• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Samsun 11 °C
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 18 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

İLK “FARK”IMIZ “DU”LARIMIZDA…

Ali Kayıkçı

*“Ey göklerde olan Baba!..”   (Înciller: Pater Noster Duâsı)                    
*“Elhamdü lillâhî…(Bütün hamd-ü senâ, o Allaha ki, rabbil’âlemiyndir. Âlemlerin mürebbisi ve malikidir.)”   (Kur’ân-ı Kerîm: Fâtiha Sûresi, âyet 1)
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Osmanlı Döneminin son âlimlerinden Harputlu İshak Efendi tarafından,  1878 yılında İstanbul’da neşredilmiş çok önemli bir eser var: Adı “Ziyâ-ül-Kulûb” (Kalblerin Işığı) olan bu eserde; İslâm dininin en son ve en mantıkî bir din olduğu belgelere dayanılarak ispat edilmekte ve Hıristiyanlık ile Müslümanlık karşı karşıya getirilerek her iki dînin hangi noktalarda birbirine benzediği, hangi hususlarda ise birbirinden kesinlikle ayrıldığı anlatılmaktadır. 
Rahmetli H. Hilmi Işık tarafından hazırlanıp 1985 yılında İhlâs A. Şti Yayını olarak İstanbul’da “Herkese Lâzım Olan Îmân” ismi altında neşredilmiş bulunan eserin 426-448 nci sayfalarında özetlenen bu konuda , oldukça dikkat çekici bilgiler verilmektedir… 
Onların cadde-sokak, park-bahçede gezip tozdukları ayakkabılar ile haftada bir gün kiliseye gidip sıralara oturup   “bir duâ” etmelerine karşılık Müslümanların,  haftanın her gününde; günde 5 defa ve en az 17 olmak üzere ortalama 40 defa tekrarlayıp okudukları “Fâtiha-i şerîfe” ile Hıristiyanlara sayıca bile en az  “139”, ortalama okuyuş ile “280” defa “fark” attığını gözler önüne sermektedir…    
Bu bilgilerin ışığı altında kaleme alınan mısraları Sizlerle paylaşalım istedik:
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…                                                                        
- * - * - * - * - *  
“Fark”ımız “duâmız”dır; hem ilk, hem son farkımız;
Biz “Allah” deriz, bir’dir; eşi yok, benzeri yok; (1)
Mekândan münezzehdir, gönül O’na tahtımız…
Baba, Oğul, Rûhul-kuds; ilâhları birden çok; 
Resûllah Ahmed’dir, ümmet olmak ahtımız…

“Fark”ımız “duâmız”dır; hem ilk, hem de son (+) artımız; 
Terazi bize gelir, îmânda yok tartımız; 
Yeşil kart geç-geç derken, yok kırmızı kartımız…
Baba, Oğul, Rûhul-kuds; ilâhları birden çok; 
Muhammed Ümmetinin, sicili bak tertemiz…

“Fark”ımız “duâmız”dır; hafta yüzlerce fark; 
Pazar günü kilise; sanki sokak, aynen park; 
Papaz  daim aracı, böyle döner or’da çark…
Baba, Oğul, Rûhul-kuds; ilâhları birden çok; 
Bugün Avro geçiyor, dün gezerdi malûm Mark…

“Fark”ımız “duâmız”dır; Oğulsuz, Yaratana; 
Her şeyin tek hâkimi, can verip doyurana; 
KAYIKÇ’Ali diyor ki, düşün bi-anlasana:
Baba, Oğul, Rûhul-kuds; niçin olsun birden çok?
Allah tek, Muhammed (*) hak, kavuş sen de ihsâna!..
 ---------------------------------------------------  
(1): Bkz: Kur’ân-ı Kerîm; İhlâs Sûresi, âyet 1-4
(*): Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim