• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 6 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu

“İYİ HUY-GÜZEL AHLÂK”…

Ali Kayıkçı

“İYİ HUY-GÜZEL AHLÂK”…
*“Ahlâk: Huylar, seciye (karakter), tabiat, âdet. İstemeden, kendini zorlamadan insanda meydana gelen meleke (yerleşmiş davranışlar). İslâm âlimlerinin çoğuna göre insanlar; iyiliğe, yükselmeğe elverişli olarak doğar. Sonra nefsin kötü arzûları ve güzel ahlâkı öğrenmemek ve kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, kötü huyları meydana getirir.” 
*“Ahlâk İlmi: Amele dâir ilimlerden biri. Fazîlet ilmi olup, buna kavuşma ve bu fazîleti giderecek şeylerden sakınma yollarını bildirir. Kalb ve rûh bakımından insanı olgunlaştıran ilim ve ameller, tasavvuf. Ahlâk ilmi,çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir…”     (Dînî Terimler Sözlüğü-Türkiye Gzt; c. 1, s. 14)
*“İyi huyları tamamlamak, iyi ahlâkı dünyâya yaymak için gönderildim.”,“Allahü teâlânın en sevdiği şey, güzel ahlâktır.”, “İnsanları memnûn etmek için malınız kifâyet etmez. Ancak güleryüz ve güzel ahlâkla onları memnun edebilirsiniz.”, “İçinizden en sevdiğim kimse, huyu en güzel olanınızdır.”
(Hazreti Muhammed “sallallahü aleyhi ve selem”)  

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“İnsanlığın Umudu İnanmış Gençlik” kapak dosyası ile okuyucularının huzuruna çıkan; aylık siyâset, aktüalite ve fikir dergisi “Anadolu Gençlik Dergisi”nin “136. Sayısı”ndaki muhtelif isimlerin makâle ve yazılarını dikkatli bir şekilde okuyunca, inanın ki insan şöyle bir sarsılıyor ve ister istemez ülke gençliğinin “pür hâl-i melâli” gözler önünde canlanıveriyor…
“Feyzullah Gültekin”, “Gençliğimizin zihinleri tutsak edilmiş ve yabancı felsefî akımların zebûnu olmuştur. Mânevî değerleri zayıflatılan gençliğimiz, bu boşluğu içki, kumar ve kötü alışkanlıklarla doldurmaktadır. İslâm güneşinden nasibini almayan bu neslin yüreğinde Allah’ın rızâsı değil, kariyer, para-pul sevdâsı vardır. Günümüz gençliği, gününü gün etmenin peşinde, şiddet ve şehvet bataklığında debelenmektedir. Gençliğin yeniden inşâsı ve mânevî değerlerinin yeniden ihyâsı şarttır.” derken “Muhammet Esiroğlu” da “İslâm’ın temel taşı, îmândan sonra ahlâktır” diyerek “ahlâk”ın ne kadar önemli olduğunu vurgulamakta ve sonra da şöyle devam etmektedir:
“İnsanların ahlâkî yönden bozulmaya başlaması ile toplumun temeline dinamit koyulmuş olur. Günümüzde kitle imha silâhları ile kitle iletişim araçları aynı vazifeyi görmektedir. Birisi toplumu tamamen yok ederken, diğeri toplumun ahlâkî temellerini yok etmektedir. Bugüne baktığımızda, toplumun temellerini sarsan en büyük silâh olarak televizyon karşımızda durmaktadır. (…) Dizilerin en göze çarpan özelliği; zengin muhitlerinde zengin hayatları işlemesi, çarpık ve ensest ilişkiler, cinsellik, suç ve şiddettir. Kötülükler o kadar rahat sergileniyor ki, bir süre sonra zihin dünyâmızda normalleşmeye başlıyor.” 
Bu satırları okuduktan ve zihnimizde haklı olarak tenkîd edilen gençliğin bu vahîm durumunu şöylece bir göz önüne getirdikten sonra, “Peki çâre nedir?” diye soracak olanlara da cevâbımız: Önce, “Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye”yi, sonra da “M. Hâdimî” merhûmun “İslâm Ahlâkı-İhlâs A.Şti Yy.”nını, âdeta ezberlercesine dikkatle incelemelerini “tavsiye”dir diyoruz  ve hepinizi kalbî sevgi ve saygılarımızla selâmlıyor, sonra da aşağıdaki mısralarla baş başa bırakıyoruz:
- * - * - * - * - *                  
“Nüfus” arttı, “suç” arttı; “mahkemeler” patladı; 
“Ceza evleri” doldu, “ilm-i ahlâk” nerdesin?..
“Ahlâk-ı hasene”yi, “yeni nesil” atladı…
“İyi huy-iyi ahlâk”, Peygamberin vasfıdır; 
“Ar-hayâ” insan için, “cürüm”lere perdesin…

“TV” asrın silâhı; “dost” da vurur, “düşman” da; 
“Tetik-fünye” gerekmez, elden ele “kumanda”;
“Dizi” var “terör” gibi; kâh “dağda”, kâh “liman”da…
“İyi huy-iyi ahlâk”, Peygamberin vasfıdır; 
“Senaryo-iyi reji”, “antika” bu “zamanda”…

Varsa-yoksa bir “Çağrı”, yıllar var “tekrar”lanır; 
“Stüdyo” var, “para” var; “insan” biraz “ar”lanır; 
“Târihi tahrif” eden, kendini “Cengiz” sanır…
“İyi huy-iyi ahlâk”, Peygamberin vasfıdır; 
“Hülâgü” tiyniyetli, her aynadan “utanır”…

“Teşhircilik-cinsellik”, dizilerin “baş tacı”;
“5 bin yıllık târih”im, rafta durur ne “acı”; 
“Dindar” olan hep kötü, “nefret” ettirir “hâcı”…
“İyi huy-iyi ahlâk”, Peygamberin vasfıdır; 
“Ensest ilişkiler” var; “teyze, yenge ve bacı”…

“Borjilar-Pompei”, dünde kalmış sanmayın;
“Bar-pavyon-saunalar”; “masûm” değil, kanmayın;
“Otel-motel-camping”e, “turistik” aldanmayın!..
“İyi huy-iyi ahlâk”, Peygamberin vasfıdır; 
“Avro-Dolar” diyerek, “Cehennem”de yanmayın!..

“Ahlâk-ı zemîme”ler, her “bölüm”de, “sahne”de; 
“Porno”nun adı “sanat”, “hicâb” kalmış “nine”de; 
“Baba-oğul çapkın”lar, “iş var” yaşlı “dede”de…
“İyi huy-iyi ahlâk”, Peygamberin vasfıdır; 
“Yok-yok” artık hepsi var, “yarı gece-perde”de…

KAYIKÇ’Ali okudun, “A. G. Dergisi” yazdı; 
“Mâneviyât” ve “ahlâk”, “Erbakan” sırrı çözdü;
Bu “temel sağlam” iken, “Osmanlı” kıta gezdi…
“İyi huy-iyi ahlâk”, Peygamberin vasfıdır; 
“Batı kültürü” geldi, “silindir” gibi ezdi…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim