• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • Samsun 15 °C
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ayite, Giresunspor Maçında yok
  • 3 PUAN ÇARŞAMBASPORUN
  • "Her iki takımın da işine yaramayan 1'er puanı oldu"
  • Ayite, Giresunspor Maçında yok
  • 3 PUAN ÇARŞAMBASPORUN
  • "Her iki takımın da işine yaramayan 1'er puanı oldu"

İNSAN YERYÜZÜNDE...

Adnan Bahadır

İNSAN YERYÜZÜNDE ALAH"IN HALİFESİ NASIL OLABİLİR?

           

            Sohbetimize hayırlı cumalar dileyerek başlamak istiyorum; Bugün sizlerle insanın yeryüzünde neden Allah"ın halifesi olduğunu ve bunun ne anlama geldiğini müzakere edeceğiz. Zira yıllardır bu halifelik konusu farklı mekânlarda, farklı bir şekilde ifade edilir. Dilerseniz bir de Yüce Kitabımızın tarifi üzerinden konuyu ele alalım. Öncelikle halife kelimesinin ne anlama geldiğinden başlayalım. Halife kelimesinin Lügat anlamı: Birinin yerine geçen kimse, vekil, temsilci, padişah, kalfa, usta gibi anlamlara gelmektedir. Istılahı manası, yani Kur"an literatüründeki anlamı ise yeryüzünde Yüce Rabbimizin temsilcisi anlamını taşımaktadır.

            Yüce Rabbimiz kâinatı var ettikten sonra İnsanoğlu"nu yaratmaya karar verdiğinde, meleklere hitaben: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dedi. Onlar: “Bizler hamdinde seni tesbih ve takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın” Dediler. Yüce yaratıcı onlara: “Sizin bilmeyeceğinizi herhalde ben bilirim”(Bakara 30) buyurarak Âdemoğlunu yaratmıştır. Aslında burada yüce Rabbimiz biz kullarının neler yapabileceğini de bilmekte ve bunu meleklerine ikrar ettirip, daha sonra da bunu bilmesine rağmen insanoğlunu hem yaratmış, hem de kendisine halife kılmıştır. Peki, dileseydi melekleri halife kılamaz mıydı? Elbette ki kılabilirdi ancak İnsanoğlu"nu Halife kılmasının en önemli nedeni; ona nefis ve akıl verip, onu imtihana tabi tuttuktan sonra bu sınavda başarılı olanları hem kendine layık halifeler, hem de cennetine nail olmuş müminler olarak görmek istemesidir. İnsanoğlu yeryüzüne ayak bastığı günden itibaren sürekli olarak hata yapmış, ama samimi tövbesi sonucu da Rabbinin affına mazhar olmuştur. Hazreti Âdem"den günümüze dek en zor mücadelelerin başında hakkı, hakikati ve doğruyu anlatmak olmuş, bu uğurda nice peygamberler çile çekmiş, bedel ödemiş, bazen da canlarını vermişlerdir. Az olan şeylerin kıymetli olmasının nedeni de budur. Dikkat ederseniz hak dinlere mensup olanlar veya iman edip, Salih amel işleyenler toplumların azınlık kısmını oluşturmuş, çoğunluksa sürekli olarak dalalette ve isyanda bulunmuştur. Biz buna bir anlamda Adetullah yani Allah"ın âdeti diyoruz. Çünkü yeryüzü var olduğu günden, kıyamet sabahına kadar doğruları savunmak, hak"tan yana olmak en zor ve meşakkatli işlerin başında olacaktır. Doğrudan ve hak"tan yana tavır koyanlar bazen toplum tarafından deli olarak adlandırılmış, bazen horlanmış, bazen öz evlatları, aileleri tarafından dışlanmış, ama onlar hiçbir şekilde hak davalarından vazgeçmemişlerdir. Bu durum Âdem a.s"dan itibaren, tüm peygamberler için geçerli olmuş, H.z.Musa, H.z.İsa, H.z. İbrahim, Hz. Yakup, Nuh a.s. gibi peygamberlerin öncelikli sorunları olmuş, kimisine on kişi,  kimisine daha az, kimisineyse sayıları yüz binlerle ifade edilecek insanlar tabi olmuş, bazen peygamberler üzülüp, Rablerine iltica ederek “Ya Rab artık bunaldım, kavmimin zulmüne dayanamıyorum” münacatında bulunmuşlar, ama Cenabı Hak onlara sabretmelerini, sabretmeleri halinde mutlaka başaracaklarını, haklı olan tek kalsa dahi güçlü olacağını bildirip, onları muzaffer kılmıştır.

            İnsanoğlu bazen o kadar çok nankörleşmiştir ki; İsrail oğulları Musa a.s"dan “Rabbinden bir sofra iste de bizi doyursun” şeklinde talepte bulunmuşlar, bunun karşılığında Musa a.s. Rabbinden niyazda bulunup, ondan sofra istemiş, yüce rabbimiz bu talebi kabul edip, onlara kudret helvasından sofra göndermiş, ama zamanla onu da beğenmeyip, isyan etmişlerdir. Yüce yaratıcımız bu isyankârlıklarına rağmen insanlara rızık vermekten çekinmemiştir. İnsanlığın her döneminde Allah"ın varlığına, birliğine iman edip, ona şirk koşmayanlar onun halifesi olmuş, yaptıkları her türlü meşru işleri Yüce Allah mükâfatlandırmıştır. O"na Halife olmak ancak ve ancak O"nun emirlerini yerine getirip, yasaklarından kaçmayla mümkündür. Bunları yapan tüm kulları yeryüzünde O"nun varisleri, temsilcileri ve sevdiği kullarıdır. Yüce Rabbim O"na hakkıyla kulluk yapıp, O"nun istediği gibi halifesi olmayı hepimize nasip etmesini dileyerek hepinizin Cuma"sını tebrik ediyorum. Allah"a emanet olunuz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim