İtfaiye

• Allah"ım
• Tehlikeye düşmüş olan her canlının,
• Özellikle küçük bir çocuk
• Yâda yaşlı birinin imdadına
• Geç kalmadan yetişebilmem için
• Bana güç ver.
Yangınla mücadelede
• Bilgi, teknik ve tecrübelerimi arttır.
• Sevgimi, cesaretimi ve inancımı eksiltme.
• Pirimiz İbrahim Peygamberi
• Yanmaktan koruduğun ilahi emrin sırrına
• Beni de dâhil et!
• Kaderimde ölmek varsa




• Çocuklarımı, eşimi ve yakınlarımı
• koru Allah"ım!

Canımız sıkıldığında rahatlamak için DUA ederiz. Ama yukarıda okuduğunuz dua beni çok etkiledi. Bu haftaki yazımı yağmur yağdığında, sel bastığında, doğal afetlerde ve yangınlarda onurlu ve özverili bir şekilde görevlerini yapan isimsiz kahraman olan İtfaiyecilerimize atfen kaleme aldım.

Can ve mal güvenliği bakımından dünyanın en önemli ve en riskli meslekleri arasına giren itfaiyecilik, ne yazık ki ülkemizde önemsenmiyor. Oysa ülkemizin deprem kuşağında olması ise itfaiyeciliğin önemini daha da arttırıyor. Ancak, itfaiyecilik belediye bünyesinde işe yaramayan, hatta sorunlu kabul edilen kişilerin çalıştırıldığı bir kurum olarak görülüyor. Çünkü onların itfaiyeci olduğunu belgelendiren bir kimlikleri bile yok, bu onurlu görevi onlara verenler ise bu isimsiz kahramanlara siz belediye personelisiniz diyorlar. Yani isimleri belediye içinde itfaiyeci olarak adlandırılsa da bir kimlikleri bile yok bu isimsiz kahramanların polis, asker, öğretmen veya zabıta gibi kendilerini tanıtacak bir belgeleri bile yok. Belediyenin vitrininde görev yapmalarına rağmen ne kadar değerli oldukları hissettirilmiyor.

İtfaiyeci yangın göreviyle sınırlandırılmış, önleme, arama, kurtarma ve ilk yardım hizmetleri hâlâ tali işler olarak görülmektedir. Tüm gelişmiş ülkelerin üniversitelerinde çok uzun yıllardır yangın mühendisliği bölümleri varken, Türkiye"de hâlâ tek bir yangın mühendisi bulunmamaktadır. Zaman zaman Gazete ve televizyon haberlerinde görürsünüz, "" itfaiyenin aracı yangın yerine boş geldi, itfaiye olay yerine geç geldi"" diye…  Bugüne kadar hep itfaiyeci suçlanmış, günah keçisi yapılmıştır, ama bunun nedeni araştırılmamış, sorgulanmamıştır.

 Türkiye"deki itfaiyecilerimiz, dünyadaki tüm itfaiyecilerden daha fedakârdır. Hepsi canla başla çalışıyor, Halkın malını, canını kurtarmak için kendini alevlerin içine atıyor. Bir yangından bir kediyi bile kurtarmak için kendini alevlerin içine atıyor.   

1923 yılında kurulan itfaiye teşkilatı 1930, 1966 ve 1985"te çıkarılan kanunlarla yönetiliyor. Ülke genelinde kabul edilen, kapsamlı “yangından korunma yönetmeliği” bile yok. 11 Eylül saldırılarında, Amerika"da 300 itfaiyeci öldü. Ailelerine birer milyon dolar tazminat verildi, sağ kalanlar en yüksek dereceden emekli edildi. Bizde bir itfaiyeci Allah Korusun iş kazasında ölürse ailesini kiradan kurtaracak bir ev alacak kadar tazminat bile vermiyorlar. Allah yardımcınız olsun onurlu “Belediye personeli” onurunuzu onurluların onurlu bir şekilde iade etmeleri temennisiyle yüzünüzden tebessüm, kalbinizden sevgi, gönlünüzden ise o yardımseverlik duyguları eksik olmasın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi
SON YAZILAR