1. YAZARLAR

  2. Adnan Bahadır

  3. EĞİTİM SOS VERİYOR
Adnan Bahadır

Adnan Bahadır

EĞİTİM SOS VERİYOR

A+A-

Yazıya nereden başlayacağımı bilemiyorum. Nedenine gelince, yıllarca eleştirdiğimiz uygulamalara dönüldüğünü gördükçe üzülüyoruz. Köy Enstitüleri, Cumhuriyet döneminin en önemli değişim kurumları olarak kurulmuştu. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından yeni bir nesil yetiştirmek üzere kurulan Köy Enstitüleri'nin müfredatlarını ve orada okuyup mezun olup, yıllarca öğretmenlik yaptıktan sonra emekliye ayrılan bazı öğretmenlerle yapılan söyleşileri çok iyi incelemiştim. Amacım İmam Hatip Okullarına veya dini eğitim verilmesine karşı modern eğitim veren kurumlar olarak yeni bir nesil ortaya çıkarmak üzere kurulan bu okullarda ne öğretildiğini öğrenmekti. Okullar ağırlıklı olarak taşrada kurulmuş, okuyan öğrencilere tarımından edebiyatına, müziğinden, balesine her şey öğretilmiş ama Din eğitimi veya ahlak dersi diye bir ders konmamıştı.

Kanaatimce bu okullara Kuranı Kerim, din dersi, siyer gibi inancımızın gereği olan dersler konulmuş olsaydı bu okulların kapatılmasına hiç gerek yoktu. Şimdi Milli Eğitim Bakanlığı yeni proje başlatmış, taşradaki okul bahçelerinde tarım yapılacakmış, buğdayından arpasına her türlü tarım ekilecekmiş, aynı şekilde şehirlerdeki meslek okullarının bahçelerinde büfeler açılıp ekmek satılacakmış. Eee bunun yıllarca tenkit ettiğimiz köy enstitülerinden farkı ne söylermisiniz. Bunu yapana kadar köy enstitülerine dediğim dersleri koyup yeniden açın olsun bitsin.

Muhafazakar kesimin yıllarca karşısında olduğu bu okullara alternatif olarak görülen İmam Hatip okullarının geldiği noktaya bakıldığında üzücü bir tabloyla karşı karşıya kaldığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Tutturmuşlar bir proje okulu, manevi iklimden uzak, ihlas ve samimiyetten uzak, takva nedir bilmeyen bir eğitim sistemi almış başını gidiyor. Geçtiğimiz günlerde şehrimizdeki bir proje İmam Hatip okulunda çok enteresan bir şey yaşanmış Kuranı Kerim dersinde bir kız öğrenci kalkmış ayağa; ben Ateistim benim dersimde Kuranı Kerim okunmasını istemiyorum demiş. Aynı şekilde çok eski bir milli görüşçü kitapçı kardeşimizin proje İmam Hatipte okuyan kız çocuğunun başını açtığını öğrendim emin olun çok üzüldüm. Bu insanlar çok güzel insanlar bunu hakketmiyorlar, demek ki bu işler öyle projeyle, dil bilmekle veya fen bilimlerini çok bilmekle değil Allah’ın Kitabını ve Efendimizin Sünnetini yaşamakla oluyor.

Şehrimizin en eski İmam Hatip okulu olan ve bizim de okuduğumuz okulu proje İmam Hatip lisesi yapmışlar ve bununla da övünüyorlar, insan bu kadar basiretsiz nasıl olur anlamış değilim. O okul altmışlı yılların başlarında kadı köyde bir vakıf binasında eğitime başladı, daha sonra Tütüncüler Derneğinden satın alınan şimdiki binasına geçti ve yarım asırdan fazla bir zamandan beri binlerce mezun verdi. Şimdi o okulu proje okulu yapmakla sadece ve sadece doksan öğrenci alınabilecek bir okul haline getirildi. Fakir fukara, garip gureba çocuğunu Unkapanı’ndaki eski Yüzüncü Yıl Lisesi’nin olduğu yere getirip okutacak, Allah aşkına böyle saçmalık olur mu?. İmam Hatip Okullarının en önemli meziyeti öğrencilere Kuran Hadis Siyer, akait, kelam fıkıh gibi islami temel ilimleri öğretmek ve öğrencilere bunu uygulamalı yaşatmaktır. Yani olaya ruh vermektir, manevi iklimi yaşatmaktır, sosyete usulü proje okullarında bu ilimler okutulmuyor mu? derseniz elbette ki okutuluyor ama fen dersleri öncelikli dersler, çocuklar tamamen dünyevi makam, mevki ve ikbal uğruna eğitilmekte olayın manevi boyutu, ihlas, samimiyet ve takva boyutu hiç yok. Böyle yetişen bir nesilden ateist de olur, deist de olur, her şey olur.

Dikkatimi çeken bir başka husus da son yapılan müdür atamalarında Tevfik İleri İmam Hatip Ortaokulunun müdürüne yapılan yanlış oldu. Bu arkadaşı hiç tanımam, görüşmüşlüğüm yok ama Tevfik İleri İmam Hatip ortaokulunu şehrin en popüler okulu yapan, her kayıt döneminde izdiham yaşanan okul haline getiren, kalitesini en üst seviyeye çıkaran, arkadaş bu arkadaş olduğu açık ve net ortada olmasına rağmen bu arkadaşın ödüllendirilmesi gerekirken adeta cezalandırılırcasına ilkokula müdür yapılması eğitim sistemimizin geldiği noktanın açık ve net halini ortaya koymaktadır. Eğitim demişken İl Milli Eğitim Müdürü olan arkadaşımız Konya’ya tayin olmuş, daha önce de Samsun’a kararnamesi çıkarılamaz çünkü Samsun nüfusuna kayıtlı demiştim, sanırım ondan Konya’ya gönderildi, yeni görevinde başarılar diliyorum. Şunu açık ve net söyleyerek sözlerime son vermek istiyorum, keşke yıllarca eleştirdiğimiz ve avrupa’dan ithal dediğimiz eski eğitim sistemimizi hiç değiştirmeseydik, o politikaların yetiştirdiği ilkokul mezunu birisiyle şimdiki sistemin yetiştirdiği lise mezununu bir karşılaştırın bakalım hangisi daha eğitimli, ne demek istediğimi o zaman anlarsınız. kimse kusura bakmasın ama maalesef eğitim sos vermekte diyerek sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
10 Yorum