• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Samsun 12 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 14 °C
  • ZEREN: "Yarın kazanan taraf biz olacağız"
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE
  • ZEREN: "Yarın kazanan taraf biz olacağız"
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE

Hayati Kaynar: Şişmiş karnı ile kıyıya vurduğuyla kaldı

Bülent Karslıoğlu

Gazetecilik mesafe sanatıdır. Mesafenizi kaybettiğiniz an pusulasını meyhanede, bir yosmanın masasında unutup denize açılan bir gemici gibi mavi atlasın ortasında çaresiz kalakalırsınız.

Pusulanız olmadığından limana ulaşma ihtimaliniz hayal gücünüz kadardır. Bir süre sonra gemide erzak bittiğinden önce arkadaşlarınızı yemeye başlarsınız. Tek tek…

Ta ki, gemide tek başınıza kalana kadar. Su da bittiğinden çoktan idrarınızı içmeye başlamışsınızdır. Önceleri besleyici olan idrar bir süre sonra sizi zehirlemeye başlar. Kusma, kaslarda kasılmalar ve mide kramplarının ardından, gözlerinizi göğün tavanına dikip, o mavi atlasın ortasında, bir katil olarak ölürsünüz.

*

Bunu neden mi anlattım?

Başta söylediğim gibi ‘gazetecilik mesafe sanatıdır’ o ayarı kaçırdın mı, cısçıplak şehrin meydanında kalakalırsın. Çocuklar bile gelip yüzüne tükürür. Bu ‘mesafesizlere’ onlarca örnek verilebilir. Şimdilik en toramanından başlayalım.

*

26 Mart 2017’de Aydınlık gazetesinde bir haber çıkar. Özetle anlatırsak, FETÖ’nün kilit isimlerinden Adil Öksüz’ü, AKP Samsun Milletvekili Fuat Köktaş ile İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, 15 Temmuz sonrası Samsun’a getirmiş, ardından da yurt dışına kaçmasına yardım ettikleri iddia edildi.

Haber tam da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Samsun’a geldiği güne denk gelmiştir. Ortalık toz duman olur. Sonrasında yaşananlar ayrı bir yazının konusudur. Ki, yazılacaktır…

*

Haber elbette ülke genelinde yankı uyandırır. Ama asıl Samsun’un ortasına pimi çekilmiş bir el bombası bırakılmıştır. Bu pimi çekenin kim ya da kimler olduğu parmak izlerinden bulunmaya çalışılır.

İşte tam da o günlerde insanların aklına Gazete Gerçek’in Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Hayati Kaynar’ın aylar önce köşesinde yazdığı bir konu akıllara gelir. Kaynar o yazısında, bir dosyadan bahseder. O dosyayı ‘gördüğünü’ ve dosyanın açılması halinde Samsun’da siyasi dengelerin değişeceğini yazar. Yine o yazıda, FETÖ ve kaçak bir isimden bahsedilir.

Haliyle Aydınlık’ın haberinden sonra insanların aklına ilk olarak Hayati Kaynar gelir. Ki, Samsun’da şöyle bir şey de olur, savcı bazı gazetecileri çağırarak ifadelerini alır. Konu: Aydınlık gazetesinde çıkan haberdir. Gazeteciler bilgilerinin olmadığını söylerler.

Ama ne var ki, aylar öncesinden, sanki biliyormuş gibi Aydınlık’ın haberini köşesinden veren Hayati Kaynar’ı savcı çağırmaz. Kimse fikrini sormaz. “Arkadaş, müneccim misin, bir yazı bu kadar nokta atışı yazılmaz!” demez.

Çok uzattığımın farkındayım. Ama asıl gelmek istediğim yere olayları özetleyemeden gelemezdim.

Şimdi konumuza dönebiliriz.

*

Evet, tam da o günlerde Hayati Kaynar yine bir yazı yazar ve nedense, hiçbir nedeni yokken, merkeze çekilen eski Samsun Valisi İbrahim Şahin’i yere göğe sığdıramaz. Yazının başlığı, ‘Çocuklara sorun’ dur. Kaynar, eski Şahin’i, “HALK NEZDİNDE MÜKEMMEL BİR BÜROKRAT!...” ilan eder.

Hızını alamaz ve şunları yazar:

“Geldiği günden beri;

Başı dertten değil,

İftiralardan kurtulmuyor!!!...

Kuzeninden,

Köyündeki Mevlüt efendinin oğluna kadar suçlandı!!!...

Devlet Denetleme Kurulu'nun yürüttüğü bir araştırma kapsamında pasaportunun alındığı bile söylendi...

Yok efendim;

Gazeteciyi işten attırmış,

Yok,

Bank Asya'ya 239 bin TL yatırmış!!!!..

Yok,

TRT'de fetöcü kadro oluşturmuş!...

Yok,

Bilmem kime 100 bin TL maaş vermiş!!!..

Mış, miş, mış!!!!!..” diye yazar.

O ilginç “beni kullanabilirsiniz” yazısını merak eden bulup, okur.

İşte bu yazı, okların üstüne çevrildiğini gören Kaynar’ın, çırpınmasından oluşan dalgaların kıyıya vurma halidir. Ya da kıyıya vuran kendisidir. Mavi atlasın ortasında, yediği arkadaşlarından sonra Kaynar’dan geri kalan işte budur. Dümeninde oturduğu gazetede köşe yazısı bile yazamaz hale gelir.

*

Tabi, eski Şahin’in durumu da ortadadır. Kızağa çekildikten sonra hakkında FETÖ soruşturması yürütüldüğü ortaya çıkar. Telefonuna ByLock yüklemiştir ama kullanmadığı iddia edilerek savcı dava açma gereği duymaz. AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, “Şahin, FETÖ’nün TRT’deki mimarıdır” der. Hem de canlı yayında. Eski çalışanları, FETÖ’cüleri TRT’ye doldurduğunu söyler. Daha onlarca iddia…

*

Geliriz bu güne…

Kaynar şimdi köşesinde göbeğini büyütüyor. (Gazetesinin değil, ihaleler ve rantla doldurduğu döşeğinin üstünde oturuyor.)

Kaynar’ın gazeteciliği, kötü gazeteci nasıl olunura örnektir.

Gazeteciliği kendine gemicik olarak tahsis eden Kaynar, mesafe ayarlamayı çoktan unuttuğu için şişmiş karnı ile kıyıya vurduğu ile kalır.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim