• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Samsun 4 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK

GOODBYE SOLO (2008)

Ahmet Ufuk Erkan

GOODBYE SOLO (2008)

(Allahaısmarladık Solo)

 

Yönetmen: Ramin Bahrani

Oyuncular: Carmen Leyva,  Chris Greene,  Diana Franco Galindo,  Jim Babel,  Mamadou Lam,  Red West,  Souleymane Sy Savane

Senaryo: Ramin Bahrani,  Bahareh Azimi

Yapımcı: Ramin Bahrani,  Kathryn Dean,  Jason Orans

Müzik: M. Lo

imdb :  http://www.imdb.com/title/tt1095442/

 

 

                        —Ben William. Arabanın arka koltuğundayım. Benden önceki müşterilerin sıcaklığını hissediyorum. Kaç kişi oturmuştur, tam benim oturduğum bu yere? Pencerelerden akıp giden manzaraya, hangi anlamı yüklemişlerdir?

 

                        Şoförüm, esprili bir gevezelikle neşelendirmeye çalışıyor beni. Gitmek istediğim yerde, ölüp kalacağımı düşünüyor, vazgeçirmeye çalışıyor. Türlü şaklabanlıkla… Bu kadar sert, ketum olduğum halde, bende, nasıl bir sıcaklık bulmuş ki beni önemsiyor? Ben bile kendimi önemsemezken?.. Ayın yirmisi için pazarlık ettik.

 

(Çocuklarım tarafından bakıldığımı falan kurmuş kafasında. Senegal'den örnekler sıralıyor. Yaşlıları, ağızlarında diş kalmayana dek –tıpkı onların, kendilerini bir zamanlar büyüttüğü beslediği gibi- baktıklarını anlatıyor. ) Henüz bilmiyor… Ve benim gibi huysuz ihtiyar için bile, tam bir başbelası. Taksi durağını her aradığımda da O geliyor, ne hikmetse…

 

                        İnsanı, iyiliğiyle bunaltan insanlar vardır ya? En bariz örneği bu siyah adam olmalı. O'na bazen, “iyilik yapma bana” diye yalvarasım geliyor.  

 

                        Maceralı bir günün gecesinde, motel yerine, O'nun evine seriyorum postu.

 

                        Sonra… Çok sonra… Alex, Solo ve ben, sisle kaplı bir yoldan, çıkıyoruz bir dağa doğru…  

 

 

                        —Benim Adım Solo. Kısaca Süleyman. Şaka, şaka, aslında Solo kısacası… Uçuş görevlisi olmak istiyorum. Taksi sürmekten ne farkı var ki?

 

                        Bu ihtiyara niçin böyle bir yakınlık, merhametle karışık bir yakınlık hissi var içimde? En olmadık zamanda, sinemada alıyor soluğu. Durağı ayarladım, O ne zaman taksi isterse, beni yönlendiriyorlar.

 

                        William'ı –eminim- sinirden kudurtan bir geceden sonra, evimde ağırlıyorum. Bilardo kafede, birayı bardağa bile koymadan yuvarladı epeyce. Arka koltukta, hayatının kauçuk hatıralarına batmış gibi uyuyor… Yorgun…

 

                        Tüm çabalarıma rağmen, sisli bir yoldan, çıkıyoruz bir dağa doğru…

 

                        —Adım Alex: Solo benim üvey babam. Üveyliği, sadece sözcük anlamı olarak. Ha, bir de erkek kardeşim oldu. Evimizdeki kavgalar, diğer evlerdeki kavgalara benzemez. O yüzden, sorun etmem yani. Bizdeki kavgalar, karşılıklı iyi niyetten oluşur. Örneğin, annem, dayılarımın, Solo'nun arabasını tamir etmesine izin vermesini ister Solo'dan. O da gurur yapıp, diretir. Tabii bir de Solo'nun uçuş görevlisi olma hayali. O da ayrı bir kavga sebebi. Annem, gökyüzünde gezerse, evde bulunamaz diye… Yani sanırım bu yüzden… Bir de William çıktı başımıza; O'nun bizde kaldığı gecenin sabahı da yine bir kavga. Solo, William'la kalıyor.

 

                        Büyükler bir âlem. Telefondan mesaj göndermeye mucize gözüyle bakacak kadar yeteneksizler, oysa hayat hakkında her şeyi biliyorlar güya. Moteldeki perdeleri bile bozuktu da ben tamir ettim, hem de sadece ipleriyle oynayarak. Öyle, güneş yüzlerine vura vura uyumuşlar da tamir etmek akıllarına gelmemiş. Yeteneksiz bilgiçler.

 

                        Eğlenceli bir yolculuğa çıkıyoruz. Solo, ben, William… Solo ile ikimiz geri dönecekmişiz sadece. Blowing Tepe'sinde, bir şeyi boşluğa bırakıyorsunuz, o şey yere değil de gökyüzüne doğru çıkıyor. Sanki bir güç, boşluğa attığınızı, yukarı üflüyor. Bunu deniyorum… Aklıma komik bir tabela geliyor. “Gökyüzüne çöp atmayın” .

 

                        Dönüyoruz. Sisli bir dağ yolundan, evimize doğru…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim