• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 18 °C
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 23 °C
  • GÖKAY İRAVUL İMZALADI 
  • CANBERK AYDIN KAYSERİSPOR'DA 
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • GÖKAY İRAVUL İMZALADI 
  • CANBERK AYDIN KAYSERİSPOR'DA 
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN

GAZETECİLİK BU OLMAMALI

Adnan Bahadır

    GAZETECİLİK  BU OLMAMALI

 Her  zaman söylediğim sözü tekrar ederek yazıma başlamak istiyorum. Hangi işi yaparsanız yapın adam gibi yapmalısınız, aksi halde sonuç alma şansınız olamaz. Gazetecilik mesleğine başladığımızda dalga geçip, sen git imamlık yap, siyaset yap, müteahhitlik yap diyenlerin akıbetini gördük. Bir kısmı elinde bulundurduğu gazeteyi satıp başkalarının yanında çalışmaya başladı, bir kısmı iflas etti. Piyasaya olan borçları yüzünden evlerinin adreslerini vermemek için evlerine giderken her gün farklı yolu kullanıyorlar, bir kısmı ise şehri terk etti.

 Geçtiğimiz hafta sonu yazdığım köşe yazısından bazıları bir hayli rahatsız olmuş. Yazdığım yazıyı ya okumamışlar veya işlerine geldiği gibi yorumlayıp sallıyorlar. Ben dün ne demiş isem bugün de aynısını söyler, sonuna kadar sözümün arkasında dururum. Benim için kimin hangi takımı tuttuğu veya kimin hangi partiye oy verdiği hiç önemli değil, önemli olan kişilerin yaptıklarıdır. Bir adamın doğduğu yere kalkıp küfrederseniz o da haklı olarak size küfreder. İslam hukukunda kısas denen bir şey vardır, yani yaptığın işin aynısı ile karşılık bulmak anlamına gelir.

 Yıllardır tanıdığım bir komşum sürekli İslamın bazı konulardaki hükümlerini eleştirir, ben de ağızım döndüğü kadar cevap vermeye çalışırdım. Geçtiğimiz yaz evine hırsız girmiş, yıllardır biriktirdiği altınlarını çalmış. Komşum çalanı bulmuş, mahkemeye vermiş ancak adamda bir şey olmadığından bir şey alamayacağını anlayınca dönüp ne dese iyi, keşke İslam kanunları geçerli olsaydı da o hırsızın eli kesileydi ancak içim rahat ederdi. Kişi canı yandığı zaman islama sarılıyor, canı istemediği veya rahat zamanında islami hükümlerle dalga geçiyor ise Allah onu farklı konularda imtihan eder.

 Bu kadar giriş bölümünden sonra gelelim konumuza; dün bazı gazetelerde yetiştirme yurdundan kaçan çocuklarla ilgili öyle bir haber yapılmış ki aklınız durur. Neymiş efendim bütün Samsun kaçan çocukları arıyormuş da, bu çocuklar neden kaçmış da daha neler neler. Bu haberi yapan arkadaşlar yıllardır bu işin içerisinde olup, gazetecilik konusunda konuşmaya sıra geldiğinde mangalda kül bırakmayan insanlar. Bu haber bize de geldi konuyla ilgili bir araştırma yaptım, olayın çok daha farklı bir boyutta olduğunu öğrenince haber yapmamaya karar verdim.

 Peki olayın aslı nedir derseniz Yurtta kalan öğrencilerin altı tanesinin ailesi ile görüşmesi yasal açıdan mümkün değil. Neden mümkün değil derseniz, bir kısmının annesi ölmüş babası şizofreni hastası, bir kısmında buraya yazamayacağım sorunları  var bu nedenle mahkeme bu çocukların aileleri ile görüşmesini yasaklamış. Bu çocuklar okuyan çocuklar olup, karne tatili olunca aile hasretine dayanamayıp, ailelerinin yanına izin almaksızın giden çocuklar. Bir kısmı ise aileleri ile görüşeleri mümkün ancak aileden birisi gelip alması gerekiyor, ancak aileleri uzak şehirlerde oturduğundan onları gelip almaya paraları yok. Çocuklar ailelerini özlediklerinden dayanamayıp izin almadan gitmişler.

Bu çocukların tamamının yeri, yurdu belli, ancak yasal izin kullanmadıkları için kaçak hükmüne girdiklerinden polis aramak zorunda. Ancak polis hiç aramasa dahi okullar açıldığında tıpış, tıpış yurtlarına gelip yerleşecekler. Peki polisin yaptığı yanlış mı? Elbetteki doğru görevini yapıyor, ancak haberi yapan arkadaşlar sanki çok büyük bir olay olmuş gibi  habere balıklama dalmaları  gülünç bir durum. Konuşmaya sıra geldiğinde 5N1K dan bahseden bu Üstadı Azam!.. Gazeteciler hiç araştırmadan, sormadan habere balıklama dalmaları yaptıkları işi ne kadar ciddiye alarak yaptıklarının delilidir.

 Yazımın başında da söylediğim gibi,hangi işi yaparsanız yapın adam gibi yapmaz iseniz sizi kimse ciddiye almaz, bu şehrin en eski gazetesi battı gitti, geriye dünyanın borcu kaldı. İlk kurulan gazete borçlarını  ödeyemez hale gelince hülle yolu ile onu kapatıp yerine başka bir şirket üzerinden gazetenin adına ilaveler yapmak sureti ile  yayın yapmaya başladılar, bu  şirkette borçlarını ödeyemez hale gelip iflas edince bu kez gazete sahibini de devre dışı bırakmak sureti ile yeni bir gazete satınalıp farklı bir mizanpaj yapıp adına bazı ilavelerde bulunarak ve gazetenin ilk sahibini tamamen künyeden çıkararak  yayın hayatına devam etmeye başladılar. Kanaatimce gazetenin ilk sahibini yakında kapının önüne koyarlar, ancak matbaa onun kontrolünde olduğundan şimdilik ses çıkarmıyorlar. Bu arkadaşlara tavsiyem başkalarının malına göz dikerek değil, kendi el emekleri ile kazanmaya baksınlar, unutmasınlar ki ağlayanın malı gülene fayda etmez. Kalın sağlıcakla  

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim