• BIST 108.392
  • Altın 143,552
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Samsun 26 °C
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 22 °C
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 

İç Güvenlik Paketinin Getirdikleri

Prof Dr.Osman Köse

İç Güvenlik Paketinin Getirdikleri

 

Türkiye’de, kamuoyunu uzunca bir süredir tartışmalarla meşgul eden ve “İç güvenlik paketi” olarak bilinen  “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” nihayet mecliste madde madde görüşülerek kabul edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ve Resmi Gazete’nin yayınlaması ile de 4 Nisan 2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. İç güvenlik kanununun çıkmasını büyük bir ivedilikle isteyen Cumhurbaşkanı, önüne gelen kanunu bekletmeyerek jet hızıyla imzaladı.

Muhalefet partileri kanun tasarısının gündeme alınmasıyla daha ilk günlerden karşı duruşlar sergilediler. Türk parlamento tarihine bakıldığında tüm muhalif unsurların tek bir noktada birleşerek iktidara karşı güç birliği yaptıkları ve meclis çalışmalarını bu denli sekteye uğrattıkları pek vaki değildir. Fakat iç güvenlik paketi söz konusu olunca mecliste CHP – MHP –HDP ve meclis dışında da bunlara paralel siyasi legal ve gayr-ı legal partiler ve yapılanmalar iktidar partisine karşı güç birliği yaptılar. Hatta MHP grup başkanvekili Oktay Vural’ın “TBMM’de şimdiye dek görülmeyen şekilde muhalefet ederek engellemeye tabi tutacağız” diye meydan okuması ilk başlarda rutin siyasi manevralar olarak algılanırken, TBMM çalışmalarında ortaya çıkan tablo söz konusu siyasi çıkışların boşta kalan sözler olmadığını gösterdi. Muhalefet partileri tüm güçleriyle meclis çalışmalarını yavaşlatma, sekteye uğratma ve engelleme gibi ellerinden gelen argümanlarını başarıyla sergilediler fakat iktidar partisinin ezici gücü, sabrı ve metaneti karşısında başarılı olamadılar.

Meclisteki muhalefet partilerini “ret” cephesinde birleştiren “iç güvenlik paketi”nin içindeki maddelere bakıldığında MHP ile HDP veya CHP’yi bir araya getirecek derecede bir durumun olmadığını görmek mümkündür. Paketteki maddelere göre molotof kullanmak, bonzai gibi uyuşturucular kullanmak, maskeli eylemlere katılmak suç sayılmaktadır. Yine Polise ev ve işyerlerini arama ile gerektiğinde suçluları 48 saate kadar göz altında tutma yetkisi verilmektedir. Paketin içinde çok sayıda madde olmakla beraber en dikkat çekenler bunlardır

Özellikle son 40 yıldır terörden binlerce insanını kaybeden, kalkınması sekteye uğrayan ve hala terörün kıskacından aydınlığa çıkma mücadelesi veren Türkiye’nin huzura kavuşmaya hakkı ve ihtiyacı vardır. Yüzü maskeli kişilerin evleri ve arabaları kundaklaması, insanlara molotoflarla saldırması sadece Türkiye’de suç değildir. Her gün televizyonlardan yüzleri maskeli kişilerin neler yaptıklarını Türk toplumu dehşetle izlemektedir. Bonzai ve benzeri uyuşturuculardan genç yaşlarda ölenleri ve girdabına çektiği gençleri nerelere sürüklediğini toplum yakından ve ürkerek görmektedir.

Bu nedenle toplumda huzuru tesis etmeyi ve terörü ortadan kaldırmayı hedefleyen “iç güvenlik paketi” yerinde ve çıkarılması geç kalınmış bir kanundur. Bu kanunla artık Türkiye’de huzuru bozan teröristlerin yüzleri maske ile dolaşmaları, araba yakmaları, mağazaları ve evleri ateşlere vermeleri suç kapsamındadır. Ellerde molotof ile sokaklarda dehşet saçmak artık bu ülkede olmayacaktır. Suçlulara artık anında ve etkili müdahaleler yapılacaktır. Yani artık can yakan şeylerin suç olduğu ve bu suçların da karşılığı vardır.

Muhalefet partilerinin “iç güvenlik paketi”ne karşı çıkmalarının elbette kendi siyasi duruşlarına göre haklılık gerekçeleri vardır. PKK sempatizanlarının şehirlerde yüzleri maskelerle ortalığı savaş alanlarına çevirmeleri, ortaya çıkışı ve varlığı kaos zemini üzerine kurulu HDP için bir anlam ifade edebilir. Fakat MHP ve Türkiye’nin en köklü siyasi partisi CHP’yi anlamak mümkün değildir. Muhalefetin “polis devleti kurulmak istendiği” ve kanun tasarısının “hukukla bağdaşmadığı” yönündeki çıkışları pek de inandırıcı gelmemektedir.

            Bu yasanın elbette uygulamasını ve sonuçlarını önümüzdeki dönemlerde göreceğiz. Temennimiz şehirlerde zaman zaman ortaya çıkan terörün kökünün kazınmasıdır. Canı terörden yanan toplumumuzun da en büyük arzusu budur.

PKK’nın silahları bırakması için gayretler sarf edilirken, DHKP-C ve benzeri yapılanmaların şehirlerde boy gösterme gayretlerinin görüldüğü bir dönemde “iç güvenlik paketi”nin kanunlaşması önemlidir.

Bu kanunun huzuru tesis etmede bir araç olması temennimizdir.

Bu kanunla “Polis Akademisi”’nde yapılan yeni düzenlemelerden daha sonraki yazımda bahsedeceğim.  

 

Prof. Dr. Osman Köse

  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim