• BIST 102.270
  • Altın 149,533
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • Samsun 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 23 °C
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR

Emperyalizmin Yeni Silahı: IŞİD

Prof Dr.Osman Köse

Emperyalizmin Yeni Silahı: IŞİD

Osmanlı devletinin siyasi ömrünü tamamlamasıyla 20 asrın başlarından itibaren bu günkü Ortadoğu o dönemin büyük devletleri tarafındandizayn edildi. O dönemin büyük devletleri de neredeyse bu günün süper güçleri olarak ifade edilen emperyal devletlerdi.

İngiltere, Fransa, Amerika, Rusya.Çin gibi devletler 20. Asrın başlarından itibaren kendi aralarında anlaşarak başta Ortadoğu olmak üzere dünyada at oynattılar.

Amaçları açık ve net olarak biliniyordu: Doğu ülkelerinin yer altı ve yer üstü zenginlik kaynaklarına çökerek kendi ülkelerine aktarmak.

Osmanlı devletinin siyasi hayattan çekilmesiyle sahipsiz kalan Ortadoğu’yu, söz konusu devletler küçük parçalar halinde ve zevklerine göre paylaştılar.

Bu düzen 20. asrın sonlarına kadar devam etti. Son 20- 30 yıldır ise başta Ortadoğu olmak üzere dünyada yeni şartlara göre bir hakimiyetkurma mücadelesi devam ediyor.

Bir asır öncesinde olduğu gibi İslam dünyasının üzerine kara bulutlar gibi çöken emperyal dünyaya karşı meydan okuyacak maalesef güçlü bir ses yok.

Günümüzde Afganistan’dan Suriye’ye ve Mısır’dan Fas’a kadar olan alanda Amerika ve İngiltere’nin aktörlüğünde oluşturulmaya çalışılan“yeni dünya düzeni”kurma mücadelesi bölgedeki mevcut yapıları alt üst ediyor.

Şimdilik Irak, Suriye, Libya, Mısır, Tunus, Cezayir, Sudan, Yemen ve Afganistan gibi ülkeleri yakıp kavuran sözde “Arap baharı”, oluk gibi insan kanının akmasına sebep oluyor.

Emperyal devletler işlerini kolaylaştırmak ve kurtarıcı olarak kendilerini ülkelerin içlerine müdahaleye hak sahibi kılmak için yerel insanlardan kanlı terör örgütleri kurmaktalar ve onların finansmanını sağlamaktalar.

Bir dönem çok sık olarak kamuoyunun adını duyduğu “El –KAİDE” terör örgütü bu amaçla kurduruldu. Bu örgüt, İslam’ın“terörün kaynağı” olduğu ve her Müslümanın “potansiyel terörist” olduğu imajını zihinlere yerleştirdi. Ayrıca Afganistan ve Irak işgalinin zeminlerini hazırlayarak ortadan çekildi.

Şimdi adını ne söyleyen ve ne de duyan var.

Çünkü onun işlevini daha kanlı ve acımasızca yürütmek için IŞİD denen faklı bir terör örgütü kuruldu.

Irak ve Suriye’de kurulan fakat Yemen’e kadar geniş bir sahada etkili olan IŞİD terör örgütü, dünya tarihinde ancak efsaneler şeklinde anlatılan zulüm, işkence ve katliamları hayata geçirerek İslam dünyasının kalbine hançer gibi saplandı.

Bu terör örgütünün kurucuları ve destekleyicileri emperyal güçler olmakla beraber, onlar tamamen perde arkasında ve gidişatı yönlendirmekle meşguller. Silah, lojistik ve maddi destek bu ülkelerden sağlanmaktadır. 

Örgütün insan potansiyeli “sakallı ve takkeli Müslüman”lardır. Vahşiyane şekillerde çocuk ve kadın ayırımı yapılmadan katledilenler de bölgede yaşayan masum insanlardır.

Asırlar sonra günümüzün tarihini okuyacak insanların kafalarını karıştıracak şekillerde yapılanmalar, ilişkiler ve gelişmeler insan kanını donduruyor.

Nasıl ki biz “Müslüman” kimlikli Timur’un”1400’lerde aynı kültüre sahip Sivas’ı yakıp yıkarak çocuk kadın ayırımı yapmadan herkesi kılıçtan geçirmesini anlamada zorlanıyorsak, bizden sonrakiler de bu günkü “kirli oyunları”yorumlamada ve kabullenmede zorlanacaklardır.

IŞİD, gelmiş geçmiş en acımasız terör örgütlerinden birdir.

İnsanları öldürme şekilleri ancak filmlerde görülmektedir:

Özel dizayn edilmiş makinelerde kafaların kesilmesi..

Demir kafesler içine tıkarak alenen yakma..

Vücutlara bombalar bağlayarak patlatma..

Sıraya dizerek kafalara kurşun sıkma…

Demir kafesler içinde suya daldırma ve boğma..

Arabalar içine tıkarak füzeyle imha etme..

Sıra halinde dizerek nişangah olarak kullanma..

Evlere sızarak çocuk kadın toptan öldürme…

IŞİD bu eylemlerini uygularken, bunları Kur’an-ı kerimden ayetler veya dini motifli ilahiler eşleğinde “zevkle    “ ve “dini vecd” içinde yapıyormuş gibi videolar vasıtasıyla dünyaya servis etmektedir.

Oluşan imajı tahmin edebilirsiniz…

Müslümanlar barbar…

birbirini boğazlayanyamyamlar..”

IŞİD’in en son Kobanide yaptıkları da Yunan mitolojisinde Akalıların “tahtadan bir at” içinde sakladıkları askerler ile Truvalıları nasıl kandırdıkları ve imha ettiklerini hatırlatmaktadır.

IŞİD’in şu anda Ortadoğu’da yaptıklarını emperyal hiçbir devlet yapmaya cesaret edemezdi. 

Camilerin havaya uçurulması..

Mezarların ve ziyaretgahların tahribi..

insanların vahşice katledilmesi…

Eğer bunlar Amerika veya diğer devletler tarafından yapılsaydı İslam dünyasında yer yerinden oynardı.

Fakat “Müslüman kılıklı” IŞİD bu eylemleri yapınca hiç kimseden ses yok..

Yani plan ve organizasyon mükemmel ve şeytanca bir zekanın sonucu…

Elbette bunun bir sonu olacaktır. Bu coğrafya neler görmedeki. Acılar, gözyaşları ve keder bu coğrafyanın neredeyse kaderi olmuş durumda.

Fakat zulme meydan okuyacak “Selahattin Eyyubi”ler çıkarmak da bu toprakların maharetidir.

Masum ve mazlum dünya bu anlamda Türkiye’ye bakmaktadır. Senegal Yüksek İslam Konseyi Başkanı MürşidAhmediyane’nin “ Türkiye lider ülke rolünü daha fazla üstlenmeli” sözü bu beklenti ve inancın bir yansımasıdır. 

 

 

 

Prof. Dr. Osman KÖSE

Polis Akademisi / Ankara

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim