• BIST 97.533
  • Altın 145,969
  • Dolar 3,5805
  • Euro 3,9998
  • Samsun 19 °C
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

“DOST YÜZLÜ DÜŞMANA KANDIK DA KANDIK"

Ali Kayıkçı

*     “Nûn veya  Kalem, onunla yazılan yazılara and olsun ki..! (Kur’ân-ı Kerîm-Kalem Sûresi; âyet 1)
*     “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır”, “Melekten gelen ilhâm, İslâmiyet’e uygundur.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*     “Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın!.. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!..” (Şeyh Edebali’nin Orhan Gâzi’ye Vâsiyetinden)
*     “Müslüman Doğu’nun bilge düşünürü Muhammed İkbal, Pakistan-Avrupa yolculuklarında, uçağı Türkiye sınırlarına girdiğinde, ayağa kalkar ve uçağı sınırlarımızdan çıkıncaya kadar ayakta yolculuk edermiş. Onun bu hâlini gören uçak görevlisi sormuş: ‘Efendim, niçin Türkiye sınırlarına geldiğimizde ayağa kalkıyorsunuz ve çıkıncaya kadar ayakta duruyorsunuz?’ Allame İkbal şöyle cevap vermiş: ‘Nasıl ayağa kalkmayayım ki,  bu topraklar, Anadolu toprağı, nazargâh-ı ilâhidir, şehitler ve gaziler yurdudur, onun için saygı makamında ayağa kalkıyorum.’” (Prof. Dr. Mustafa Keskin-Erciyes Dergisi; Aralık 2015, S. 456, s. 5) 
*     “Elele verin, birbirinize sımsıkı sarılın. Allah yolunda dünyâda bir tek esir Türk kalsa, O’nu kurtarmak sizin gâyeniz olsun. İnsanlar fanidir. Ben ebedî âleme göçmek üzereyim. Cenâb-ı Hakk, Türkiye’mizi ve Türk-İslâm âlemini dünya durdukça muhafaza etsin. Doğu Türkistan hürriyete kavuşmadığı için gözlerim açık gidiyorum. İnşâ’Allah, sizin gözleriniz açık gitmez. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve unutmayın; birlikten kuvvet doğar.” (İsa Yusuf Alptekin-Eski Doğu Türkistan Cumhuriyeti Genel Sekreteri)  
*     “Dinini, dilini ve millî-mânevî değerlerini kaybeden milletler, tarihten silinmeye mahkûmdurlar.” (Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk-Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı; 24.03.1993) 
*“Milletler, aynı dili konuşan değil, aynı kültürü paylaşan topluluklardır.” (Gürbüz Azak-Türkiye Gazetesi, 12.12.1997, s. 2)
*     “Anadolu’da on bir bin yıl içinde 30 medeniyet ve yüzlerce devlet, târihin sayfaları arasına gömülmüştür. Temelsiz milletler yıkılmaya mahkûmdur… Dînimize, dilimize, mazimize, örf ve âdetlerimize sahip olmaya mecbûruz. Aksi takdirde ne mi olur? Anadolu’nun 31. Medeniyeti de yok olur… Şu güzel milleti, târih çöplüğüne gömerler.” (M. Necati Özfatura-Türkiye Gzt. 24.05.2002, s. 10)  
*     “1100 Akademisyene: Aydın Değil Karanlık Bunlar! Maaş aldıkları devleti ‘katil’ diye suçlayan bu aydın müsveddeleri siz karanlıksınız, karanlık. Ülkesinin bütünlüğüne karşı tavır içinde olan kamu çalışanı olamaz.” (R. Tayyip Erdoğan-Cumhurbaşkanı; Basın, 13.01.2016) 
*     “Bu ülkede PKK terörü yoktur, sadece devlet katliâmı vardır, diyebiliyorsanız; sâdece akademik dünyadan değil, insanlıktan da istifa edin!..” (Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu-Türkiye Gazetesi; 15.01.2016, s. 1, 10)
*     “Bugüne kadar öldürülen şehîdler ve bebekler için de dayanışma gösterdiniz mi? Bebekleri öldüren bir terör örgütü ile dayanışma gösteriyorsunuz ve bunu da ifade özgürlüğü olarak açıklıyorsunuz.” (Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu) 
*     “Terörün din, îmân, merhamet tanımayan karanlık yüzü, bir kere daha lânetlememizi hak ediyor. Bugün İslâm’ın cahil müntesiplerinin İslâm’a verdiği zarar, azılı düşmanların verdiği zararları fersah fersah geçmiştir.” (Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez-Sultanahmet Camii; 15.01.2016)
*     “İsimlerinin başında birer unvan bulunan bu kişilerin, bu kazılan hendeklerden, altları patlayıcılarla donatılan cadde ve sokaklardan, yığın yığın s(ı)toklanan silâhlardan haberlerinin olmaması mümkün müdür? Peki, bu akademisyenler, bunları yapanların ‘maksat’ ve ‘hedef’lerini bilmiyorlar mı? Niçin onlar için tek ses yok? Bu, nasıl ‘akademisyenlik’tir,  söyler misiniz?” (M. Hâlistin Kukul-Denge Gazetesi; 15.01.2016, s. 11)
*     “Takiyye: İki yüzlülük, idâre, korunmak, sakınmak, sevmediği kimse ile dost geçinmek. Bir kimsenin hakikatte sâhip olduğu görüş ve inancını saklaması. Bozuk fırkaların, özellikle Şiîlerin bozuk inanışlarını gizleyerek, kendilerinin Ehl-i sünnet (Peygamber Efendimizin ve Ashâbının) yolunda olduklarını söylemeleri” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü)
*     “İlhâm: Kalbe gelen bilgi, kalbe doğan şey. Allahü teâlânın, sâlih kullarının kalbine getirdiği İslâmiyet’e uygun mânâlar. “ (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü; c. 1, s. 2214)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Bir takvim yaprağında “Şeyh Sâdi Şirâzî Hazretleri”nin “Düşmanın en büyük hilesi, dostluğudur” sözünü okuyunca hâtırımıza ülkemizin son yıllarında üzerine âdeta bir karabulut gibi çöreklenmiş “dost yüzlü” onca düşman bir bir geliverdi…
Sonra da bu güzel veciz sözün sâhibi şahsı kısaca da olsa daha iyi tanıyabilmek için “Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye”den şöylece bir hayatını gözden geçirdik. 
“Sâdi Şirâzî (rahmetullahî aleyh) Ehl-i sünnet âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. 589 (m. 1193’te) Şirâz’da doğdu ve 691 (m. 1292’de) orada vefât etti. Abdülkâdir-i Geylânî’nin halifesinin talebesidir. Ömrü ilim öğrenmekle, talebe yetiştirmek, insanlara doğru yolu göstermek ve Moğollar ile Haçlı kâfirlerle cihâdla geçti. Nazım ve nesir üzere kitaplar yazdı. (Gülistân) kitabında Atabekler devletinin beşinci sultanı Ebû Bekir bin Sâdi çok methetmektedir. (Gülistân) ve (Bostân) kitapları çeşitli dillere tercüme edilmiştir. On dört kere hacca gitti. Haçlı ordularına esir düştü.” 
Şeklindeki bilgileri okuyunca hakkında daha geniş malûmat edinmek için bir de “Türkiye Gazetesi Yeni Rehber Ansiklopedisi”ne bakalım dedik. Burada da aynı bilgilere ek olarak küçük yaşta yetim kaldığını, ilk tahsilini Şirâz’da tamamladığını, Moğol istilâsı üzerine Bağdat’a gittiğini ve orada Nizâmiyye Medresesi’nde yüksek tahsilini yaptığını, sonra da İslâm ülkelerini geçmeye başladığını, buralarda Şihâbeddîn Sühreverdî başta olmak üzere birçok İslâm âlimi ile görüştüğünü,  defasında Haçlılara esir düştüğünü, 1257’de tekrar Şirâz’a dönerek devlet başkanları ile tanıştığını ve ilk eseri olan “Bostân”ı, akabinde de bir yıllık bir süre içerisinde “Gülistân”ı yazarak bunlara “ithâf” ettiğini öğreniyoruz. Ömrünün son yıllarını mezarının yanındaki dergâhta ibâdet edip ilim öğretmekle geçirdiğini gördüğümüz Şeyh Şâdi Şirâzî Hazretlerinin bütün eserleri,  ölümünden sonra “külliyât” hâlinde bir araya toplanmış olup tamamı 16 kitap ve 6 risâle olmak üzere 22 eseri ihtiva etmektedir.
O’ndan aldığımız ilhâmla biz de aşağıdaki mısraları, Siz Saygıdeğer Okuyucularımız için karaladık…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

    = = =* = = = 

“Dost yüzlü” düşmana, kandık da kandık;
“Hile-hurda”sına, düşüp aldandık;
“Mert” dediler biz de, öyledir sandık…  
“Bukalemun yüzlü”, ne “çakallar” var;
“Hümanist-demokrat”, “masal”mış yandık…

İster “ABD”yi, alalım örnek;
İster “AB” ülkesin, sayalım tek tek;
“Dost yüzlü düşman”, görünür mertek…
“Bukalemun yüzlü”, ne “çakallar” var;
“Pantolon giyeni”, sanırsın erkek…

“Irak” ve “Suriye”, “koyunda yılan”;
Misâlli komşudur, diyemem yalan;
“Kuzey Irak” derler, biraz oyalan!..
“Bukalemun yüzlü”, ne “çakallar” var;
Kâh “Talabanî”dir, “Barzanî” falan…

Malûm “Humeynî”ye, “aba yakan” var; 
“Acem” bayrağını, burca takan var;
“Sebil” gemisini, yolda yakan var…
“Bukalemun yüzlü”, ne “çakallar” var;
“FETÖ”nün hayranı, millî Hakan var…

“Vehhâbî” hastası, çok “kalem” çıktı;
Nice “dergi-gaste”, bir “âlem” çıktı;
“Hayır” yaptım sandı, “inancım” yıktı…
“Bukalemun yüzlü”, ne “çakallar” var;
“Bâb-ı âlî” dahi, bunlardan bıktı…

“Hrant” üzerinden, “Ermeni” dostu;
“Amerika” memnun, “İsrail” kastı;
“AB”nin eliyle, yardımı kesti…
“Bukalemun yüzlü”, ne “çakallar” var;
“Bulgar Jirkov” o yıl, esti de esti…

“Yunan” hem “Komşi” der, bir yandan “Pontus”;
“Fener Kilisesi”, çok yönlü “casus”;
“Kırım” “Rus”a geçti, “ilhak”tır “menhus”..
“Bukalemun yüzlü”, ne “çakallar” var;
“Ukrayna” da “yolcu”, “sen sus-ben sus!..”

KAYIKÇ’Ali der ki, “Şirâzî” sözü; 
Düşmanın hilesi, dostçadır yüzü;
Acemi çiftçinin, çatlar öküzü…
“Bukalemun yüzlü”, ne “çakallar” var;
Sen “bahar” beklerken, o geçer güzü… 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim