, büyük lokmalar!..

 

“Kâfir Sofrası”nda, “müzik” hiç susmaz;

“Kan ve gözyaşı”ndan, beslenen kusmaz;

“Rüzgâr”ı güneyden, hiç mi hiç esmez!..

“Yedikçe-içtikçe”, düştün harama;

“Kasap besmele”yle, bir güncük kesmez!..

 

“Kâfir Sofrası”nda, “mezeler” büyük;

“Yeşil Coğrafya”dan, gelirler yük-yük;

“Tel Aviv” beslenir, masa hep oyuk!..

“Yedikçe-içtikçe”, düştün harama;

“Pekin Ejderhası”, gezemez ayık!..

 

“Kâfir Sofrası”nda, “mezeler” kanlı;

“Saddam”la “Kaddafî”, gömüldü canlı;

“Gazze” bir asırdır, hep heyecanlı!...

“Yedikçe-içtikçe”, düştün harama;

“Sahur” geldi-geçer, “orucun” zanlı!..

 

“Kâfir Sofrası”nda, “5 Ağız” açık;

Onlar konuşurlar, daima seçik;

Bir de “15’ler” var, kenara atık!..

“Yedikçe-içtikçe”, düştün harama;

“Yes!..” ile “No!..” ile, biter her nutuk!..

 

KAYIKÇ’Ali der ki, “Helâl”se aşın;

“Secde”liyse alnın, dik ise başın;

“Kucak açmış” gözler, yolun kardaşın!..

“Yedikçe-içtikçe”, düştün harama;

“Uyuzluğun” bundan, boşuna kaşın!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim