• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Samsun 3 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 14 °C
  • 3 PUAN ÇARŞAMBASPORUN
  • "Her iki takımın da işine yaramayan 1'er puanı oldu"
  • SAMSUNSPOR 1 PUAN İLE YUVAYA DÖNDÜ
  • 3 PUAN ÇARŞAMBASPORUN
  • "Her iki takımın da işine yaramayan 1'er puanı oldu"
  • SAMSUNSPOR 1 PUAN İLE YUVAYA DÖNDÜ

Dilenciyi Dilendirmek

Ali Kayıkçı

Saygıdeğer Okuyucularımız!..

Zaman zaman gazetelerimizde okuyor, televizyon haberlerinde karşılaşıyoruz. Yakalanan dilencinin üzerinde, banka cüzdanı, arsa ve binâ tapusu ile şu kadar da para çıktı, sakatlar derneğinden yardım aldığı öğrenildi, vb. diye...

Son yıllarda belediyelerimizin, sosyal hizmetler il/ilçe müdürlüklerimizin, çeşitli vakıf ve dernek gibi hayrî kuruluşlarımızın yaptığı maddî-mânevî yardımlara rağmen, hâlen daha bir kısım insanımızın dilenmesi, dilencilik yapması karşısında şöylece bir düşünelim…

Efendim, dînen kimlerin dilenebileceği hakkında, fıkıh kitaplarına baktığımızda; ölçünün, bir hadîs-i şerîf ile bildirilen “Yirmi dört saatlık nafaka” (bkz; İhyâ, c. 4, s. 394) ile bir başka hadîste bildirilen “âdem oğlunun ancak üç şeyde hakkı var. Bunlar; belini doğrultacak kadar yemek, mahrem yerini ö rtecek kadar elbise ve barınacağı kadar bir meskenden ibârettir, fazlasının hesabı vardır (a.g.e.). Böyle olmadığı hâlde dilenen kimse, büyük günâh işlemektedir.

Peygamberimiz Efendimiz “sallallahü aleyhi vesellem” böylesi kimseler için, “İnsanlardan dilenmek, fâhiş günâhlardandır.” buyurmakta, “Müstağni (geçinecek kadar malı) olduğu hâlde dilencilik eden, Cehennem korlarını çoğaltmış olur”, “…Kıyâmet Günü, yüzünde hiç eti olmadığı ve yüzünün kemikleri birbirine değerek ses çıkardıkları hâlde mahşer yerine gelir”, “Dilenciliği yüzünde cerahet ve yara olur” diye haber vermişlerdir.

Bir dilencinin dilenmekte olduğunu duyan Hz. Ömer (R.A.) birisine; “Bunun yemeğini ver” dedi. Biraz sonra adamın hâlâ dilenmekte olduğünu gören Hz. Ömer, adama, “Sen onu yedirmedin mi?” diye sordu. Adamın “Yedirdim” demesi üzerine Hz. Ömer, dilencinin yanına giderek torbasının ekmek dolu olduğunu görünce, “Sen dilenci değil, bir tüccarsın” diyerek torbayı elinden aldı. İçindeki ekmekleri zekât develerine yedirdi ve elindeki kamçı ile adamı döverek “Haddini aşma!..”

diye de tembihledi (a.g.e. s. 390).

Şimdi, buradan gelelim günümüze: Son yıllarda çıkarılan bir “Kabahatler Kanunu” var. Bu kanunumuz “dilencilik yapmayı suç” saymakta ve 60 YTL. civarında bir para cezasına hükmetmekte, dilenci üzerinde çıkan paralara da el konulmasına cevaz vermektedir.

Türkiye Gazetesi Rize İl Temsilcisi olan Vezirköprülü arkadaşımız Ahmet Şahin anlatmıştı. Yıllar önce Vezirköprü"nün bir köyünde yangın çıkar. Oldukça çok sayıda ev, samanlık ve ahır yanar. Kaymakamlık, yangında zarar görenlere bir belge verir. Bu belgenin birer fotokopisini ele geçiren çevre köylülerden bir grup, harman sonrasında, ellerinde bu belge ile o köy, bu kasaba senin bölgeyi yıllarca dolaşırler ve dilenerek para toplarlar. Demek ki oldukça büyük rakamlarda para toplarlar ki bunu sene bi sene tekrarlayıp dururlar…

…Ve, gelelim işin muhasebesine…

Efendim, hepimiz biliyor ve zaman zaman da terörist eylemlerle ilgili haberlere bağlı olarak “yardım ve yataklık yapan”, “suç olan fiili öven” ve “destekleyen”lerden bahisle böylesi kimselerin de derdest edilerek mahkemeye sevk edildiğini ve bir kısmının da suçunun sabit görülerek cezaevini boyladığını duyarız. Peki şimdi soruyoruz:

Kanunun suç saydığı bir fiile destek veren, onu besleyen, onu kollayıp gözeten suçlu oluyor da, mânen olduğu kadar hukuken de dilenciyi “meslek icra edecek şekilde besleyen” vatandaş da suçlu olmuyor mu?.. Câmi kapılarındaki dilencileri kovmayan câmi görevlileri suçlu olmuyor mu?.. “3 aylar”ın girmesiyle âdeta dilenci akınına uğrayan büyük şehirlerimizde görev yapan zabıta ve kolluk kuvvetlerimiz, bu kimseleri sâdece şehir dışına çıkarmakla görevini tam yapmış oluyor mu?..

Çâre; Hz. Ömer"in yaptığı gibi yapmak, ihtiyaç fazlası olan dilendiklerine el koymak, bunun için de TC Kimlik Numarasından tapu kayıtlarına, banka hesaplarına varıncaya kadar araştırmak ve varsa mahkeme yoluyla bunları elinden zorla alıp Sosyal Hizmetler İl/İlçe Müdürlüklerine devretmek ve bu yüzkarası durumdan milletimizi ve memleketimizi kurtarmaktır. Kanunda noksanlık varsa ki vardır, bu şekilde bir düzenlemeye giderek bu işe bir son vermektir…

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

“Bizi aldatan bizden değil”,

Buyurmuş Hazret-i Peygamber…

Böyle dilenmek özden değil,

Duyurmuş Hazret-i Peygamber…

“Müstağni olan yandı, yanar”,

Tuzlu su içen nasıl kanar,

Adalet hep Ömer"i anar;

Duyurmuş Hazret-i Peygamber…

Helâl kazanç ve alın teri,

Olmalı herkesin şiarı,

Ve, hayırduâdır günün kârı;

Buyurmuş Hazret-i Peygamber…

Bil ki, dilenmek yüz karası,

Çağın ayıbı-maskarası,

Müslüman zekât fukarası;

KAYIKÇI"m senden de ne haber?..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim