• BIST 97.859
  • Altın 145,775
  • Dolar 3,5783
  • Euro 3,9984
  • Samsun 20 °C
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 23 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

“İNSAN KILIKLI” BU “BELHÜM EDALLER!..”

Ali Kayıkçı

*“Ve lekad zere’na… ülâike kel’en’âmi belhüm edall… (Kalbleri var, ama anlamazlar; gözleri var, ama görmezler; kulakları var, ama işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidir, hattâ daha da aşağıdır.)”, “Onları doğru yola çağırsan işitmezler. Sana bakarlar, ama görmezler.”  (Kur’ân-ı Kerîm, Araf Sûresi, âyet 179, 198)
*“Ey münâfıklar! Allahü teâlâ sizi kendi hâlinize bırakmaz. Hâlis mü’minleri münâfıklardan ayırır.” (Kur’ân-ı Kerîm-Âl-i İmrân Suresi, âyet 179)
*“Münâfık: İnanmadığı hâlde, Müslümanları aldatmak için, Müslüman görünen kimse.”, “İslâmiyet’ten bahsedip de onunla amel etmeyen, ona uymayandır.” (Dînî Terimler Sözlüğü-Türkiye Gzt; c. 2, s. 67)
*“Dört şey münâfıklık alâmetidir: Emânet olunana hıyânet etmek, yalan söylemek, vaadini bozmak ve ahdine vefâ göstermemek (verdiği sözde durmamak)  ve mahkemede doğruyu söylememek.”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve selem”)   
*“Güzel bir söz; kökü yerde sabit, dalları semâda olan güzel bir ağaç gibidir. Yemişlerini Rabbinin izniyle her zaman verir. Habîs (kötü) bir söz de yerinden sökülmüş, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Tibyân Tefsîri-İbrahim Sûresi, âyet: 24-26’dan)
*“Habîs söz söylemek, habîs adamlara lâyıktır. Habîs adamlara, habîs kelâm yakışır.”  (Kur’ân-ı Kerîm- Mevâkib Tefsîri; Nûr Sûresi, âyet: 26’dan)
*“İyi bir iş yapmaya niyet edip de yapamayana, tam bir iyilik yapmış gibi sevâb verilir. Niyet edip yaparsa, on mislinden 700 misline, hatta daha fazla sevâba kavuşur. Kötü bir işe niyet edip de yapmayana, yapılmış tam bir iyilik sevâbı verilir, niyet edip de yapana ise sâdece bir günâh yazılır.”  (Hazret-i Muhammed  “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“Söz ola kese savaşı, söz ola kestüre başı/Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ide bir söz
Kişi bile söz demini, dimeye sözün kemini/Bu cihân cehennemini, sekiz uçmağ ide bir söz.”  (Yûnus Emre)
*“Bizce şiir, mutlak hakikati arama işidir…”, “ Mutlak hakikat Allah’tır.”, “…şiirin gâyesi, ilk dayanak ve çıkış noktası olarak din temeline muhtaçtır. Şâir, madde değil de mânâ hâlinde câmi kapılarının önünü dolduran Allah dilencilerinin en güzelidir.” (N. Fâzıl Kısakürek-Çile; s. 372, 373, 387’den.)
*“Şâir, milletin göğsünde kalbi gibidir; şâiri olmayan bir millet, bir yığın topraktır.” (M. İkbal)
*“Batı dargın, Doğu dargın, gök dargın/Ön, ard, üst, alt taşla örülü kaldı/Hâsılı, yaktılar baba evini/Ne sözü, ne izi, ne külü kaldı/Çözdük her müşkülü derlerse, de ki: Sonunda var olma müşkülü kaldı.” (Necip Fâzıl Kısakürek-Çile)
*“Şehîd kanıyla sulanmış hazır bir vatan buldunuz/(Özyönetim deyip) iğrenç çıkarlara kul oldunuz.” (Mehmet Çınarlı) 
*“Dünyâmızı sorma: hem yeter, hem yetmez/Alçakları var, tartmaya dirhem yetmez!..” (Â. Nihat Asya-Rubâiyyât/2)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“Türkiye Gazetesi”nin 19 Haziran 2016 günlü nüshası 1 ve 10’uncu sayfalarında yer alan “terör” konulu iki ayrı haber var ki oldukça dikkat çekici ve âdeta son bir yılın da özeti gibi idi: 
Bu haberlerden birinde; terör örgütü PKK’nın, Güneydoğu’daki çatışmalarda din ayırmaksızın tarihi câmi, külliye, kilise ve türbelere de büyük zarar verdiği ve 13 dinî mekânı yakıp yıktığı belirtilmekte ve bunlar bir bir sayılmaktadır. 
Diğer haberde ise “Muş’un Kızılağaç” beldesindeki Jandarma Karakolu’na gerçekleştirilen ve bir korucunun şehîd olması ile neticelen hain saldırıda, terör örgütü PKK’nın şeytanî bir plânı hakkında bilgiler verilmektedir. 
“Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen”in verdiği malûmata göre de; Kızılağaç beldesine öğle saatlerinde gelen terörist grubunun karakol yakınındaki camide cemaati rehin aldığı, akabinde de caminin camlarına yerleştirdikleri uzun namlulu silâhlarla Jandarma Karakolu’na saldırdıkları, eğer asker karşılık verseydi ‘Asker camiye saldırdı’ diye propaganda yapıp Silâhlı Kuvvetlerin zorda bırakılmak istendiği, buradaki sivil vatandaşların askerden gelen kurşunlarla ölmesi durumunda da ‘Asker vatandaşa camide kıyım, katliâm yaptı’ diyerek ellerini güçlendirmenin hedeflendiği, fakat askerin de korucuların da ateşin geldiği camiye hiçbir şekilde karşı saldırıda bulunmadığı, böylelikle de ‘şeytanî oyun’un bozulduğu belirtilmektedir…
Bu olaylar; Sn. Cumhurbaşkanımızın bir vesile ile söyledikleri, Kur’ân-ı Kerîm’in A’râf Sûre-i celîlesinde haber verdikleri “hayvandan”, hatta “hayvandan daha aşağı” olmak değil de nedir?..
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla!..
    = = = * = = = 
“İnsan kılıklı” bu,  “belhüm edaller”;
“Hayvandan aşağı”, sorsan “Savaşçı”;
“Mankurtlaşmış” bunlar, bellidir “hâller”;
“Deve” gibi yerler, hazır “lavaşçı”;
“Ih!..” deyince çöker, devlet hayaller!..

“İnsan kılıklı” bu,  “piyon kazması”;
Dün “Muş”ta görüldü, en son “azması”;
“Câmi”ye doluştu, “Zerdüşt bozması!..”
“Hayvandan aşağı”, sorsan “Savaşçı”;
“Belhüm edal” diyor, “Kur’ân yazması!..”

“İnsan kılıklı” bu,  “şeytân kölesi”;
“İhanet-hainlik”, vardır “öznesi”;
“Biji Apo!..” diye, çıkıyor sesi!..
“Hayvandan aşağı”, sorsan “Savaşçı”;
“Bâtıl”ın elinde, hep var “adresi!..”

“İnsan kılıklı” bu,  “alçak çukuru”;
“Güneydoğu”muzun, “muzır kamburu”;
“Mehmetçik-Ahmetçik”, verdi bir soru!..
“Hayvandan aşağı”, sorsan “Savaşçı”;
Dedi “İnsan olmak, zordan da zoru!..”

“İnsan kılıklı” bu,  “katil-câniler”;
“Ermeni” tohumlu, “Avram-Yani’ler”;
“Nikâh-düğün” bilmez, “veled’ zânîler!..”
“Hayvandan aşağı”, sorsan “Savaşçı”;
“Gel!.. Gel!..” diye bekler, tüm “Zebâniler!..”

“İnsan kılıklı” bu,  “Emper… uşağı”;
“İn!..” deyince iner, “Maren” aşağı;
“Brüksel” sıvazlar, bâzen kaşağı!..
“Hayvandan aşağı”, sorsan “Savaşçı”;
“Homolar homosu”,  çözük kuşağı!..

“İnsan kılıklı” bu,  “algun dolgu”su;
“Hendek-kanal” gezer, “pislik olgu”su;
“Akıl-fikir” nanay, körelmiş “us”u!..
“Hayvandan aşağı”, sorsan “Savaşçı”;
Tıpçı “kazurat” der, işin “doğrusu!..”

“İnsan kılıklı” bu,  malûm “bir grup”;
Kâh “batıp-çıkıyor”, arada durup;
“Uyuyan Ahmetçik”, enseden vurup!..
“Hayvandan aşağı”, sorsan “Savaşçı”;
Kâh “sosyal medya”dan, birden “afkurup!..”

KAYIKÇ’Ali der ki, “Câmi basanlar”;
“Bayrak-bayrak” deyip, “bezi asanlar”;
Orda-burda gece, “yolu kesenler!..”
“Hayvandan aşağı”, sorsan “Savaşçı”;
“Kandil” yağıp, “Kobani”den esenler!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim