• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • Samsun 13 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 21 °C
  • KAVAK DERNEKLER FEDERASYONUNDAN SAMSUNSPOR'A TAM DESTEK
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • BİLET FİYATLARI BELLİ OLDU
  • KAVAK DERNEKLER FEDERASYONUNDAN SAMSUNSPOR'A TAM DESTEK
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • BİLET FİYATLARI BELLİ OLDU

HAYÂLET GEMİ

Ahmet Ufuk Erkan

 

 

 

 

 

 

HAYÂLET GEMİ

 

 

                        Limanlar geziyorsun, dönüşlerini uzun tutarak. İlk kez vardıkların bile tanış gibi. Her liman bildik, her liman özlenmelik…

 

                        El ediyor sana ayrıldığın kıyı. Görmezden gelerek geçip gidiyorsun. Aklının ufak kırıntıları belki orada; sadece kırıntıları. En uzak denizlere gitme sevdasındasın, yeni limanların sevdasında. Kaçışın, kurtuluşun sevdasında. Vefâsız sevgiliden kaçarcasına, açılmaktasın alabora olmaya aldırmadan.

 

                        Gecenin en karanlığında, orta yerinde denizin, her limana uzak, bir sen, bir gökyüzü… Ne geçmiş var o an, ne gelecek kaygısı. Tayfasız, miçosuz geminde, bir başına, denizle dertleşerek, göğe dumanlarını savurarak… Çağrısına aldırmadan hiçbir limanın, özellikle denize açıldığın limanın…

 

                        Denizler arşınlıyorsun, limanlar buluyorsun dönüşleri uzatarak.

 

                        Verilmiş kıyına inat, her kıyıya hemhâlsin. Âşinâsın her limana. Bir tek denizlere açıldığın, kürkçü dükkânı kıyına yabancı… Uzatıyorsun dönmelerini. İçine doğuyor, tekrar dönersen, bir daha gitmesi yok bunun.

 

                        Limanlara ihtiyaç olmasa değil mi? Söylen dur kendi kendine. Her gemi denizden çok muhtaç bir limana.

 

                        Rotanı, en uzağına çeviriyorsun da nasıl oluyor, sana el ediyor o kıyı? Nasıl oluyor da o kadar uzaklaşırken, o kıyıyı da taşıyorsun her vardığın kıyıya? Kıyı, o varmayı, dönmeyi ertelediğin liman, nasırlaşmış sende. Herkeste olur bu. Sor inanmazsan; limanları nasırlaşır insanda. Gittikleri yere götürürler onu. Kendisinden kurtulmadıkça, kimse kurtulamaz limanından. O liman cehennemdir, bir ateş taşırsın yani…

 

                        Geldi işte gelmesi istenmeyen. Zaman içinde gide gide… Geldi işte gelmesi istenmeyen. Çevir şimdi rotanı. Elin varmasın, kalbin varmasın, ruhun darmadağın, çevir hadi bakalım rotanı.

 

                        Geldi işte gelmesi istenmeyen zamanlar. İçinde, belki bir fırtına olur ümidi. Ya da ne bileyim, çarpar kayalara kâğıttan gemin. Belki böyle kurtulursun ertelediğin gidişten. Belki böyle kurtulursun mecburiyet limanından.

 

                        Batış duaları mırıldan ve çevir rotanı…

 

                        Geldi çattı, gelmesi istenmeyen. Kabul olmaz duaların kabul olmadı. O rutûbetli, bataklık kokulu kıyın karşında duruyor.

 

                        Çık bakalım sâhiline, zıkkım olası limana ayak bas. Tüm kirli ayaklarla kirletilmiş kıyısına ayak bas. Eskitilmiş insanlar cehennemine, bu yaşayan ölüler kıyısına…

 

                        Ve geriye bakmadan, at elindeki meşaleyi, yak hayâlet gemini. Mübârek olsun yıkılası limanın.

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim