• BIST 107.303
  • Altın 153,246
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 20 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

HAMİLELİK DÖNEMİ DEYİP GEÇMEYİN !?

HAMİLELİK DÖNEMİ DEYİP GEÇMEYİN !?
Preklampsi ( gebelik zehirlenmesi ); gebeliğin 20. Haftasından sonra tansiyonun 140/90 mmHg üzerinde seyretmesi ve idrarda protein çıkması ile kendini gösterir.

Tabloya sıklıkla ödem de eşlik eder.

Oluşum mekanizması için damar yatağı bozukluğu denilebilir. Temelde yatan sorun; rahim yatağını döşeyen ince kıvrık arterlerin aşırı daralması ile plesantanın bebeği besleyememesidir.

Gebelik takiplerinde tansiyonu normal seyreden annenin 20. Gebelik haftasından sonra tansiyonu yükselir,  buna ödem ve idrarda protein kaçağı eşlik ederse preeklampsi denir. Bu tabloya konvülziyon dediğimiz sara nöbetleri de eklenirse eklampsi denir.

Preeklamsinin sık görüldüğü durumlar:

ü İlk gebelik

ü 18 yaş altı, 35 yaş üstü anne adayları

ü İkiz gebelikler

ü Önceki gebeliğinde hipertansiyonu olan anneler

ü Gebelikte gebelik şekeri, gizli şeker çıkan anne adayları

ü Kronik böbrek hastası olan anneler

ü Otoimmün hastalığı (Lupus gibi) olnlar

ü Hidrops fetalis denilen bebekte su toplamsı olan gebelikler

ü Dört ve üzerinde doğum yapan anneler

ü  Obez anne adayları

 

Preeklampsi belirtileri:

ü Yüksek tansiyon

ü İdrarda protein kaybı

ü Ödem

Gebelikte fazla kilo alımının ardından ödem ve hipertansiyon gelişir. Vücutta aşırı su tutulumu söz konusudur. Damar yatağının bozulmasından dolayı damar içindeki sıvı damar dışına kaçmaktadır. Preeklampsideki ödem gebeliğin son aylarında el ve ayaklarda oluşan şişlik ile karıştırılmamalıdır. Preeklampside tibia üzerinde (diz ile ayak bileği arasındaki bölge) gode bırakan yani parmak ile bastırınca iz kalan ödem söz konusudur.
 Rutin gebelik takiplerinde tansiyon ölçümü ve kilo önemlidir ve mutlaka kaydedilmelidir.

İdrarda protein kaybının artması, tansiyonun 160/100 mmHg olması, günlük idrar çıkışının azalması, görme bozukluğu, şiddetli mide ağrısı, kanda trombosit sayısının azalması ağır preeklampsi geliştiğinin bulgularıdır. Bu tabloya konvülziyonların (sara nöbetlerinin ) eklenmesine eklampsi denir. Artık beyin ödemi gelişmiş ve bu nöbetler başlamıştır.

 Gebede beyin kanaması, kalp yetmezliği, pıhtılaşma bozukluğu, akciğer ödemi, böbrek yetmezliği gelişir. Bebekte gelişme geriliği başlar, erken doğum hatta anne karnında bebeğin ölümüne olur.

 Hafif preeklampside anne ve bebek çok yakın takibe alınır, kan değerleri takip edilirken tansiyon düşürücü  başlanır. Bebeğin dış ortamda yaşayabileceği kanaatine varınca ve belirtiler ağırlaşınca doğum geciktirmeden yapılır. Çünkü bu hastalığın tek tedavisi doğum yani bebeğin anne karnından uzaklaştırılmasıdır.

 Ağır preeklampsi ve eklampsi gelişmemesi için anneye magnezyum tedavisi başlanır. Doğum sonrasında da annenin yoğun bakım ünitesinde ciddi takibi devam eder.

 Hafif preeklampsi tedavisi mümkün bir durumken ağır preeklampsi ve eklampsi anne –bebeğin hayatına mal olan ciddi bir sağlık sorunudur.

 Tüm gebeliklerin %6 sında görülen ve tüm organları etkiyen bu hastalığın habercisi olan bulgular:

 

ü Ani kilo artışı,

ü Gebenin yüzüğünün dar gelmesi,

ü Yüzde şişlik, ödem

ü Halsizlik, bilinç bulanıklığı

ü Unutkanlık

ü Bebek hareketlerinin azalması

ü Karın ağrısı

ü Ani görme bozukluğu

ü Karaciğer bölgesinde ağrı

ü Bulantı, kusma

ü Az idrara çıkma

 Anne ve bebek ölümüne sebep olan tablonu gelişimi:

Küçük kılcal  damarlar dediğimiz kapiller damarlardaki direnç artışı, kapiller damardaki hasardan dolayı uteroplasental yatakta( bebek ile anne arasındaki kan besin alışverişinin yapıldığı yer) yetmezlik gelişir ve bebek için ciddi tehlike yaratır.

 Bebeğe az kan, az oksijen gider bebeği sıkıntıya sokar. Utero plesantal yatakta basınç artar, plesanta erken ayrılır ve bebek anne karnında kaybedilir. Kapiller damardaki bozuklukta trombositler hasar görür, kanda trombosit sayısı azalır. Bunun sonucunda vücudun pıhtılaşma faktörleri tükenir DIC (Dissemine İntravasküler Koagülasyon ) gelişir ve ölümle sonuçlanır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • KANSERE KARŞI FARKINDALIK YÜRÜYÜŞÜ15 Ekim 2017 Pazar 13:10
  • Büyük Anadolu Hastaneleri'nden STSO'ya Ziyaret13 Ekim 2017 Cuma 11:38
  • KALP VE DAMAR HASTALIKLARI BİLGİLENDİRMESİ11 Ekim 2017 Çarşamba 12:48
  • HER ZAMAN YAŞLILARIN YANINDA11 Ekim 2017 Çarşamba 12:19
  • KALP KRİZİ RİSKİNİ YARI YARIYA AZALTIN10 Ekim 2017 Salı 13:35
  • Doğru Besleniyorum Hızımı Arttırıyorum08 Ekim 2017 Pazar 13:17
  • BEBEK DOSTU HASTANE03 Ekim 2017 Salı 14:00
  • KALBİN İÇİN PEDALLA02 Ekim 2017 Pazartesi 13:00
  • KAN BAĞIŞI KAMPANYASI29 Eylül 2017 Cuma 12:05
  • SPOR YARALANMALARINA DİKKAT29 Eylül 2017 Cuma 11:50
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim