• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 19 °C
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !

“İNSAN HAKKI” DİYEN KİŞİ…

Ali Kayıkçı

*“Münker ve Nekir melekleri, suâl ve cevaptan sonra meyyite (ölüye) ‘Cehennem’deki yerine bak, Allahü teâlâ değiştirerek, sana Cennet’teki yeri ihsân eyledi’ derler. Bakar, ikisini birlikte görür.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Milâdî 1480 senesinde Edirne’de vefât etmiş bulunan büyük İslâm Âlimi Muhammed bin Kutbüddîn-i İznîkî Hazretleri tarafından kaleme alınmış “Miftâh-ul-Cennet (Cennet Yolu) İlmihâli” adını taşıyan eserin “Müslüman Kadının Ölümüne Dair” ve “Kâfirlerin Ölümüne Dair” başlıkları altında neşredilmiş olan kısımdan birkaç paragraf aktarmak istiyoruz:
“Allahü teâlânın emriyle, meyyit kabirde uykudan uyanır gibi, uyana ve göre ki, bir karanlık yerdedir. Hizmetçisine ve câriyesine veya kendisine daima yardımda bulunan kimseye seslenip (Bana mum getirin!) der. Asla ses ve sadâ gelmez. Hemen kendim kalkayım, derken elleri toprağa dokunur ve başı lâhd taşlarına veya tabut tahtalarına dokunur. Bunun üzerine (Â… ben ölmüşüm!..) diye telâşlandıkda, kabir yarılıp, iki süâl meleği zuhûr eder. Bunların ağızlarından yalın ateşler ve burunlarından, siyah dumanlar çıkmakta ola. Bu hâlde, ona yakın gelip diyeler: (Men rabbüke ve mâ dînüke, ve men nebiyyike?). Yani ‘Rabbin kimdir ve dînin hangi dindir ve peygamberin kimdir?’ Bunlara doğru cevâb verirse, o melekler, onu Hakk teâlânın, ona rahmetiyle tebşîr edip giderler. Hemen o ânda kabrin sağ tarafından bir pencere açılır ve bir ay yüzlü kişi çıkıp, yanına gelir. Bu îmânlı hâtuna bakıp şâd olur. (Sen kimsin?) diye süâl eder. (Ben senin, dünyâda, sabrından ve şükründen yaratıldım. Kıyâmete değin, sana yoldaş olurum) diye cevâp verir.”
“…yularını nefsinin eline kaptırmış bir ahmak öleceği zaman, gözünden perde kaldırılır. Cennet kendisine gösterilir. Güzel bir melek ona: (Ey kâfir!.. Müslümanlara gerici, şehvetleri peşinde koşanlara, ahlâk prensiplerini çiğneyenlere, ’aydın, ilerici’ diyen alçak! Yanlış yolda idin. Hak olan İslâm dînini beğenmezdin, Muhammed ‘aleyhisselâm’ın Allahü teâlâdan getirdiği bilgilere inanan, saygı gösteren bu Cennet’e gidecektir) der.
Cennetteki nîmetleri görür. Cennet hûrîleri de: (Îmân edenler, Allahü teâlâlın azâbından kurtulurlar) derler…
Biraz sonra şeytân bir papaz şeklinde görünür. (Ey filân oğlu filân!.. O gelenler yalan söyledi. O gördüğün nîmetler hep senin olacaktır) der. Sonra Cehennem gösterilir. Ateşten dağları, katırlar gibi akrepleri, çiyanları vardır. Hadîs-i şerîflerde bildirilen azâbları görür. Cehennemdeki Zebânî denilen azâb melekleri, ateşten çomakla vururlar. Ağızlarından alevler çıkar. Boyları minâre gibi, dişleri öküz boynuzu gibidir. Gök gürültüsü gibi seslenirler…
Kâfir bunların sesinden titreyip, yüzünü şeytâna çevirir. Şeytân korkusundan dayanamayıp, kaçar. Melekler yakalayıp şeytânı yere vururlar…
Bu kâfire gelip: (Ey İslâm düşmanı!.. Dünyâda Resûlallah’a inanmadın. Şimdi de, meleklere inanmadın, mel’un şeytâna yine aldandın) derler…
Boynuna ateşten zincirler takıp, ayaklarını başından aşırıp, sağ elini sol böğrüne, sol elini sağına sokup, arkadan çıkarırlar…
Bağırır, dünyâdaki yaltakçılarını çağırır…
Zebânîler cevâb verip: (Ey kâfir, ey Müslümanlarla alay eden ahmak!.. Yalvarmak zamanı geçti. Artık îmân kabûl olmaz, duâ kabûl olmaz. Küfrünün cezâsını ç ekmek zamanı geldi) derler…
Dilini ensesinden çekerler. Gözlerini çıkarırlar. Türlü türlü çok acı azâblar yaparak, habîs rûhunu alır, Cehennem’e atarlar…” (İslâm Ahlâkı-H. Hilmi Işık, s. 336, 338’den)
Şimdi buradan “FETÖ’cü Darbecilerin Tutuklanması” meselesine dönmek ve “Demokrasi-İnsan hakları” diye yırtınan sözde iç ve dış bâzı dostlara mısra mısra seslenmek istiyoruz:

- * - * - * - * - * 

“İnsan hakkı” diyen kişi, imdâdına BM gelmez;
İşte soru ver cevâbı; inan bunu New York bilmez;
İstersen var Yalta’ya sor, Washington da çâre bulmaz…
“Rabbin kimdir, dînin nedir; peygamberin kimdir?” senin; 
Soran melek “Münker-Nekir”; ondan hiçbir can kurtulmaz…

“İnsan hakkı” diyen kişi, bu sorular hepimize; 
Hazırlık tam değil ise, eyvâh bize-hâlimize; 
“Şehâdet” var, hemi “Tevhîd”, alışmıssa dilimize…
“Rabbin kimdir, dînin nedir; peygamberin kimdir?” senin; 
“Hakk kelâmı kitap Kur’ân”, almış isek elimize…

“İnsan hakkı” diyen kişi, cevâbı yok bil AB’de; 
“İstikâmet” üzereysen; çözüm yolu, bak Kâbe’de;
Câmiler var, hem cemâat; girmiş isen bir mâbede…
“Rabbin kimdir, dînin nedir; peygamberin kimdir?” senin; 
Ar-hayâ ne, nâmus neymiş; uymuş isen hak edebe…

“İnsan hakkı” diyen kişi, şu “FETÖ”’ye kanma sakın!..
Şeceresi malûm onun, 80’lere doğru bakın!..
“Kaset işi”, gizli işler; daha dünde, dünden yakın!..
“Rabbin kimdir, dînin nedir; peygamberin kimdir?” senin; 
Erkek isen, efendi ol; edebini daim takın!..

“İnsan hakkı” diyen kişi; hatûn isen, kıymetin bil;
Ne cevherler vermiş Rabbim; hizaya gel, emre eğil; 
“Açıl-saçıl!..” diyen kişi; asla senin, hayrın değil!..
“Rabbin kimdir, dînin nedir; peygamberin kimdir?” senin; 
Bir de nefis şeytanı var, Cehennem’e eder meyil…

“İnsan hakkı” diyen kişi, KAYIKÇI’ya ver kulağın; 
“İns ve cinnî” şeytanlar var; gece-gündüz, solun-sağın; 
Kalbin “Allah!.. Allah!..” desin, ve söylesin hep dudağın!..
“Rabbin kimdir, dînin nedir; peygamberin kimdir?” senin; 
İyi örnek bir hayat sür, kabir değil pek uzağın…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim