• BIST 83.048
  • Altın 147,065
  • Dolar 3,7593
  • Euro 4,0369
  • Samsun 4 °C
  • Ankara -4 °C
  • İstanbul 6 °C
  • TARAFTARLAR YALNIZ BIRAKMAYACAK
  • ŞİMDİ GALİBİYET ZAMANI
  • ÇARŞAMBA'DA KÖTÜ GİDİŞ DEVAM EDİYOR 1-0
  • TARAFTARLAR YALNIZ BIRAKMAYACAK
  • ŞİMDİ GALİBİYET ZAMANI
  • ÇARŞAMBA'DA KÖTÜ GİDİŞ DEVAM EDİYOR 1-0

İhale yapılmaksızın iş vermek doğru mu?

Adnan Bahadır

Kent Bilgi sistemi; Şehrin havadan görüntülenerek, cadde ve sokaklarının mevcut durumlarının, tüm detayları ile tespit edilerek haritalara işlenmesidir. Bu sistem, her şehrin planlamasında, alt yapı çalışmalarında, kaçak inşaat, nüfus sayımı gibi çalışmalarına rehberlik edecek bir sistem olup, bir anlamda şehrin tüm bilgilerini içeren yol haritası veya fihristidir diyebiliriz.
Büyükşehir Belediyesi, 2000 yılında hayata geçirmeye başladığı Kent Bilgi sistemi için ihale açmamış, 21/F olarak adlandırılan teknik konuları içeren işlerin yaptırılabilmesi için liyakatli firmalara davetiye çıkarıp, ihale yapmaksızın, limitsiz olarak iş verebilme yetkisini kullanarak, Belediyenin yapması gereken işi, SASKİ bütçesinden karşılamak üzere MNG firmasına vermişler. Aradan 5 yıl geçip, işin belli bir bölümü yapılınca, kalan kısmın yapımı için yeniden ihale yapılmaksızın o gün ki para ile dört trilyon liraya MNG firmasına vermek üzere teklif hazırlıyorlar. Olayı öğrenen SASKİ müteahhidi bir arkadaş, yanıma gelerek, bu ihaleyi almak istediğini, İstanbul Büyükşehir Belediyesi"nin Kent Bilgi Sistemi"ni kuran firmanın, arkadaşı olduğunu, konuyla ilgili görüşüp, fizibilite yaptığını, işi iki buçuk trilyona yapabileceğini söyleyince, konuyu idareye bildirdim, idare “Bu iş teknik bir iştir, helikopter gerek, MNG"den başkası yapamaz” deyince, dedim ki, arkadaş açarsınız ihale, koyarsınız şartlarınızı yapabilen gelir verir teklifini, işi yaparsa alır parasını, yapamaz ise, teminat mektubunu yakarsınız, işi verirsiniz başkasına. Hani derler ya "Oynamayacak gelin yerim dar dermiş" diye, bizimkiler de aynı hesap “olmaz bu işin aciliyyeti var” deyip, evrakı dört trilyon olarak hazırlayıp, bürokratlara imzaya açtılar. Bürokratlar olayın duyulduğunu öğrenince, korkup, evrakı imzalamadılar. Bunun üzerine Kral Hazretleri imza yetkisi olan tüm bürokratları konferans salonuna toplayıp ”Ya bizim dediklerimizi yaparsınız ya da istifa edersiniz” deyip, tehdit ediyor, bunun üzerine olay MNG firmasına yansıtılıp, verdiği fiyatı düşürmesi isteniyor, MNG firması da teklifi iki buçuk trilyona indirip, işi ihaleye girmeksizin alıyor, ardından Samsun"da bulunan bir harita mühendisliği bürosunu taşeron olarak kullanıp, işin tamamını o büroya 800 milyara yaptırdı, sizin anlayacağınız 1.7 trilyonu cukkaya attı.
Bazı okurlarım veya dostlarım soruyorlar sen orada iken ne yaptın veya bazı olaylara neden müdahale etmedin? Benim o belediyede hangi işlere ne kadar müdahale ettiğimi, yetkim dâhilinde olan hangi işin yanlış yapılmasının önüne geçtiğimi ve neden birileri tarafından istenmeyen adam ilan edildiğimi zamanı gelince teker, teker izah edeceğim. İşte bunlardan birisi MNG olayı, bir diğeri Ağabali caddesinin alt yapı inşaatı… Orada da durum farklı değil. Bizim Kral Hazretleri tutturdu işi iki trilyona Bafralı bir müteahhide verecek. Tanıdık bir müteahhit 1.3 Trilyona yaparım diyor, bizim Kral hazretleri olmaz diyor. Nedenine gelince adam CHP"nin GİK üyesi, olur ya Ak Parti aday yapmaz ise, oradan bu iş adamı sayesinde işi bağlayabilmek için, ihaleyi o iş adamına vermek için elli takla attı. İş adamı işi alma taraftarı olmamasına rağmen, adamı aradı, arattırdı, işi alması için her türlü manevrayı yaptı. Sağ olsun benim koğuş ağam ve de Kayıkçıbaşı bana destek verdi, gittik yanına dedik ki “Başkanım biz kefiliz bu adam bu işi 700 milyar ucuzuna yapacak, verelim işi ona.” Baktı ki iş ciddiye bindi, etrafta duyulacak, işi verdi düşük teklifi verene.
Şimdi benim birileri tarafından neden istenmeyen adam ilan edildiğimi, Kayıkçıbaşı"nın neden Erol Taş unvanına layık görüldüğünü daha iyi anladığınız kanaatindeyim. Bazı uyanıklar alışmış iş yapmadan para almaya veya on liralık işi yirmi liraya yapmaya, siz yürüyen tekerine çomak sokarsanız olursunuz kötü adam.
Adamın sermayesi belli, işi belli, orta derecede bir esnaf, çok kısa zamanda bir gazeteye ortak oluyor, isim hakkına haciz koyduruyor, yemek fabrikasına ortak oluyor. Diğer yandan kendi işini devam ettiriyor. Maşallah on elde on marifet, görüyorsunuz değil mi, bu adamlar cemaat ehli, Müslüman, takva adamlar! Başkaları ise tu-kaka herkesin kafasına göre doğruları, eğrileri, adamları var. Ona göre hesabını kitabını ayarlıyor. Siz ona engel olduğunuz an işinizi bitiriyor. Garip bir dünya, garip işler ve garip insanlar… Konuşmaya sıra geldiğinde dürüstlükten, Müslümanlıktan, adamlıktan dem vuranlar sıra icraata gelince söylemlerinin aksini yapmaktan geri durmuyor. Ne diyelim Allah herkesin gönlüne göre hak ettiğini          versin. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim