• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Samsun 9 °C
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 13 °C
  • ŞEHZADELER'DEN TERMESPOR'A MORAL YEMEĞİ
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • HOCAOĞLU,’HEDEFİMİZ 4’TE 4’
  • ŞEHZADELER'DEN TERMESPOR'A MORAL YEMEĞİ
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • HOCAOĞLU,’HEDEFİMİZ 4’TE 4’

“DÎN HAYATIN HAYATI, HEM NÛRU HEM ESASI!..”

Ali Kayıkçı

*“Doğrusu Allah indinde (katında) makbûl olan din, İslâm’dır. Kendilerine kitâb verilenler (Yahûdîler ve Hıristiyanlar) kendilerine ilim geldikten (hakikati bildikten) sonra aralarındaki ihtirâstan dolayı (İslâm dîni hakkında) ihtilâfa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, şüphesiz ki Allah hesabı pek çabuk görendir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 19)
*“Dînin temeli nasîhattır.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“Dinde, din âlimlerinin sözleri mûteberdir. Târihçilerin sözü senet olmaz.” (S. Abdülhakîm Arvâsî “r. aleyh”)
*“Bugün İslâm devletleri, eski kudretlerini kaybetmişlerse,  bunun sebebinin Müslümanların dinlerine icap eden riayeti göstermemeleri olduğunu anlattım.” (Prof. Dr. Gyula/ Abdülkerim) Germanus; Macaristan, 1884-1980)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Önceki yıllarda “Gürses” ve “Demokrasinin Müdafii” isimli gazetelerimizde tefrika olunan, 2 ve 5. baskısı “kitap” hâlinde kültür-sanat severlerin kütüphânesine giren, şimdilerde ise 8’inci baskısı tamamlanmak üzere bulunan “Dünden Bugüne SAMSUNLU ŞÂİRLER ve YAZARLAR ANSİKLOPEDİSİ (414 İsim/Üçbinikiyüz 55 Eser/Binikiyüz 55 Resim)” adını taşıyan biyografik-edebî araştırma çalışmamızda kendisine sayfa ayırdığımız hemşehrimiz, mütercim/çevirmen “Bozkurt M. Güvenç” tarafından kaleme alınan bir eseri okurken, bir bölüm oldukça dikkatimizi çekti.
Nobel ödüllü Meksikalı Octovıo Paz’ın yazdığı “Yalnızlık Dolambacı” isimli bu kitabın “Meksika’nın Fethi ve Sömürgeleşmesi” başlıklı bölümünde, oldukça ibret dolu bilgiler verilmektedir.    Burada, Maya ve Aztek medeniyetlerinden bahsedilirken, onların “Çok tanrılı dinî inançlar” gölgesinde nasıl bir çıkmaza saplandıklarını ve maddî refahlarının ihtişamına rağmen îmânî zaaflarının, birkaç yüz İspanyol serseri/maceraperesti karşısında, koskoca imparatorluğu nasıl bir tükeniş noktasına sürüklediğini, ibretli misâller hâlinde vermekte ve bizleri ister istemez rahmetli Bediüzzaman Sâid Nursî’nin şu vecîz mısraları karşısında derin düşüncelere salmaktadır:

“Dîn hayatın hayatı, hem nûru hem esası;
İhyâ-yı dinle olur, şu milletin ihyâsı!..”

Maddî ve ekonomik gelişmeye, hatta dünyâ çapındaki kalkınmadaki hızımıza rağmen, asla ve asla ihmâl edilmemesi gereken bir yönümüz olan “mânevî güç” yani “dinî eğitim” üzerinde önemle durmak için yetkilileri defaatle göreve dâvet eyliyor ve diyoruz ki: 

“Dîn hayatın hayatı”, hem iki cihân yolu;
Saâdete erdiren, en yüksek burçlar onda!..
“İhyâ-yı dinle olur”, dünyâ bir Anadolu!..
Yaşarken başka güzel, yolcu iken son anda…

“Dîn hayatın hayatı”, hem esastan temeli;
Bu temel üzerinde, sağlam ilerlemeli;
“İhyâ-yı dinle olur”, saâdetler  emeli;
Her anında kazanç var; hem başlangıç, hem sonda…

“Dîn hayatın hayatı”, maddede ve mânâda;
En güzel işler onda, dilekte ve senâda;
“İhyâ-yı dinle olur”, ev-ocak ve ana da;
Huzurla baca tüter, ışır koca cihân da…

“Dîn hayatın hayatı”, KAYIKÇ’Ali îmânı;
Silâh gibi alettir, o kurtarır vatanı;
“İhyâ-yı dinle olur”, nice destan-bin anı;
Daim onu yaşamak, bırakmamak nîhanda…

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“Erciyes Dergisi”nin “Mayıs–2012” tarihli 413. sayısında, Sayın “Muhsin İlyas 
Subaşı” tarafından kaleme alınmış, Macaristan asıllı Prof. Dr. Gyula Germanus adındaki bir araştırmacı yazarın hayat hikâyesini okurken, bir kısmını yukarıya “serlevha” olarak aldığımız şu satırlar dikkatimizi çekmişti:
“Delhi’ye geldiğim gece, rüyamda Muhammed “aleyhisselâtü vesselâm” bana göründü. Üzerinde sade, fakat çok kıymetli bir elbise vardı. Bu elbiselerden bana doğru, çok güzel bir koku geliyordu. Kibar, çok güzel, sevimli, parlak yüzü ve nûr saçan tatlı gözleri karşısında, dilsiz kalmıştım. Bana çok tatlı, fakat emredici bir sesle ve Arapça olarak, (Neden üzülüyorsun? Önündeki yolu artık biliyorsun. Doğru yolun hangisi olduğunu seçecek bir seviyeye vardın. Hiç durma ve hemen o yola gir!) buyurdu.” 
“Kendisine Hindistan’ı ziyarette hutbe okumalarını teklif ederler. Delhi’de Şah Cihan Camiinde minbere çıkar ve Müslümanların niçin geri kaldıkları konusunu şöyle anlatır: “…bugün İslâm devletleri, eski kudretlerini kaybetmişlerse, bunun sebebinin, Müslümanların dinlerine, icap eden riayeti göstermemeleri olduğunu anlattım.”
“Türkiye Diyanet Vakfı” yayınları arasında “Tercihimiz Niçin İslâm” adı altında yayımlanan ve İ. Ruhi Bolay tarafından da dilimize çevrilen bu eserin özet fikri ile “Bediüzzaman S. Nursî”nin yukarıya aldığımız vecîz sözü/beyiti; maddeci/materyalist zihniyet sâhibi kimseler istemese de bir hakîkati haber vermekte ve işe nihaî teşhisi koymaktadır:  “Din, hayatın hayatı, hem nûr-u hem esası…”   
Biz de teyiden aynısı diyoruz ve de ilâveten mısra mısra şunları söylüyoruz:
    * - * - * - * - * - 
“İnsanî cümle haslet”, yüce İslâm dîninde; 
“Çalışma esasları”, “Başgil Hoca” teşhisi; 
“Âyet-hâdis-başarı”, insanoğlu indinde; 
“Dîn hayatın hayatı; hem nûr-u, hem esası; 
İhyâ-yı dinle olur”, “meclis”i ve “şûrâ”sı…

“İnsanî cümle haslet”, “Selçuklu-Osmanlı”da; 
“Mevlânâ-Yûnus Emre”, sevgisi her canlıda; 
Aynı “şevk”, aynı “gayret”; her bir “delikanlı”da; 
“Dîn hayatın hayatı; hem nûr-u, hem esası; 
İhyâ-yı dinle olur”, “Türk’ün Kızıl Elma”sı…

“İnsanî cümle haslet”, “aile”de, “millet”te;
“Mutluluk-huzur-refah”, “olsun” dersen “devlet”te; 
“Ayın fethine çıkmak”, bir coşkulu “savlet”te; 
“Dîn hayatın hayatı; hem nûr-u, hem esası; 
İhyâ-yı dinle olur”, “ilim-irfân iyi”si…

“İnsanî cümle haslet”, “modern araç-gereç”ler; 
“Ordinaryüs” beyanat, “cihanşümul demeç”ler; 
 “Kopenhag kriteri”, aşılır “dönemeç”ler; 
 “Dîn hayatın hayatı; hem nûr-u, hem esası; 
İhyâ-yı dinle olur”, “yenilerin yeni”si…

“İnsanî cümle haslet”, KAYIKÇ’Ali özlemi; 
“Rota Kâbe”ye doğru, doğru tut hep dümeni!..
“Kaptan Resûlallah”tır, hiç batar mı bu gemi?!..
“Dîn hayatın hayatı; hem nûr-u, hem esası; 
İhyâ-yı dinle olur, şu milletin ihyâsı!..” 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim