• BIST 104.539
  • Altın 163,342
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • Samsun 8 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 13 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

EVLERE “ÜCRETSİZ ÖĞRETMEN” GÖNDERİLİR!..

Ali Kayıkçı

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI
* “(Her şeyi) yaratan Rabbinin adıyla oku!.. O keremine nihayet olmayan Rabbindir. Ki, kalemle yazı yazmayı öğreten O’dur… İnsana bilmediği şeyleri O öğretti.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Alâk Sûresi; âyet 1, 3, 4-5)
* “De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sâhipleri ibret alırlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm -Tibyân Tefsiri, Zümer Sûresi; âyet 9)
* “Şânım hakkı için, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şân ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?..” (Kur’ân-ı Kerîm; Enbiyâ Sûresi, âyet 10) 
*  “Ey insanlar! (Bu Kur’ân) size Rabbinizden bir öğüt ve gönüller derdine bir şifâ ve mü’minlere bir hidayet ve rahmet (olarak) geldi.” (Kur’ân-ı Kerîm; Yûnus Sûresi, âyet 57) 
*  “De ki, insanlar ve cinler birbirlerine yardımcı olarak, (belâgat, güzel nazm ve kâmil mânâda) bu Kur’ân-ı Kerîmin bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, yemîn olsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Îsrâ Sûresi, âyet 88)
*  “Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarf edenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler. Çünkü Allah, onların mükâfatlarını tam öder ve lütfûndan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Fâtır Sûresi, âyet 29-30)
*  “Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler.” (Kur’ân-ı Kerîm; Enfâl Sûresi, âyet 2) *  “…ve Kur'ân'ı tertil ile, ağır ağır, güzel güzel oku!”, “…(Namazda) Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun”  (Kur’ân-ı Kerîm; Müzzemmil Sûresi, âyet 4, 20)
*  “Rabbinin Kitabı'ndan sana vahyedileni oku. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O'ndan başka bir sığınak da bulamazsın.” (Kur’ân-ı Kerîm; Kehf Sûresi, âyet 27)
*  “Her kim beş vakit farz namâzda Kur’ân-ı Kerîm okursa, Hakk teâlâ her harfine yüz sevâb verir. Her kim namâzdan başka vakitlerde Kur’ân-ı Kerîm okursa, her harfine on sevâb verir.  Her kim, (tegannîsiz ve hürmetle okunan) Kur’ân-ı Kerîmi ayakta veya oturarak hürmet ile dinlerse, her harfine bir sevâb verir. Her kim Kur’ân-ı Kerîmi hatm eylese (baştan sona okusa), o kulun duâsı Allah indinde kabul edilir”, “Kur’ân-ı Kerim okuyanın ana-babası kâfir olsalar bile, azâbları hafifler.”, “Sözün en hayırlısı, Allah’ın kitabıdır.“, “Kur’ân’ı öğrenin, okuyun ve okutun”, “Kim Kur’ân okur ve ondaki (hükümlerle) amel ederse Kıyâmet gününde onun anne ve babasına taç giydirilir. O tâcın ışığı dünya evlerindeki güneşin ışığından daha güzeldir. Buna göre  Kur’ân’la amel edenin durumunu siz düşünün...”, “Ey Ebû Zer! Allah’ın kitabından bir âyet öğrenmek için sabahleyin evinden erken çıkman, yüz rekat (nafile) namaz kılmandan daha hayırlıdır.”,  “Kim Kur’ân’ı okur ve onu güzelce ezberler, helâlini helâl, haramını harâm kabul ederse, Allah bu sayede o kimseyi cennetine sokar. O kişi de kendi ailesinden hepsi cehennemi hak etmiş on kişiye şefaat eder”, “Kalbinde Kur’ân’dan bir miktar bulunmayan kimse harap ev gibidir.”, “Kim Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevâbı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.”, “Kur’ân okuyunuz. Çünkü Kur’ân, Kıyâmet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir”, “Sadece şu iki kimseye gıpta edilir:  Biri Allah’ın kendisine Kur’ân verdiği ve gece gündüz onunla meşgul olan kimse, diğeri Allah’ın kendisine mal verdiği ve bu malı gece gündüz O’nun yolunda harcayan kimse.”, “Allah şu Kur’ân’la bazı kavimleri yükseltir; bazılarını da alçaltır.”, “Kur’ân okuyan mü’min portakal gibidir: Kokusu hoş, tadı güzeldir. Kur’ân okumayan mü’min hurma gibidir: Kokusu yoktur, tadı ise güzeldir. Kur’ân okuyan münâfık fesleğen gibidir: Kokusu hoş fakat tadı acıdır. Kur’ân okumayan münâfık Ebû Cehil karpuzu gibidir: Kokusu yoktur ve tadı da acıdır.” , “Kur’ân’ı gereği gibi güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli ve itaatkâr meleklerle beraberdir. Kur’ân’ı kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye de iki kat sevap vardır.”, “Sizin en hayırlılarınız, Kur’ân’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Hazret-i Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)                               
*  “Allahü teâlânın büyüklüğünü bilmeyen, Kur’ân-ı Kerîmin büyüklüğünü anlayamaz. Allahü teâlânın büyüklüğünü anlamak için de, O’nun sıfatlarını ve yarattıklarını düşünmek lâzımdır. Bütün mahlûkatın sâhibi, hâkimi olan Allahü teâlânın kelâmı olduğunu düşünerek okumalıdır.” (İmâm-ı Gazâlî “r. aleyh”)
*  “Kur’ân-ı Kerîmin her bir harfinde bin bir derde bin bir türlü devâ (şifâ) vardır”. (Ebü’l-Leys Semerkandî “r. aleyh”)
*  “Kur’ân-ı Kerîm, Muhammed aleyhisselâmın sözü değildir. Allah kelâmıdır. Hiçbir insan öyle düzgün söyleyemez. Kur’ân-ı Kerîmde bildirilenlerin hepsine İslâmiyet denir. Hepsine inanan insana mü’min ve Müslüman denir. Birini bile beğenmemeğe îmânsızlık, yani küfür denir.”   (Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî “k. sirruh”)
*  “Ölçülse; Tevrât, Zebûr, İncîl/Üstün elbet, Kitâb-ı tenzîl. Bir mucizedir, nûr-i Kur’ân/Değişmez hiç, durdukça cihân
Kıyâmete dek, olur mer’i/Şüphe edene, (Fe’tû) emri. Yehûd, mason, komünist şimdi/Kur’ân’a, hep hücuma geçti.”
(H. Hilmi Işık-Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye)
*  “Hiç kimse Hazret-i Muhammed’in prensiplerinden daha ileri adım atamaz. Avrupa’ya nasip olan bütün başarılara rağmen, bizim konulmuş olan bütün kanunlarımız, İslâm kültürüne göre eksiktir.” (Alman yazar ve şâiri Goethe)

S
aygıdeğer Okuyucularımız!..                                                                                                                       Zaman zaman pek çoğumuz gibi Sizlerin de; ya gazetelerin küçük ilânlar/iş arayanlar kısmında veyahut da cadde ve sokakların çeşitli yerlerine yapıştırılmış “Öğrenciye evde İngilizce… Matematik dersi verilir” gibi duyuruları görüp ve başarısız zengin çocuklarının bu gibi imkânlara kavuşmasını gıpta ile belki biraz da haset ederek/kıskanarak okuduğunuz olmuştur…
Bugün Sizlerle paylaşmak istediğimiz benzer bir konuda ise; ne hasetlik/çekememezlik var, ne de haftalık veya aylık şu kadar para ödemek endişesi…
Evinizde, işyerinizde; çayırda, tarlada… her nerede isterseniz,  yanınızda bir öğretmen/öğretici… Sizi yanlış okudunuz diye terslemesi de yok; haftalık veya aylık bir ücret istemesi de yok… Yeter ki  Siz, “Kur’ân-ı Kerîm” okumayı  can-ı gönülden bir isteyin, arzulayın!..
Evet!.. Yeter ki Siz, “Kelâm-ı Kâdîm”i okumaya niyetlenin!..
Kureyş dili ana lisanımız olmadığı ve bizler de Arap olmadığımız için, doğru okumakta zorlandığımız içindir ki,  mevcut hatâlarımızı düzeltmek için hemen yanıbaşımızda hazır olan bir “melek” bizlere “Ücretsiz Muallim/Öğretmen/Öğreticilik” yapacak…
Bunu da “Peygamberimiz Efendimiz” “sallallahü aleyhi ve sellem” haber veriyorlar:
“Kur’ân için vekil edilen bir melek, Arap olmadığı için doğru okuyamayanın hatâsını düzeltir ve doğru olarak yükseltir.” (M. Ali Demirbaş-Türkiye Gazetesi-27.04.2011, s. 15)
Diyerek müjdelediği hususta biz de his ve düşüncelerimizi mısralara dökelim ve Siz Saygıdeğer Okuyucularımızla da şu mübârek “Berât Kandili” sonrasında bunu paylaşalım istedik. Ortaya aşağıdaki şiir çıktı. Beğeneceğiniz ümidiyle…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    - * - * - * - *  - * 
Öyle bir  “Öğretmen”, hem dâhi “Melek”;
Ne yemek, ne para; bir şey istemez;
Bizlere düşen şey, “Besmele” demek… 
Bağırmaz-çağırmaz, hem üstelemez; 
Biz Hakk rızâsına, verelim emek…

Öğle bir “Öğretmen”, her yerde blizle; 
“Elif-Bâ”yı oku, “Âmme”yi izle; 
“Fâtiha”yla başla, tam “30 cüz”le… 
Biz Hakk rızâsına, verelim emek;
“Divân”a çıkarız, yoksa ne yüzle…
Öyle bir “Öğretmen”, “nûrânî varlık”;
Ne sıkıntı verir, ne çeker darlık;
Değil mi yol bekler, her gün mezarlık…
Biz Hakk rızâsına, verelim emek;
Rabbim takar om’za, nûrdan nazarlık…

Böyle bir “Öğretmen”, ne büyük nîmet; 
Hâlık diler bizi, ede mağfiret; 
Kuldan biraz gayret, biraz basîret…
Biz Hakk rızâsına, verelim emek;
KAYIKÇ’Ali der ki, işte gânimet!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim