• BIST 102.270
  • Altın 149,533
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • Samsun 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 23 °C
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR

“FİTNE-FESÂT”, YILDAN YILA BÜYÜYOR…

Ali Kayıkçı

*      “Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) onları çıkarın! Fitne, öldürmekten daha şiddetlidir. Yalnız Mescîd-i Harâm’da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın; fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, onları hemen öldürün! Kâfirlerin cezası böyledir.”, “ Fitne kalmayıp, din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla çarpışın; vazgeçerlerse artık savaş ancak zâlimlere karşıdır.”   (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 191, 193)
*     “Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulmedenlere dokunmakla kalmaz ve bilin ki Allah’ın ikabı (cezası) şiddetlidir.”,  “Siz de ortalıkta bir fitne kalmayıp, din tamamıyla Allah’ın dini oluncaya kadar onlarla cihâd edin; eğer vazgeçerlerse muhakkak Allah yaptıklarını görür. Yok, vazgeçmezlerse, artık bilin ki Allah, sizin mevlânızdır (yardımcınızdır)! O ne güzel Mevlâ, ne güzel yardımcıdır!” (Kur’ân-ı Kerîm; Enfâl Sûresi, âyet 25, 39-40)
*     “Kıyâmet yaklaştıkça, fitneler çoğalır. Gece başlarken karanlığın artması gibi olur. Sabah evinden mü’min olarak çıkan çok kimse akşam kâfir olarak döner. Akşam mü’min iken, gece safâlarında îmânları gider. Böyle zamanlarda, evinde kapanmak fitneye karışmaktan hayırlıdır. Kenarda kalan, ileri atılandan hayırlıdır. O gün oklarınızı kırınız! Silâhlarınızı, kılıçlarınızı bırakınız! Herkesi tatlı dil ile güler yüzle karşılayınız. Evinizden çıkmayınız!” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*     “Hadîka’da, fitneyi anlatırken diyor ki, (Fitne, Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günâha sokmak, insanları hükümete karşı isyâna kışkırtmak demektir. Zâlim olan hükümete de itâat etmek vâcibdir). Berîka’da diyor ki, (Başınızdaki âmir, bir Habeş hizmetçi gibi zelil, adi, aşağı kimse olsa da, İslâmiyet’e uygun emirlerine itâat vâcibdir. İslâmiyet’e uymayan emirlerine de, fitneye, fesâda sebep olmamak için karşı gelmemeli, isyân etmemelidir.) Din adamlarının insanlara yapamayacakları fetvâları bildirmeleri de fitneye sebep olur.” (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; H. Hilmi Işık-İstanbul Kasım 2012, s. 397)  
*     “Fitne: Azdırma, baştan çıkarma, fesât, karışıklık, âfet mânâlarına gelen fitne, Kur’ân-ı Kerîm’de kesinlikle yasaklanmış, ortadan kaldırılması için savaşmayı icap ettiren bir kötülük olarak kabûl edilmiştir.” (Tercüman Gazetesi Ansiklopedik İslâm Lügâti; İst. 1982, s. 1, s. 220) 
*     “PKK bile Batı’dan desteği; “Biz olmasak, Türkiye Kürtleri İslâmlaştıracak!” tezi ile alıyorlar. Nitekim, Rus lideri Putin, baklayı ağzından çıkardı ve; “Erdoğan iktidarında Türkiye İslâmlaşıyor; bu yüzden Mustafa Kemal mezarında ters dönüyor” diyerek hezeyan kusmadı mı?” (Fuat Bol-Türkiye Gazetesi; 11.01.2016, s. 9)
                                    
S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
“Araştırmacı Gazeteci Osman Sağırlı”, “Türkiye Gazetesi”nin 11 Ocak günlü nüshası 10. sayfasında oldukça dikkat çekici tespitlerde bulunmuş. Bu araştırmasında Sn. meslekdaşımız; başta siyasilerimiz olmak üzere fikir sahibi hemen herkese rehber olabilecek bilgiler ve resimlerle sayfayı doldurmuşlar.
“Şu Sıralar S. Arabistan’la Gerilim Yaşayan Tahran, Orta Doğu’da En Kanlı Geçmişe Sahip Ülke” başlığı altında “Nerede İsyan, Orada İran!” denilmekte ve 1979’lara gidilerek “Humeynî devrimi sonrası, Müslümanların Humeyni’ye biat etmesini isteyenler, İslâm coğrafyasında kanlı eylemlere girişti. Şiiler, tarih boyunca İslâm’ın kutsal saydığı mekânlara sahip olma arzusuyla yanar. Büyük İran’ı kurma (eski Pers imparatorluğunu yeniden canlandırma) hayali ancak Şiî inancının yayılmasıyla mümkün olabilir. Bugün; Yemen, Pakistan, Lübnan, Suriye ve Irak’taki karışıklıkların temelinde bu düşünce yatar. İslâm coğrafyasındaki yaşanan her olayı fırsata çevirmeye çabalar, kanlı hadiselerden medet umarlar.” şeklinde olayların perde arkası izah edilmektedir…
“Tarih boyunca Araplarla sürekli mücadele içinde olan İran, Müslüman coğrafyada yaşanan her krizi Şiî Hilâli’ne ulaşacak bir adım olarak görüyor. Kutsal belde Mekke’yi işgal eden yüzlerce insanın katline sebep olan İran, bugün Suriye, Yemen ve Lübnan’daki olaylarda da aktif olarak rol alıyor. İranlıların Araplara duyduğu öfkenin temeli 633 yılına dayanır. İslâmiyet’in yayıldığı günlerde yeryüzünde iki imparatorluk vardır. Biri Bizans, diğeri Sasanî (İran). Bu ikisi dünyayı paylaşır kendi aralarında. İslâmiyet’in Arabistan dışına yayılırken ekseri İranlılarla çatışır. Öyle ki, bugünkü Suriye’nin bir bölümü ve Irak’ı elinde bulunduran Sasanilerle hilâfet orduları arasında sayısız mücadele yaşanır. 
Sasanilerle Müslüman Araplar arasındaki ilk karşılaşma, Hz. Ebûbekir devrinde olur ki takvimler 633 yılını göstermektedir daha. Halid bin Velid hazretleri komutasındaki disiplinli Arap ordularıyla Sasanî orduları arasında 9 çatışma daha yaşanır ve tümü Halid bin Velid’in zaferiyle sonuçlanır… Hz. Ömer’in halifeliği döneminde Sasaniler, Kadiye Savaşını kaybeder ve Irak topraklarından çekilir. Nihavend Savaşı ile iyice dağılmaya başlarlar. Hz. Osman’ın halifeliği döneminde ise Horasan alınır ve İran’ın fethi tamamlanır. Artık Sasanî efsanesi tarihe karışmıştır. Derken, İslâm toplumunda iç karışıklıklar çıkmaya başlar. Abdullah İbn-i Sebe isimli bir Yahûdî, göstermelik Müslüman olur; fitne çıkarma ve yayma faaliyetlerine başlar. (…) 
…o tarihlerde Müslümanların İran’ı fethini hazmedemeyen, eski Zerdüşt inanışlarından ve Pers geleneklerinden tam kopamayan İran coğrafyasında bu üç halifeye küfürler kabul görür.  Hz. Ali’nin halifelik hakkının Hz. Ebûbekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman tarafından yendiği bahane edilir.” 
 Ve devamında  ”İran eski Meclis Sözcüsü ve bir dönem Cumhurbaşkanı adayı olan Mehdi Karrubi, ‘İslâm’ın en mukaddes mekânı olan Kâbe’ye yönelik 1986 yılındaki saldırı ile 500 İranlı hacının ölümüyle sonuçlanan 1987 isyanının arkasında İran istihbaratı bulunmaktadır’ şeklinde açıklamalarına yer vermekte, sonrasında ise “Devrim Muhafızları Kudüs Kuvvetleri Komutanı Kasım Süleymanî, ülkenin Irak ve Sureye’deki operasyonlarını yönetiyor. Şiilik araç, nihai amaç Şiî hilâli’dir” diye de sözlerine eklemektedir. “Dünyâdaki Şiî nüfus”un, takriben 150-200 milyon olduğuna dikkat çeken Osman Sağırlı, bunun İran, Hindistan, Pakistan, Irak, Bahreyn, Yemen, Lübnan, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere dağıldığını vurgulamaktadır.  
Saygıdeğer Okuyucularımız!.. 
Bu güzel araştırmayı ve gününüz hadiselerine ışık tutan bâzı gelişmeleri, biz de mısralara dökelim ve edebiyatımıza da kazandıralım, bunun için de öncelikle Sizlere sunalım istedik. Ortaya aşağıdaki beşlikler çıktı. Beğeneceğiniz ümidi, kalbî sevgi ve saygılarımızla…

    = = = * = = = 

“İbn-i Sebe”, “fitne” ekti, taşıdı;
“Hariciler”, asır-asır kaşıdı;
“Humeyni”den, günümüze düşmanlık…
“İran” tuttu, “Şiâ-Şiâ” aşıdı;
“Esad” duymaz, bundan asla pişmanlık…

“Hindistan”dan, “Pakistan”a, “Lübnan”a; 
Bir “Hilâl” var, “Şiîliği”  anana; 
“Mekke işgal”, duyurdular cihân…
Onca “hacı”, “şehîd” düştü o günler;
“Yıl bin 400”, “Hicrî sene” der sana…

“Pers” hayâli, “Sasanî”lik kozu var; 
 “Humeyni”den,  “Molla”lık bir pozu var; 
“Vehhabî”ye, “düşmanlık”ta sözü var…
Onca “hacı”, “şehîd” düştü o günler;
“Biat” ister, işin “gizli” yüzü var…

“Karrubî”nin, sözünde var malûm sır;
“Acem” işi, kanla başlar bu asır;
Sorsan O’na, “muasır”dan muasır…
Onca “hacı”, “şehîd” düştü o günler;
Aynı niyet, bugün yine dolaşır…

“Suriye”de, “Nusayrî”ye kol-kanat;
“Irak”ta var, yüzde 60 saltanat;
“Bahreyn”de sen yüzde 10’u daha kat!..
Onca “hacı”, “şehîd” düştü o günler;
“Yemen” kaynar, taştı-taşıyor dikkat!..

“Lübnan” kaynar, “üçte bir Şiî” nüfus;
“Kuveyt” korkar, “dörtte bir”dir bahusus;
“Körfez” kaynar, gizli-aşikâr casus…
Onca “hacı”, “şehîd” düştü o günler;
“Putin” kaptı, “Laskiye” sonra “Tartus”…

“Süleymanî”, “Devrim-Kudüs-Kuvvetler”;
“Günden güne”, belli olur niyetler;
“Rusya” öder, bir gün ağır diyetler…
Onca “hacı”, “şehîd” düştü o günler;
“Fitne uyur”, haber verir âyetler…

KAYIKÇ’Ali, “Şiîlik” bir araçtır;
Malûm” hilâl”, hedef için “amaç”tır;
“Şam” yolları, kokuş-iniş-yamaç”tır…
Onca “hacı”, “şehîd” düştü o günler;
“Kırım” yuttu, “Rusya” hâlen çok “aç”tır…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim