• BIST 106.711
  • Altın 143,532
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Samsun 24 °C
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 30 °C
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 

“ERMENİ”YE “9,5 LİSAN” İLE TAZİYE/1

Ali Kayıkçı

“Ey îmân edenler; öldürülenler hakkında size kısas farz edildi. Hür hüre, köle köleye, kadın kadına karşılık olarak kısas edilir. Fakat ölenin kardeşi (velisi) tarafından katil bağışlanmışsa o zaman örfe uymak ve güzellikle diyet ödemek gerektir. Bu Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve rahmettir. (…) Ey akıl sahipleri, kısasta sizin için hayat vardır.”

(Kur'ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet: 178-179'dan)

“Savaşta Osmanlılar çekilirse ayaklanacağız. Türk ordusunu iki ateş arasında bırakacağız. İkmal yollarını kesecek, köprüleri havaya uçuracak ve Rus ordusuna katılacağız.” (Torosyan-Ermenistan Tarihi; Paris 1923, s.y 219'dan)

“Ermeniler, 'Sadık teb'a' diyerek kendilerini bin yıl el üstünde tutan Türkleri, dünya ile kötülemeye koştular. Bunların yöneticileri, ne kadar uğraşsalar da, insanlık, barış ve dostluğa yaklaşmıyorlar. Herhâlde âciz olan kimliklerini, kin ve düşmanlıkla kanıtlıyorlar. Ayrıca PKK'lılar gibi bunlar da, Türkler hakkında yaptıkları âdi propagandalar ölçüsünde, Batı'dan bahşiş alıyor ve prim sağlıyorlar…”

(Ahmet Kabaklı-Türkiye Gzt. 13.05.1995, s. 2'den) “İslâmiyet'in bindörtyüz sene hâkim olduğu yerlerde ve altıyüzotuz yıl Osmanlı devleti idaresinde bulunan memleketlerde çok Hıristiyan vardı. Bugün Türkiye'deki Hıristiyanlar, bunların torunlarıdır. Osmanlı devleti, Hıristiyanları din değiştirmek için birazcık zorlasa idi, bugün Türkiye'de hiç Hıristiyan bulunmazdı. (…) Bulgarların, Moskofların, Ermenilerin ve Yunanlıların Müslüman Türklere yaptıklarının binde birini Osmanlılar onlara tatbik etseydi, belki bugün yeryüzünde Bulgar, Ermeni, Yunan ve Rus diye bir millet olmazdı.”

(Harputlu İshak Efendi-Dıyâ-ül-kulûb/Cevâb Veremedi; İst. 1995, s . 246, 249'dan) *Osmanlı tarihi; Ermenilerden 29 paşa, 22 bakan, 33 milletvekili, 7 büyükelçi, 11 başkonsolos ve konsolos, 11 üniversite öğretim üyesi ve 41 yüksek rütbeli memur kaydetmektedir.”

(Türkiye Gazetesi, 29.09.2000, s. 13)

S

aygıdeğer Okuyucularımız!..

Bilindiği üzere; “23 Nisan günü Başbakan, Dersim özründen sonra bir ilke daha imza atıp 1915'te hayatını kaybeden Ermeniler için taziye mesajı yayınladı” ve “Bu acıyı paylaşmak, insanlık vazifesidir” dedi.

“Başbakanlık Basın Merkezi aracılığıyla Ermenice de dâhil 9 dilde kaleme alındığı” bildirilen bu açıklama sebebiyle de iç ve dış basın-yayın organlarında bir tartışmadır başlayıverdi. Hâlen daha müspet ve menfi yönleriyle devam ettirilen bu tartışmaların pek çoğu elbette ki Siz Saygıdeğer Okuyucularımızın da malûmudur.

Bizim burada bahis konusu yapmak istediğimiz “9 dilde kaleme alındığı” şeklindeki bu açıklama için niçin biz, yukarıdaki başlıkta “9,5 lisan” tabirini kullandık; ondan bir nebze bahsetmek istiyoruz:

Efendim; bu açıklama metni dikkatle incelendiğinde görülecektir ki 189 kelimeden meydana gelen bu beyânatın içindeki “Türkçe kelime”lerin yanında başta da “yadsınamaz” gibisi olmak üzere 40 kadar da “Uydurukça sözcük” kullanılmış, diğer bir ifâde ile “Agop ve Ataççıların dili” tercih edilmiştir. Bu ise, muhtevanın ihtiva ettiği bilgiler meselesi bir yana, dil ve genel kültür açısından oldukça vahim bir durumdan başka bir şey değildir… Yüce dinimize ve muhteşem târihimize karşı yapılan saldırıların “dil tahripçiliği” yoluyla ulaştıkları yerin anlaşılması bakımından çok ama çok önemlidir…

Şu kadarını da söyleyelim ki bu “uydurukça sözcükler/arı dil” denilen ucûbenin temelinde iki isim vardır:

Güzel Türkçemizin, milletimizin sözümona “aydın kesim”inin ağzında ve kaleminde “ayrılık tohumları” ekmesi, Agop Martayan Dilaçar (1895–1979) ile N. Ataç (1878–1957) isimli, biri; öğretmen-idareci ve Ankara Üniversitesi, DTCF Öğretim Görevlisi “gayrimüslim” bir vatandaşımız, diğeri ise, iftiharla “ateist” olduğunu söyleyen Ulus Gazetesi yazarı, bu iki “dil devrimcisi”nin öncülük ve gayretli ile bugünkü noktaya gelmiş; başta TC kimlikli insanlarımız ile (Türkî değil) Türk cumhuriyetlerindeki soydaşlarımız arasındaki gönül bağlarının ve kültür zincirlerinin kopmasına zemin hazırlamıştır…

Süleyman Nazif merhûmun ifâdesiyle, “Türkçe, milletimizin iskeleti” olmasına rağmen, bu akım sebebiyle vücut, âdeta kemik kanserine tutulmuş ve kaslarla sanki bağlarını koparmış bir durumuna düşmüş/düşürülmüştür…

Diyoruz ve “Ermeni Meselesi” sebebiyle 2000 yılında kaleme aldığımız, “Mahalleden Bölgeye Samsun” adlı eserimizin 2. Cildi 117-118. sayfalarında da yer verdiğimiz bir şiirimizi burada Sizlerle paylaşmak istiyoruz:

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

- * - * - * - * - *

Hani “Sadık Tebaa”ydın/”Zeytun” senin iş'in bulduk!..

Kâh Fransa, Rusya ilen/Isıranda, diş'in bulduk!..

Adam saydık, vekil yaptık/Saraylarda çekül yaptık;

Malı-mülkü sebil yaptık/Ağrı senin düş'ün bulduk!..

Rus saldırır, sen öndesin/Maraş'taki al kandasın;

İnsanlıkta en sondasın/Vahşet senin aş'ın bulduk!..

Senden yirmi dokuz paşa/Bağladık yüksek maaşa;

Yirmi iki bakan, hâşa/Osmanlı'da baş'ın bulduk!..

Otuz üç milletvekili/Dîni ayrı, he mi dili;

Yedi de büyükelçili/Hep senin ırkdaş'ın bulduk!..

On bir konsolos seçtik/Kırk bir memurla sözleştik;

Cânilerle çok yüzleştik/Cümlesi sırdaş'ın bulduk!..

“Kin anıtları” dikersin/Elçimin kanın dökersin;

Menfaat için çökersin/Lûtîler gaydaş'ın bulduk!..

Taşnak sende, hem Asala/Talleyran'lar hep asıla;

Bulmuşsun yandaş nasılsa/ABD kirdaş'ın bulduk!..

AB ile AT kolkola/Girmişsin bir çıkmaz yola;

Sanma günâhın affola/Yunan'ı kördaş'ın bulduk!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim