• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • Samsun 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

Ermeni Soykırımı mı ?

Prof Dr.Osman Köse

Ermeni Soykırımı mı ?

Her yıl “24 Nisan” ayı geldiğinde Ermeniler ve Ermenileri “istismar” ederek Türkiye’nin gelişmesini engellemeye çalışan devletler ve oluşumlar, “soykırım” naraları atarak ortalığı vaveylaya verirler. Bu durum öyle bir hal aldı ki, tarihçilerin çalışması ile açıklığa kavuşacak bir mesele siyasileştirildi ve çoğu ülke parlamentoları “Ermeni soykırımı tasarıları”nı kabul etmeye başladılar. Hatta bir adım daha öteye gidilerek 12 Ekim 2006’da Fransa parlamentosu, Ermeni soykırımını kabul etmeyenleri cezalandıran bir de karar aldı.

Yine 24 Nisan geliyor. Hep beraber son altı aydır Türkiye’ye “karşı” olan devletler ve grupların hummalı faaliyetler içinde olduklarına ve çalışmalar yaptıklarınaşahit olmaktayız. Çünkü 1915 yılında Osmanlı Devleti’nin yaptığı tehcirin 100. yılı olması ayrı bir önem arz ediyor. 

***

Ermeniler, coğrafi şartların bir araya getirdiği bir topluluk olarak milattan önceki dönemlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya gelerek yerleştiler ve zamanla bir millet olarak ortaya çıktılar. Nuh peygamberin torunu Hayk’ın soyundan gelmeye izafeten “Hayklar” olarak bilinen bu topluluk, Perslerin “Armanu” olarak adlandırdıkları coğrafyada yaşamaktaydılar. Zaman içinde “Armanu’da” yaşamalarından dolayı “Armenialılar ve “Ermeniler” adı ile bilinir oldular. Oturdukları coğrafyada, “Armenia” veya Türkçedeki kullanımlıyla“Ermenistan”olarak kullanılmaya başlandı.

Türkler, Anadolu’ya geldikleri andan itibaren Ermenilerle birlikte yaşamaya başladılar. Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ve zamanla bu bölgeye hâkim olması ile bu beraberlik devam etti. Diğer gayr-ı müslim topluluklar gibi Ermenilerin de tarihteki en rahat ve huzurlu dönemi Osmanlı idaresi altında oldu. Devletin zayıflaması ve Batılı devletlerin güçlenmesi ile 18. yüzyıldan itibaren diğer gayr-ı müslim topluluklar gibi Ermeniler arasında da “milliyetçilik” dalgası yayıldı. 1877 – 78 Osmanlı-Rus Savaşı, Ermeniler için dönüm noktası oldu. Ruslar ve diğer ülkelerin kışkırtma ve destekleriyle silahlanmaya başlayan Ermeni çeteleri, 1877’de İsviçre’de kurulan “Hınçak” ve 1890 yılında Tiflis’te kurulan “Taşnak” örgütleri ile Osmanlı Devleti’nde terör estirmeye başladılar. Kısa zamanda ülkenin çoğu bölgelerinde isyanlar çıkararak “Osmanlı Bankası Baskını” ve II. “Abdülhamid’e Suikast” gibi sansasyonel eylemlere girişerek uluslararası kamuoyu oluşturdular.

Birinci Dünya Savaşı geldiğinde Osmanlı toplumu 25 yıldır “Ermeni çetelerin” teröründen bunalmış ve on binlerce çocuk, kadın ve erkek işkencelerle ve vahşice katledilmişti. Savaş başladığında on binlerce silahlı Ermeni de Rus ordusuna katılarak Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmaya başladı. Seferberliğin ilanı ile köyler ve şehirlerde oturan masum sivil halk açıktan Ermeni çetelerin hedefi haline gelince, Çanakkale başta olmak üzere çok sayıda cephede İtilaf Devletlerine karşı ölüm kalım savaşı veren Osmanlı Devleti yöneticileri, teröre karışanları savaş bölgesinden cephe gerisine almaya yönelik olarak 27 Mayıs 1915 yılında parlamentoda “Sevk ve İskanKanunu”nu çıkardılar. Bu kanun çerçevesinde terör eylemlerine bulaşan başta Ermeniler olmak üzere çok sayıda insan savaş bölgelerinden bir plan dâhilinde toplanarak, o dönemde ülkenin sınırları içinde ve savaş bölgesi dışında olan bugünkü Suriye coğrafyasına nakledildi.

 

***

 

Ermeni soykırım günü olarak öne sürülen “24 Nisan”, tehcirin başladığı tarih değil, yaklaşık 250 civarındaki Ermeni çeteelebaşlarının yakalanarak tevkif edilmelerinin tarihidir. 1914 yılı kayıtlarına göre Osmanlı Devleti’nde 1 milyon 250 bin civarında Ermeni yaşamaktadır. Bu rakam Amerikan kaynaklarında 1 milyon 450 bine kadar çıkmaktadır. Fakat bugün bu rakamlar o kadar mübalağa edilmiştir ki Osmanlı Devleti’nin 1 milyon 500 bin Ermeni’yi öldürdüğü noktasına kadar varmıştır. Osmanlı arşivleri bugün açıktır ve her şey açıklığı ile ortadadır. Fakat “Ermeni meselesi” başta Batılı devletler olmak üzere art niyetli gruplar ve yapılanmalar tarafından Türkiye’ye karşı siyasi bir silah olarak kullanılmaya devam etmektedir. 

Tarihçilerin araştırarak açıklığa kavuşturacağı bir mesele Batı parlamentolarında parmak sayılarına göre karara bağlanmaya ve Türkiye “soykırım yapan” bir ülke olarak lanse edilmeye çalışılmaktadır.

İlk defa RafaelLemkin tarafından kullanılan ve 1946 yılında hukuki bir terim olarak BM tarafından kabul edilen “suçların suçu” anlamındaki “soy kırım / genocide” Türklerin değil, bu meseleyi siyasi silah olarak kullanan Batılı ülkelerin tarihlerine has bir adlandırmadır. Bu meseleyi sürekli kaşıyan Fransa, Rusya, İngiltere ve Almanya gibi Batılı devletler daha yakın tarihlerde katlettikleri milyonlarca masum insanın hesabını hâlâvermemiştir.

24 Nisan yaklaştıkça “Ermeni sıtmasına” Katolik dünyanın dini lideri Papa Françis de katıldı. Afrika’da, Asya’da ve Osmanlı Devleti’nin terk ettiği coğrafyada sadece “Müslüman” oldukları için katledilen ve yok edilen milyonlarca masum insanı göremeyen Papa, 20. yüzyılın ilk soykırımının “Ermenilere” yapıldığını söyledi. Avrupa parlamentosu da boş durmayarak aynı nakaratları tekrarladı. 24 Nisan’a kadar diğer Batılı ülkelerin de bu koroya katılmaları beklenmektedir.

Sadece Ermeniler ile ilgili değil, sömürgeci Batı devletlerinin Cezayir, Tunus, Mısır, Libya, Sudan, Orta Asya ve daha değişik yerlerde yaptıkları katliamların bilgileri de “Osmanlı arşivleri”nde vardır ve arşivler her zaman tarihçilerin kullanımına açıktır.

Ermeni meselesi tarihçilerin araştırarak çözeceği bir meseledir. Ermeni meselesini açıklığa kavuşturmanın yeri parlamentolar değil, arşivler ve kütüphanelerdir.

Parlamentolarda alınan kararlar sadece kaos doğurur.

Batılı ülkeler tarihte olduğu gibi hâlâ Ermenileri “kullanmaya” devam etmektedir. Amaçları Ermenileri sevmek değil, onlar aracılığıyla Türkiye’yi sıkıntılar içine sokmaktır.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim