• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 6 °C
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI

Ali Kayıkçı

“MİLLET İÇİN” VAR OLMAK
* Keser döner, sap döner…

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Son günlerin dikkat çeken haber ve olaylarından biri de elbette ki “28 Şubat”la ilgili gelişmelerdir.
Bu konu ile ilgili olarak “Türkiye Gazetesi”nin 14 Nisan 2012 günlü nüshası birinci sayfasında oldukça çarpıcı tespitler var: “28 Şubat'ın sebebi, İsrail'le yakınlaşma çıktı. Çevik Bir, ABD dergisine yazdığı makâlede, postmodern darbenin sadece 'irticaya karşı değil, İsrail'le dostluğun sürmesi için de yapıldığını itiraf ediyor. İsrail-Türk ticaret hacmi, 1990'lar boyunca sürekli arttı. Bu bağlar, 1996 yılında Refah Partisi'nin iktidara gelişiyle yıprandı. Necmettin Erbakan, İsrail'le anlaşmaları dondurma sözü verdi. Laik Cumhuriyet'in mirasını korumakla yükümlü olan Ordu, Erbakan'a açıkça şu mesajı verdi: 'Koltuklarımızda öylece oturup, ülkenin yüzünü İslâm'a dönmesini, İsrail-Türk askerî ilişkilerinin tehlikeye atılmasını izlemeyeceğiz.'  Bir gün sonra aynı gazetenin yine manşetten duyurduğu haberin konusu da aynı: “28 Şubat” ve 28 Şubat “Vurgunu”:  “Postmodern darbe, ülke savunmasını, başta İsrail olmak üzere yurt dışına bağımlı hâle getirdi. 76 milyar dolarlık vurgun yapıldı.  28 Şubat sürecinin ülke ekonomisine bedeli ağır oldu. Özellikle, TSK'nın ihtiyacı olan silâh ve teçhizatların alımı rant kapısına çevrildi. 1990'lı yıllarda tank, savaş uçağı ve heron üretmeyi plânlayan Türkiye'nin önüne postmodern darbe ile set çekildi. Savunma Ekonomisi Uzmanı Emekli Binbaşı Yakup Evirgen, darbeyi anlattı: 'İsrail'le iş birliği sorgulanmalı. Savaş uçağı ve tankları Türkiye modernize edebilirdi. Kendi silâhımızı üretebilirdik. Modernizasyona giden parayla 2 fabrika kurulurdu.'

* - * - * - * - * -  
“Millet için” var olmak, “millet için” yaşamak;
Millî ülkü-ideâl, uğruna nefes almak;
Bu gâye ile koştur, çık basamak-basamak…
Bilenler bilir elbet, bilen hakkı teslim der;
Mefkûrelik insanlar; ne eğilir, ne siner…

“Hakk rızâsı” asıldır, “millet hayrı” asıldır;
Bu “iki temel unsur”, sonra fasıl-fasıldır;
Geç gelse de adalet, “mazlum âhı”nı aldır…
Bilenler bilir elbet, bilen hakkı teslim der;
Herkese bir oy hakkı, onu da “haklıya” ver…

“Millet için” çalışan, “milletten alkış” alır;
“15 yıl” sussa dahi, “savcıdan kalkış” alır;
“Mürur-u zaman” olmaz, târih devlete kalır…
Bilenler bilir elbet, bilen hakkı teslim der;
Şu “gaflet ve ihânet”, nice “meşhûru” da yer…

“Zerre miktarı” hayır, “zerre miktarı” yitmez;
“Yüce dağ” dumanlıdır, “dumanı” bir gün gitmez;
“Bahçede güller” olsun, sanma ki “bülbül” ötmez…
Bilenler bilir elbet, bilen hakkı teslim der;
Toprak çok şeyi örter, sanma ki “hakkı” da yer…

“Millet için” terlemek, “millet için” her emek;
“Millet hayrı”na susmak, “millet için” söylemek;
“Vatan” uğruna gayret, varlığım senin demek…
Bilenler bilir elbet, bilen hakkı teslim der;
Millet böyle kalkınır, millî gelir ilerler…

KAYIKÇI der târihler, ibret için yazılır;
Nice gizli olay var, günü gelir çözülür;
Şeytan davul çalsa da, bir gün olur üzülür…
Bilenler bilir elbet, bilen hakkı teslim der;
Davulcu başı kimdir, sorun söylesin Çiller!..

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim