• BIST 106.843
  • Altın 142,635
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 25 °C
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 27 °C
  • GÖKAY İRAVUL İMZALADI 
  • CANBERK AYDIN KAYSERİSPOR'DA 
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • GÖKAY İRAVUL İMZALADI 
  • CANBERK AYDIN KAYSERİSPOR'DA 
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN

“HAÇ DÖVMELİ PKK’LILAR”…

Ali Kayıkçı

*   “Kalbleri var, ama anlamazlar; gözleri var, ama görmezler; kulakları var,  ama işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidir, hattâ daha da aşağıdır.”,  “Onları doğru yola çağırsan işitmezler. Sana bakarlar, ama görmezler.” (Kur’ân-ı Kerîm;  Araf Sûresi, âyet 179, 198)
*   “Mü’minler, mü’minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler.  Kim böyle yaparsa,  Allah ile ilişiğini kesmiş olur.”    (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 28)
*  “Zulmedenlere meyletmeyin (yakınlık göstermeyin) ki size ateş dokunur, sonra kurtulamazsınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Hûd Sûresi, âyet 113)
*   “Allahü teâlâ zâlimleri sevmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 57, 140)
*   “İşte biz böylece, kazandıkları günâhlardan dolayı zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.”, “…Şu muhakkak ki, zâlimler felâh bulmazlar/kurtuluşa/muratlarına ermezler.” (Kur’ân-ı Kerîm; En’âm Sûresi, âyet 129, 137’den)  
*    “Düşmanınız olan kavmi takip etmekte gevşeklik göstermeyin!..”;  “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den)
*   “…âhirete inanmayanlar, derin bir dalâletle (sapıklıkla) azap içindeler.” (Kur’ân-ı Kerîm;  Sebe Sûresi, âyet 8’den)                  *    “…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den) 
*    “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Denizde cihâd edenin karadakine üstünlüğü, on gazâ yapmak kadardır.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Hassan bin Sabit’in beyitleri, düşmana ok ve kılıç darbesinden daha çok tesirlidir.”, “Ey Hassan! Sen müşriklerin yüz karalarını ortaya koydukça Cebrail seninledir. Ashabım silâhla harp ettiği gibi sen de dille harp et!..”   (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”) 
 *     “Her günâh afv edilebilir. Her günâhın cezâsı, muhakkak dünyâda verilmeyebilir, âhirete de kalabilir. Ama zalimin cezâsı hem dünyâda, hem âhirette verilmedikçe ölmez.” (Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh”-Sohbetler)                              *    “Hakiki bir Müslüman, samimi bir mü’min; hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz.” Said Nursî  (r. aleyh)
*     “Müslüman Doğu’nun bilge düşünürü Muhammed İkbal, Pakistan-Avrupa yolculuklarında, uçağı Türkiye sınırlarına girdiğinde, ayağa kalkar ve uçağı sınırlarımızdan çıkıncaya kadar ayakta yolculuk edermiş. Onun bu hâlini gören uçak görevlisi sormuş: ‘Efendim, niçin Türkiye sınırlarına geldiğimizde ayağa kalkıyorsunuz ve çıkıncaya kadar ayakta duruyorsunuz?’ Allame İkbal şöyle cevap vermiş: ‘Nasıl ayağa kalkmayayım ki,  bu topraklar, Anadolu toprağı, nazargâh-ı ilâhidir, şehitler ve gaziler yurdudur, onun için saygı makamında ayağa kalkıyorum.’” (Prof. Dr. Mustafa Keskin-Erciyes Dergisi; Aralık 2015, S. 456, s. 5) 
*     “Elele verin, birbirinize sımsıkı sarılın. Allah yolunda dünyâda bir tek esir Türk kalsa, O’nu kurtarmak sizin gâyeniz olsun. İnsanlar fanidir. Ben ebedî âleme göçmek üzereyim. Cenâb-ı Hakk, Türkiye’mizi ve Türk-İslâm âlemini dünya durdukça muhafaza etsin. Doğu Türkistan hürriyete kavuşmadığı için gözlerim açık gidiyorum. İnşâ’Allah, sizin gözleriniz açık gitmez. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve unutmayın; birlikten kuvvet doğar.” (İsa Yusuf Alptekin-Eski Doğu Türkistan Cumhuriyeti Genel Sekreteri)  
*    “Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği’ni kuruyor.  Bize gelince, Osmanlı’yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye’yi parçalamak istiyorlar.” 
(Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991)  
*     “Dinini, dilini ve millî-mânevî değerlerini kaybeden milletler, tarihten silinmeye mahkûmdurlar.” (Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk-Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı; 24.03.1993) 
*     “Milletler, aynı dili konuşan değil, aynı kültürü paylaşan topluluklardır.” (Gürbüz Azak-Türkiye Gazetesi, 12.12.1997, s. 2)
*     “Anadolu’da on bir bin yıl içinde 30 medeniyet ve yüzlerce devlet, târihin sayfaları arasına gömülmüştür. Temelsiz milletler yıkılmaya mahkûmdur… Dînimize, dilimize, mazimize, örf ve âdetlerimize sahip olmaya mecbûruz. Aksi takdirde ne mi olur? Anadolu’nun 31. Medeniyeti de yok olur… Şu güzel milleti, târih çöplüğüne gömerler.” (M. Necati Özfatura-Türkiye Gzt. 24.05.2002, s. 10)
*   “PKK örgütü AB’nin gerçekleştirdiği bir örgüttür. 33 bin insanımızın ölmesine AB sebep olmuştur. AB, Türkiye’deki terör örgütlerini gizli ve açık desteklemiştir. AB, TC’nin yeniden palazlanıp Osmanlı gibi olma korkusunu yaşamaktadır.”  (15.04.2003; Tuncer Kılınç-MGK Genel Sekreteri)                                                                                                                                      
 *   “Açık açık söylüyorum, dışarıdan gelenler İslâm coğrafyasının petrolünü seviyorlar, altınlarını seviyorlar, elmaslarını seviyorlar, ucuz iş gücünü seviyorlar, çatışmalarını, kavgalarını, anlaşmazlıklarını seviyorlar. İnanın bizi sevmiyorlar. Dışarıdan gelenler, yüzümüze dost gibi görünenler, bizim ölümüzü, bizim çocuklarımızın ölüsünü seviyorlar...”  (Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan-30. İSEDAK Açılış Toplantısı: İst. 27.11.2014)                                                                                                                                                                                   
*     “Terörün din, îmân, merhamet tanımayan karanlık yüzü, bir kere daha lânetlememizi hak ediyor. Bugün İslâm’ın cahil müntesiplerinin İslâm’a verdiği zarar, azılı düşmanların verdiği zararları fersah fersah geçmiştir.” (Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez-Sultanahmet Camii; 15.01.2016)
*     “Demirtaş, Hendekten Taviz Vermeyecekmiş. HDP lideri, ‘Cici Çocuk’ Demirtaş, ‘Geri adım yok’ diyerek hendek siyasetini sürdüreceğini açıkladı.” (Türkiye Gazetesi-18.01.2016, s. 1)
*     “Namlu ucunda mert insanlar yürürken, namert insanlar; kürsülerde, mikrofon ardında, sokaklarda konuşuyorlar. Aslında başkalarının tasmalı köpekliğini yaparken, milyonlarca insanın geleceğini tehlikeye atıyorlar.” (Bayram Ok-Denge Gazetesi; 23.01.2016, s. 9)
*     “ABD v e Rusya’nın el ele, kol kola; PYD’nin gölgesinde Suriye’yi bölüp parçalama, orada butik devletler kurma çabaları, her yönüyle faş olmuş durumda. ABD’nin DAEŞ ile mücadele palavrası ve de Rusya’nın gayrimeşru Baas rejimini yaştmaya çalışması, aynı potaya girmiş bulunuyor. Her iki ülke de buradan büyük kayıplarla çıkacak. Bir kenara yazınız.” (İsmail Kapan-Türkiye Gazetesi; 16.02.2016, s. 11)
                     
S
aygıdeğer Okuyucularımız!..                                                                                                                
15 Şubat günlü  “A HABER TV”den verilen ve bir gün sonrasında da “Türkiye Gazetesi”nin 1 ve 10’uncu sayfalarında yer alan çok önemli bir haberde;  “İtirafçı Örgütün İçyüzün Anlattı. HAÇ DÖVMELİ PKK’LILAR” başlığı altında aynen şöyle denilmektedir:
“Terör örgütünün elinden kurtulan genç büyük ihaneti deşifre etti. HDP’li belediyeler altyapı bahanesiyle tünel kazdı. Silâhlar ve militanlar bu tünellerden geldi. YDG-H’nin inancı Zerdüştlük. Örgütteki yabancılar Irak ve İranlı Kürt diye tanıtılıyor. Kürt’ün boynunda haçın ne işi var? Bunların çoğu İncil okuyor…”
Haberin devamında ise şu bilgilerle karşılaşıyoruz: 
 “Tünelleri HDP’li belediyeler kazdı. Bazıları araba geçecek kadar genişti. Hatta belediyenin makam araçlarıyla gidip askeriye ve karakollara keşif yapıyorduk. Bize hep Kürdistan’ın kurulmasının yakın olduğu empoze edildi. YDG-H başta dağ kadrolarından oluşuyordu. 2-3 ay eğitim aldım. Ama bu dönemde evle temas kurmamız kesinlikle yasaktı.  Bu bölgede Kürt hareketinin terörize edilmesinin en büyük sebebi dış güçlerdir. Bunların Kürt halkını savunmak gibi bir derdi yok. Zaten çok sayıda yabancı var. Başta ‘Bunlar İran’dan şuradan buradan gelen Kürtlerdir’ diye bizi uyutuyorlardı. Hâlbuki değil, Kürt’ün boynunda haçın ne işi var, bazılarında haç dövmesi veya bileklikler vardı. İncil okuyan da çok gördük. Örgüt İslâm’ı kabul etmiyordu zaten. İnanç olarak Zerdüştlük eğitimi veriliyor, Avesta kitabı okutuluyor. HDP’li belediyelerin ‘alt yapı hizmeti yapıyorum’ diye açtığı tüneller vasıtasıyla YPG’li teröristler, silâhları Türkiye’ye sokuyordu. Çözüm süreci boyunca açılan tüneller, mahallerin hatta evlerin içine kadar gidiyor. Bütün devletler bize destek veriyor; ABD, Rusya, İran, Esad… Aslında bizi kullanıyorlar. Silâh bizden, insan kaynağı Kürtlerden, bizleri bile bile ölüme gönderiyorlar…”                                                                       “O dedi, bu dedi, şu dedi” dedi ya, bakalım bir de “Âşık”ımız ne dedi? Diye soranlara da el cevap:  “Kim”, “kimin emrinde, kimin için” var;

“PKK” diyorsun, “Haç dövmeli” var;                                                                                                                           “Kim-kime çalışır”, bilsin insanlar!..                                                                                                                                “Gizli-saklı”sı yok, her şey ”aşikâr”;                                                                                                                      “Kimler hayâl” görür, kim oynar “kumar”?..
“Dağdan gelen” kişi, “kazma-kürek”siz;                                                                                                           “Tüneller” kazılmış, olmaz “direk”siz;                                                                                                                 “Bâtıl”ın maşası, elbet “yürek”siz…                                                                                                                         “Gizli-saklı”sı yok, her şey ”aşikâr”;                                                                                                                     “Obama” varlığı, gördük “gereksiz”… 
“Avesta” kitabı, “Zerdüşt”  dinli var;                                                                                                                        Sözde “İran-Irak”, tarih “kinli” var;                                                                                                                          “Mao” hayranlı, “Çin-Maçinli” var…                                                                                                                           “Gizli-saklı”sı yok, her şey ”aşikâr”;                                                                                                                                “Desteksiz” atanlar, her “vezinli” var…    
“Belde araçları”, “keşif emri”nde;                                                                                                                                         “Binlerce bomba” var, “tünelleri”nde;                                                                                                                    “Mazgal delikleri”, daha “derin”de…                                                                                                                               “Gizli-saklı”sı yok, her şey ”aşikâr”;                                                                                                                                                         “HDP”yi sorma, “keyif yerinde”…  
“ABD” ile “Rus”, “el-ele” gördün;                                                                                                                                    “İran”ı “pohpoh”la, “cepheye” sürdün;                                                                                                                       “El Nusra” yatağı, güneyde “Ürdün”…                                                                                                                    “Gizli-saklı”sı yok, her şey ”aşikâr”;                                                                                                                        “Kanı akar” daha, binlerce “Kürt’ün”…  
KAYIKÇ’Ali der ki, “İbret al ibret!..”;                                                                                                                    “Zaman âhir zaman, gözün aç sabret!..”;                                                                                                                       “Aylan için ağla, BM’ye kahret!..”                                                                                                                            “Gizli-saklı”sı yok, her şey ”aşikâr”;                                                                                                                          “Ege-Akdeniz”de, “yıllardır dehşet!..”    

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim