• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 17 °C
  • 16 FUTBOLCUNUN SÖZLEŞMESİ SONA ERİYOR
  • SAMSUNSPOR'A CEZA KAPIDA
  • BELGESEL ÇEKİMLERİ SÜRÜYOR
  • 16 FUTBOLCUNUN SÖZLEŞMESİ SONA ERİYOR
  • SAMSUNSPOR'A CEZA KAPIDA
  • BELGESEL ÇEKİMLERİ SÜRÜYOR

Havf ve Recâ (Korku ve Ümit) ile ‘Ümitsizler’

Ali Kayıkçı

 Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Bilindiği üzere, her bir Müslümanın hayatı; bir tek cümle ile özetlenecek olursa, bu da “havf ve rec┠üzere yaşamak, yani “Allahü teâlâdan korkmak ve hep rahmetini ümit etmek”tir.
 Büyük İslâm Âlimi ve 2 bin yılının yenileyicisi İmâm-ı Rabbâni Hazretleri, bu ifâdeyi şu şekilde açıklamışlardır:
 “Havf, yaptığı ibâdetlerden gurura kapılmamak, işlediği amellerin her an yok olma endişesi içinde bulunmak, Allahü teâlânın azâbına müstahak olacağını düşünmektir.
 Recâ ise, daima Allahü teâlânın rahmetinin, azâbından fazla olduğunu düşünerek, kendi günâhlarının da affolunacağı ümidinde olmaktır.”
  Necîb milletimiz bu Arapça deyimi bakınız ne güzel ifâde etmiştir: “Korkan Allah"tan korksun” ve “Allah"tan ümit kesilmez”…
 Bunları niçin hâtırlatıp köşemizde yazma konusu yaptığımız meselesine gelince,
önceki gün Bostancı"daki karargâh evinde polisle çatışmaya girip ölü olarak ele geçirilen devrimci örgüt liderinin telsizle kendilerini “ümitsiz/umutsuz (desparadus) kimseler olarak açıklamış bulunması ve diğer pek çok terörist gibi neticede cehennemi boylamış olmasıdır…
 Sözün özü; bu ve benzeri kişilerin, siyâseten düştükleri büyük yanlışlar yanında, mânen de karanlık bir yola girdiklerini, daha doğru bir ifâde ile nar-ı cehenneme bilet aldıklarını, hayatta iken kendi dilleri ile ifâde eylemiş bulunmalarıdır…
 Bu ve yandaş örgüt mensupları; isimleri ve kılık kıyafetleriyle biz Müslümanlara benzeseler bile, îtikât ve âmelleri ile, söz ve davranışları ile Türklükten çıktıkları gibi İslâmiyet"ten de o denli uzak kalmışlar ve şeytan-ı lânenin gönüllü askeri olmayı yeğlemişlerdir…
             Bu arada ev ve işyerlerini önüne çıkan ve kirayı bolca verenlere kiralamaktan kaçınmayan, iyi insan ve iyi komşu aramayan, “mal benim değil mi, dilediğime veririm” diye düşünen gayrimenkul sahiplerine de müsaadenizle kısa bir cevâbımız var:
  Evet; mal senin, emlâk senin, keyif senin… Dilediğine, istediğin paraya vermek yetkisi de senin… Ancak teröristle, ahlâksız insanlarla, mafya ile karşılaştığın zaman, mânen ve maddeten sıkıntılar çekmek de niye bir başına değilsin?.. Niye başkalarını buna ortak ediyor, vebâl alıyor ve günâha giriyorsun?.. Niye kanunlara uymak, kamu düzenini sağlayan kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak yerine, “ben paramı alır, keyfime bakarım” mantığı ile hareket eyliyorsun?..
 Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
 * - * - * - * - * -   
 Deme sakın mal benim, mülk benim-para benim;
 Ben yiyeyim-içeyim, keyif benim-can benim…
 Evlâdım safa sürsün, baka dursun yeğenim…
  Reklâm olsun âleme, şöhret benim-şan benim…
  Eller varsın sürünsün, bar-pavyonda bedenim…

 Deme sakın mal benim, onu bırakan nerde?
 Ölüm büyük nasihat, aklı olan her ferde…
 Mal-mülk kıralı Karun, toprak altı bir yerde…
  Gelmez kasa ve cüzdan, cepsiz olur kefenim;
  Ne avuç tutar olur, ne kese olur yenim…

 Deme sakın mal benim, taşırım hamal benim;
 Ömür kısa sürse de, şu tul-i emel benim;
 Şu arsa-fabrikalar, subasman-temel benim;
  ABD Dolar verir, Çin"den de gelir Yen"im;
  KAYIKÇI"m yok mu çâre, yem olmasın bu tenim?..

 

 

 


 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim