• BIST 106.668
  • Altın 140,816
  • Dolar 3,5391
  • Euro 4,0642
  • Samsun 24 °C
  • Ankara 27 °C
  • İstanbul 29 °C
  • GÖKAY İRAVUL İMZALADI 
  • CANBERK AYDIN KAYSERİSPOR'DA 
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • GÖKAY İRAVUL İMZALADI 
  • CANBERK AYDIN KAYSERİSPOR'DA 
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN

“HARPSIZ SAVAŞ” veya “SAVAŞSIZ SAVAŞ!..”

Ali Kayıkçı

*  “…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den)  
*  “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den)                                                                                                                                            
*  “Sakın yeryüzünde fesâd çıkarma. Doğrusu Allah, fesâd çıkaranları sevmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Kasas Sûresi, âyet 77’den)
*  “…yeryüzünde fesâd çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da bulundukları yerden başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyâda onlar için bir zillettir. Âhirette ise onlar için büyük bir azab vardır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet 33’den)
  * “Doğru yol gösterildikten sonra Peygamber aleyhisselâma uymayan ve îmânda ve amelde mü’minlerden ayrılan kimseyi küfr ve irtidâdda bırakır ve Cehennem’e atarız. O Cehennem, çok kötü bir yerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 104)
* “İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı (iyi) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin (Cehennem’in) arkadaşlarıdır. Onlar orada (bir daha çıkmamak üzere) ebedî (sonsuz) kalıcıdırlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 217)
*   “Ey îmân edenler; Yahûdî ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğruya iletmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet: 51)
*    “Ey îmân edenler! Eğer kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, sizi îmânınızdan çevirirler, kâfir ederler!.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 100)
*   “Ey îmân edenler!  Sizden olmayanları dost edinmeyin! Sizi şaşırtmakta kusur etmezler, işlerinizin sarpa sarmasını arzu ederler. Görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta. Sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür. İşte size âyetleri açıkça bildirdik, eğer akl ederseniz.”     (Kur’ân-ı Kerîm;  Âl-i İmrân Sûresi, âyet 118)
*   “Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahûdîler ve ne de Hıristiyanlar, asla senden râzı olmazlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet: 120’den)
*   “Zulmedenlere meyletmeyin (yakınlık göstermeyin) ki, size ateş dokunur ve Allah’tan başka dostlarınız da yoktur, sonra kurtulamazsınız”  ( Kur’ân-ı Kerîm; Hûd Sûresi, âyet 113)
*   “Onlara, ‘Kâfirlere inanmayınız!’ dediğim hâlde, onlar kâfirlerin sözleri ile hareket ediyorlar. Şeytân onları aldatıyor.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 59)
*  “Onlar sağır, dilsiz ve kördür, bu hâllerinden dönüp îmân etmezler!” (Kur’ân-ı Kerîm;  Bakara Sûresi, âyet 18)               
* “Kalbleri var, ama anlamazlar; gözleri var, ama görmezler; kulakları var, ama işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidir, hattâ daha da aşağıdır.”, “Onları doğru yola çağırsan işitmezler. Sana bakarlar, ama görmezler.” (Kur’ân-ı Kerîm;  Araf Sûresi, âyet 179, 198)                                                                                                                                                                                        *  “Mü’minler, mü’minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler. Kim böyle yaparsa,  Allah ile ilişiğini kesmiş olur.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 28)   
*  “İşte biz böylece, kazandıkları günâhlardan dolayı zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.”, “…Şu muhakkak ki, zâlimler felâh bulmazlar (kurtuluşa/muratlarına ermezler).” (Kur’ân-ı Kerîm; En’âm Sûresi, âyet 129, 137’den)             
*  “Ey Rabbimiz!.. Eşlerimizden, gözümüzün nûru olacak kimseleri  (genç nesli) bizlere ihsân eyle!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Furkân Sûresi, âyet 74)
*   “Asra yemin olsun ki, insan mutlak bir hüsranda; ancak, îmân edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hep hakkı tavsiye edenler ve      sabrı tavsiye edenler müstesna!”    (Kur’ân-ı Kerîm-Asr Sûresi;  âyet: 1-3)
*   “Her nefis (canlı) ölümü tadacaktır.”     (Kur’ân-ı Kerîm-Âl-i İmrân Sûresi;  âyet: 185, Enbiyâ; â: 35, Ankebût; â: 57) 
*  “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “Allahü teâlâya îmândan sonra en faziletli ibâdet, vatan savunmasıdır.” “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Ümmetim, kötü din adamlarından çok zarar görecektir.” “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.”,  “Kıyâmet yaklaştıkça, doğru konuşan Müslümanlar yalanlanır, yalancılar ise tasdik olunur. Haine güvenilir, emin olan Müslüman ise hain kabul edilir.”, “Allahü teâlâya Cebrâil aleyhisselâm gibi ibâdet etseniz, mü’minleri, Allah için sevmedikçe ve kâfirlere ve mürtetlere, Allah için düşmanlık etmedikçe, hiç birisi kabul olmaz.”,  “Hadîslerimi ve sünnetimi rivâyet edenler ve onları insanlara öğretenler, benim halifelerimdir.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“Kötülere acımak, iyilere zulümdür. Zâlimleri affetmek, mazlumlara zulmetmektir.”  (Şeyh Sâdi Şirazî)
*   “Her günâh affedilebilir. Her günâhın cezâsı, muhakkak dünyâda verilmeyebilir, âhirete de kalabilir. Ama zalimin cezâsı hem dünyâda, hem âhirette verilmedikçe ölmez.” (Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh”-Sohbetler)                              
*  “Hakiki bir Müslüman, samimi bir mü’min; hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz.”, “Risale-i Nur şakirtlerinin, mümkün olduğu kadar siyasete ve idare işine ve hükümetin icraatına karışmaması bir düstur-u esasîleridir. Çünkü hâlisâne hizmet-i Kur’âniye, onlara her şeye bedel, kâfi geliyor.”  Said Nursî  (r. aleyh)
*  “İyilik yapmak iyidir. Fakat en tehlikelisi, kötülüğe alet olmaktır.” (Dr. Enver Ören; Sohbetler-14.11.1993)
*  “İrtidâd: Müslüman iken, İslâm dînini terk etmek, başka bir dîne geçmek, ateist   (dinsiz) ve mürted olmak” (Sözlük)
*   “Devlete isyân etmemek, kanunlara karşı gelmemek vâcibdir.”  (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; 123. Baskı, İst. 2012, s. 438)
*   “Vâcib: Kur’ân-ı Kerîm’de açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabenin açıkça bildirmesi ile anlaşılmış olan emirler. Kurban kesmek, fitre vermek, vitir namâzında kunut duâlarını okumak, (erkekler için) bayram namâzlarını kılmak… gibi.” (Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 280)  
*   “Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın!.. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!..” (Şeyh Edebali’nin Orhan Gâzi’ye Vâsiyetinden)
*   “Elele verin, birbirinize sımsıkı sarılın. Allah yolunda dünyâda bir tek esir Türk kalsa, O’nu kurtarmak sizin gâyeniz olsun. İnsanlar fanidir. Ben ebedî âleme göçmek üzereyim. Cenâb-ı Hakk, Türkiye’mizi ve Türk-İslâm âlemini dünya durdukça muhafaza etsin. Doğu Türkistan hürriyete kavuşmadığı için gözlerim açık gidiyorum. İnşâ’Allah, sizin gözleriniz açık gitmez. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve unutmayın; birlikten kuvvet doğar.” (İsa Yusuf Alptekin-Eski Doğu Türkistan Cumhuriyeti Genel Sekreteri)  
*     “Dinini, dilini ve millî-mânevî değerlerini kaybeden milletler, tarihten silinmeye mahkûmdurlar.” (Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk-Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı; 24.03.1993) 
*  “Milletler, aynı dili konuşan değil, aynı kültürü paylaşan topluluklardır.” (Gürbüz Azak-Türkiye Gazetesi, 12.12.1997, s. 2)
*   “Anadolu’da on bir bin yıl içinde 30 medeniyet ve yüzlerce devlet, târihin sayfaları arasına gömülmüştür. Temelsiz milletler yıkılmaya mahkûmdur… Dînimize, dilimize, mazimize, örf ve âdetlerimize sahip olmaya mecbûruz. Aksi takdirde ne mi olur? Anadolu’nun 31. Medeniyeti de yok olur… Şu güzel milleti, târih çöplüğüne gömerler.”, “Şayet ‘Paralel Terör Çetesi’ başarılı olsaydı şu belâlara maruz kalırdık: Bir kere, Sevr gerçekleşir, ülke bölünür, Kürdistan kurulurdu. Ermenilere toprak verilirdi. İstanbul surları içinde Vatikan gibi Ortodoks bir dinî devlet kurulması gündeme gelirdi. Türkiye, bu darbenin üst aklına anahtar teslimi verilirdi. Ve kesinkes bu güçler, Irak’ta olduğu gibi ülkemizi de işgal ederlerdi.”   (M. Necati Özfatura-Türkiye Gzt. 24.05.2002, s. 10; 23.09.2016, s. 9)  
*  “PKK’yı destekleyen akademisyenler Türk müdür, Müslüman mıdır? Cevap: Onların çoğu Kripto’dur, iki kimliklidir.” (M. Şevket Eygi-Millî Gazete; 22.01.2016, s. 3)
* “Batı dargın, Doğu dargın, gök dargın/Ön, ard, üst, alt taşla örülü kaldı. Hâsılı, yaktılar baba evini/Ne sözü, ne izi, ne külü kaldı. Çözdük her müşkülü derlerse, de ki:/Sonunda var olma müşkülü kaldı.”  (Necip Fâzıl Kısakürek)
*   “Baş koymuşum Türkiye’min yoluna/Düzlüğüne yokuşuna ölürüm…” (Dilaver Cebeci)

 Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere; “Harp” ve “Savaş” kelimeleri, birbirlerinin yerine kullanılan, biri eski dilde kalmış isimlerdendir. “1. Dünya Harbi” veya “2. Dünya Savaşı” gibi. Dahasıyla, meşhur Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy’un aynı romanının dilimize bir yayınevi tarafından “Harp ve Sulh” şeklinde çevrilirken diğerince “Savaş ve Barış” adı ile okuyucuya sunulması gibidir.  
Peki, siz niçin “Harpsiz Savaş” demek lüzumunu hissettiniz de bunu başlık yaptınız? Diye soracak okuyucularımıza, akla ilk geldiği şekliyle orduların birbirleriyle silâhlı çatışması olan harplerden/savaşlardan ayrı olarak ayrıca devletlerin rakip kabul ettiği/düşman saydığı ülkelere karşı da açık veya gizli bir “siyasî, ekonomik, sosyal- kültürel, ideolojik, psikolojik ve elektronik savaşı” olabilmekte, bazen bu şekilleriyle “savaş” asırlar boyunca sürebilmektedir de onun için diyoruz…
Ve de, bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımızı da Siz Saygıdeğer Okuyucularımızla paylaşmak istiyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = = 
Şu “Azınlık Okulu”, şu “Misyonerler”;
“Cephesiz Savaş”ın, “Öncü”sü bunlar!..
“Sadık Tebaa”ydı, başka ne derler?
“Irken bizden” idi, çoğunluk Rûmlar; 
Bir “Pontus” uğruna, “isyân” ederler!..

“Barış Gönüllüsü”, “Marşsal Yardımı”;
“Sefir Orduları”, sanki “Lâğımcı”;
Yüzümüze güler, “Mohaç”tan hıncı!..
 “Cephesiz Savaş”ın, “Öncü”sü bunlar;
“Papazı-Hahamı”, sahte bir dinci!..

“Dil Okulları”nı, atma yabana;
“Batı Kültürü”nü, satmış babana;
“Modası-Yayını”, girmiş odana!..
“Cephesiz Savaş”ın, “Öncü”sü bunlar;
“Modernlik-Çağdaşlık”, söyletir sana!..

“TV”leri “kanal”, “…iz..yon”dan farksız; 
“Meclis”te “vekil”in, çıkmaz “frak”sız;
“Dernek-Vakıf-Parti”, lâkin “idrâk”sız!..
“Cephesiz Savaş”ın, “Öncü”sü bunlar;
“İçimizde” yaşar, “dışarıdan farksız!..”

“Yanyana” durunca, sanırsın “turist”;
Kimi “ateist”tir, kimi “komünist”;
“Caddeler-sokaklar”, aynen “podyum-pist!..”
“Cephesiz Savaş”ın, “Öncü”sü bunlar;
“Mânevî hastalık”, “kanserli bir kist!..”

“Rektör-Dekan”dan tut, kaç “Prifisir”;
“Öğretim Üyesi”, “FETÖ”ye esir;
“Diyanet” şapkalı, şunca “Müfessir!..”
“Cephesiz Savaş”ın, “Öncü”sü bunlar;
“Hadis”siz “meâli”, yapmakta tefsîr!..

KAYIKÇ’Ali der ki, “Harpsız savaş” var;
İşten-dıştan türlü, çeşit “uğraş” var;
Kimi “asırlıktır”, kimi  “yavaş” var!...
“Cephesiz Savaş”ın, “Öncü”sü bunlar;
Yakında-uzakta, çok “domuzbaş” var!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim