• BIST 107.302
  • Altın 151,442
  • Dolar 3,6681
  • Euro 4,3165
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 18 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

DÜNYÂ, HUZÛRU ve OSMANLIYI ARIYOR…

Ali Kayıkçı

 DÜNYÂ, HUZÛRU ve OSMANLIYI ARIYOR…
   *  “Biz Yahûdiler, 20. Yüzyılda, Orta Doğu'da yıkılmaz denen Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkıp    iki devlet kurduk! Onlara, öyle güzel bir sistem inşâ ettik ki, Türkler bize Filistin'i vermeyen    Abdülhamid'e 200 sene daha söverler!..”           (C. Weizman: İsrail Cumhurbaşkanı-Türkiye Gzt; 03.11.2014, s. 9)

 S
aygıdeğer Okuyucularımız!..  
Zaman zaman yaptığımız gibi; şöylece bir “arşiv bilgileri”mizi karıştırırken, karşımıza Ocak 2002'de, “Erciyes Dergisi”nin 289. Sayısı 6. sayfasında yayınlanan bir makâlemiz ile karşılaştık…  Son ayların ve haftaların değişmez haber konusu olan “IŞİD” adlı “terör örgütü”nün ülkemiz insanına olduğu kadar, bölgemiz ülkelerinde, bütünüyle Orta Doğu'da, dahası dünyâ üzerinden “huzur ve güven”i kaldırdığını; başta “BM” denilen kuruluş ile ”5'li Büyük Çete”nin hâkimiyetine girmiş “Güvenlik Konseyi”nin de, başta Siyonistler, Rûmlar ve Ermenilerin istekleri dışında pek fazla bir şey yapmadığını görünce, 12 yıl önce söylediklerimize âdeta bir kere daha hak verir olduk…           O yazımızda aynen şunları söylemiştik:
 İslâmiyetin en büyük düşmanı olan İngiltere'nin öncülüğünde, iki asır öncesinden başlatılan ortak çalışmalar sonucunda Osmanlı, târih sahnesinden çekilirken; ona karşı ayaklanan, başkaldıran, silâhla karşı koyan, niî'metin kıymetini bilmeyen toplukuların hemen hepsi ile birlikte, onun bıraktığı boşluğu sözde doldurmaya çalışan devletlerin halkı da rahat ve huzur yüzü görmemiş, önce 2. Dünyâ Savaşı'nın haşin yüzü ile karşılaşmış, ardından mahallî savaşlar, ihtilâller, terörist eylemler… ile çalkalanmış ve tabir câiz ise mutluluğu bir türlü yaşayamamış, yakalayamamıştır…
 Bu gerçeğin başka  şekilde en güzel ifâdesini, Arnavut Yusuf Kurtiş Bey yapmıştır: “Osmanlı'ya kalkan el onmadı! Osmanlı'nın hukûken devamı olan bu devlete de kalkan el onmaz!... Er geç bir belâya giriftâr olur. İşte biz Arnavutlar, baş kaldırmakla neler umduk, sonuçta ihânette birlik olduklalrımızın ihânetine uğradık… İlâhî cezâ yönünden, ne ihmâl, ne de imhâl… Herkese ders-i ibret olmalı bu hâl… Heyhât artık eski durum muhâl…”  (Erciyes Dergisi, Haziran 1996)
 Arnavutlar için bu böyle de, Bulgarlar, Macarlar, Romenler, Boşnaklar, Fas-Tunus ve Cezayirliler, Libya ve Mısırlılar, Ürdün, Suriye, Filistin ve Iraklılar, Suudiler, Arap Emirlikleri, hattâ bir kısım Anadolu insanı için farklı mı?..
 Petrole, Petro-dolarlara, millî para ve bayraklara, başşehirler, parlamentolara… kavuşan bu ülkelerin insanları; huzûru ve mutluluğu bir türlü yakalayamadı… İstilâcıların, despot idârecilerin/şeyhlerin ve kralların elinde; âdeta bir “parya” gibi, ülkenin hâkimi değil de, ikinci, hattâ üçüncü sınıf vatandaşı gibi yaşadı ve yaşamaya da devam ediyor…
 Ülkemiz, vahim bir durumu yaşamayı sürdürüyor. 15 yıldan beri terörist eylemler ile gündeme oturan, 30 bin insanımızın kanının dökülmesine, 100 milyar doları aşkın bir değer kaybına yol açan PKK'nın başı durumundaki şahsı İmralı'da “besleme”ye almış, diğer taraftan da NATO'da müttefiki olan ABD'ye yapılan “Dünyâ Ticaret Merkezi” saldırısı sebebiyle “Vehhâbî asıllı Usâme bin Ladin” efendinin peşine düşmüştür…
 Bir “Cihan Devleti Osmanlı”nın zamanı olsa idi; Ehl-i sünnet îtikâdı ve bu îtikât mensubu din adamlarının dünyânın dört bir yanında “söz sâhibi” olacağı ve “Halife-i Müslimîn/Padişâh-ı Cihân” olan şahıstan büyük destek göreceği için, türedi zihniyet sâhibi, bozuk fırka mensupları, teröristler… ortaya çıkmaktan korkacak, böyle bir cür'eti gösterdikleri takdirde de ânında lâyık oldukları cezâya çarptırılacak, mâsum halk (Müslim veyâ gayr-i Müslim) huzur ve güven içinde yaşayacaktı…
 Dolayısıyla da (Anadolu insanının ifâdesi ile), “Elin gâvuru, garip Afgan halkının içinde, terörist avına” çıkmayacak, fırsat bu fırsattır diyerdek İslâm Dünyâsının üzerine çullanmayacak, kendilerini haklı, karşısındakileri haksız görme, ikide bir çifte standarda oynama huyundan vazgeçecekti…
 Ama n'eylersin ki Osmanlı yok, n'eylersin ki “Müslümanlar” başsız, “İslâm Dünyâsı” sâhipsiz… Elin çobanı da değnek elinde, “o köy benim- bu köy de benim” diyerek habire dolaşıp duruyorsa; nerde petrol, doğalgaz kuyusu varsa, onun başına gidip kuruluyorsa… kabahat kimde/kimlerde'dir?...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim