• BIST 90.122
  • Altın 145,975
  • Dolar 3,6213
  • Euro 3,9326
  • Samsun 10 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 11 °C
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !

“GAZETE YAZIYOR!” DENEN GÜNLERDEN!

Ali Kayıkçı

*“3 gazete, beni yüz sancaktan daha çok korkutur.” (Napolyon Bonaparte)                                                                                                 *       “Resmî ilân almak için çıkan ve hemen her defasında 50-100 adet basılan bu gazeteler, konumlarını aynı şekilde sürdürdükçe mahallî basının gelişmesinden asla söz edilemez.” (Namık Kemal Zeybek-Devlet Bakanı; Ankara-25.11.1996, 1. Anadolu Basın-Yayın Kurultayı”
Saygıdeğer Okuyucularımız!..                                                      Bilindiği üzere; şimdilerde “medya” da denilen yazılı basın-yayın organlarının ulaştığı teknik seviye, eskilerin “hurufatla” veya “Entertip”le dizgi yapıldığı, resimlerin “klişe”lerinin çıkartılarak baskıya verildiği günleri çok çok gerilerde bıraktı…
Gerilerde bıraktı ya; İngilizce “Newspaper, Daily  paper”, Almanca “Zeitung”, Fransızca “Journal” ve İtalyanca   da “Gazetta” denilen ve bir dönem de Fransızcadaki karşılığına istinaden meslek mensuplarına “Jurnalist”  (ihbarcı) diye kinaye yollu takınılan “Gazetecilik mesleği”; giderek îtibâr yani “güven” kaybetmektedir. 
“Denge Gazetesi Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Adnan Bahadır”ın, kaleme aldığı “Başyazı”larında zaman zaman takılıp alaycı bir tavırla “gazatacı” dediği basın mensuplarımızın mahallî yöndeki güvenirliği bir tarafa, Türkiye genelindeki mevcut “Güvenilmez Meslekler” arasında “yüzde 58”lik bir nispette çıkması (Bkz: Türkiye Gazetesi; 22.04.2016, s. 1; Barem Araştırma Şirketi Anketi), âdeta bu meslekteki “erozyon”u gözler önüne sermekte değil de nedir?
Yıllar önce kaleme aldığımız “Samsun’da Kültür-Sanat/2”  adlı eserimizde, (Bkz: Samsun, Aralık 1998, s. 100) “Mahalli Basın-Gazeteler” başlığı altında şunları demiştik:
“İl bazında Samsun’da yayınlanan gazeteleri; günlük, haftalık… şeklinde ‘süre’ bakımından bir sınıflandırmaya tâbi tutmadan önce, bunların asıl ‘yayın maksatları’ bakından incelenmesinde ve değerlerlemenin daha sonra yapılmasında fayda vardır. Yayın maksatları bakımından gazeteleri:
a)Ticarî ilân ve reklâm almak için çıkanlar, 
b)Resmî ilân almak için çıkanlar, 
c)‘Sarı Basın Kartı’ almak için çıkanlar, 
d)Bir siyasî parti veya dernek, vakıf gibi kuruluşu tanıtmak, maddî-mânevî bakımdan desteklemek için çıkanlar, 
e)‘Sahibi’ ve/veya ‘Naşirleri’nin ‘ego’larını tatmin için çıkanlar, 
f)‘Rızâ-i Bâri (Cenâb-ı Allah’ın rızâsı)’nı kazanmak, bu yolla ‘ilmî cihâd’ yapmak gayesiyle çıkanlar’ şeklinde bir tasnife tâbi tutmak ve yazılanları/çizilenleri buna göre ‘değerlendirmekte büyük faydalar vardır. Ancak; bâzı gazeteler, bu genel tasnif içerisindeki yerlerini, kendilerini meselâ ‘Reklâm Gazetesi’ diye niteleyerek tanıtırken ve ‘asıl maksatlarının para kazanmak’ olduğunu sarih bir şekilde ortaya’ koyarken, bir kısım gazeteler bu medenî cesareti gösterememekte ve sözde ‘Samsun’un basın-yayın hayatına katkıda bulunmak’ yaftası altında gâyelerini gizlemekte ve maddî çıkarlarına bakmaktadırlar.”
Şeklinde değerlendirmiştik. Şimdilerde ise bu değerlendirmeye bir de “A belediyesinin B belediyesine karşı, A isimli başkanın B isimli başkana karşı mücadelesine taraftar olan gazeteler”i de ilâve etmek, bunun yanında bir de “Holding menfaatine çalışan yazılı ve görülü basın-kuruluşu”nu da katmak gerekir diye düşünüyoruz…
Ve de geldiğimiz bugünkü noktayı, bir de aşağıdaki mısralarımızla ifâde eyleyelim istiyoruz…                      Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = = 
“Gazete yazıyor”, denen günlerden;
Bugünlere şöyle, bir gelip-baktık:
Yüzde 58, îtibâr kayıp;
“Güven Duygusu”nda, sınıfta çaktık; 
“Yalan ile riyâ”, gelmez genlerden!..

Okumuş-yazmışta, bu büyük ayıp;
“İlmihâl’im nerde?”, onu arayıp;
“Söz ilmi”ni baştan-sona tarayıp!..
Bugünlere şöyle, bir gelip-baktık:
“Gazatalar”ı da, isimle sayıp!..

“Gazete yazıyor”, iftira-yalan;
“Gazete yazıyor”, bir sinsî plân;
“Gazete yazıyor”, sen de nemalan!..
Bugünlere şöyle, bir gelip-baktık:
Kimi “bukalemun”, “maymun”dur falan!..

“Gazete yazıyor”, “Siyon” adına; 
“Gazete yazıyor”, “FETÖ” katına;
“Gazete yazıyor”, kıza-kadına!..
Bugünlere şöyle, bir gelip-baktık:
Kimi de “Esad”ın, saltanatına!..

“Gazete yazıyor”, “PKK” yanlı;
“Gazete yazıyor”, “timsah”tan kanlı;
“Gazete yazıyor”, “ayna”dan canlı!..
Bugünlere şöyle, bir gelip-baktık:
Mezhebi-meşrebi, “lâdîni” dinli!..

“Gazete yazıyor”, “AB” borusu, 
“Gazete yazıyor”, “Nedir doğrusu?”
“Gazete yazıyor”, “Şeytân uğrusu!..”
Bugünlere şöyle, bir gelip-baktık:
Kimi de “Kandil”in, “Medya korusu!..”

KAYIKÇ’Ali der ki, “Ey meslekdaşım!..
Ağrımasın dersen, yarın şu başım; 
Hakk rızâsı olsun, daim sırdaşın!..”
Bugünlere şöyle, bir gelip-baktık:
“55 yıl” geçmiş, “70’tir yaşım!..”


        
        

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim