1. YAZARLAR

  2. Sami Kesmen

  3. DEPREM'DE 45 SANİYE
Sami Kesmen

Sami Kesmen

DEPREM'DE 45 SANİYE

A+A-

1999 yılında, 17 Ağustosta, sabaha karşı 03.30 sıralarında, 45 saniyelik zaman; milletimizin hüzün dolu yıllarının zamanı. Sabaha çıkıldığında yaklaşık 20 bin kişi, akşam sağ iken sabaha ölü olarak çıktılar. Yaralılar,  psikolojisi bozulanlar, yıllar sonra bile etkisinden kurtulamayanlar ve maddi olarak bitenler...

Ülkemizde bulunan fay hatları nedeniyle, zaman zaman, farklı bölgelerde, farklı şiddette depremlere şahit olmuştur milletimiz. Bunlar arasında belki izleri en uzun süre devam eden ve en çok zarara sebebiyet veren 45 saniyelik 17 Ağustos 1999 depremidir.

Depremler de imtihan vesilesidir. Bunlar; mal ve can ile bedeli ödenen imtihanlardandır. Manevi imtihanların nedenleri üzerinde durmaktan çok, sonuçlarından ders çıkarmak gerekir. Sonuçları her hlükârda ve herkese belli oranlarda ders verir.

Yaklaşık 20 bin vatandaşımızın, saat olarak yattıkları yataklarında ölmüş olarak sabahladılar. Hayâlleri, hesapları, plânları, programları olan bu kadar insan 45 saniye devam eden depremle, fani olan bu dünyadan ebedi olan ahiret âlemine göç ettiler.

Mallardan, canlardan, mahsullerden ve evlatlardan yana eksiltme ile insanların imtihan edildiğini Kuran-i bir bilgi olarak, yüce Allah bildirmiştir. Depremler de, bu imtihanın bir şekli,  aynı anda bir çok konuda yapılan ilahi imtihanın alanıdır.

Akşam sağ olarak yatıp sabaha ölmüş kalkanların olduğu gibi, akşam zengin yatıp sabah fakir kalkanlar oldu. Sağlıklı yatıp yaralı kalkanlar gibi, 45 saniye içinde deprem olan yerlerde, her taraf ve her şey birbirene girmiş oldu.

45 saniyelik depremin, 20 yıl geçmesine rağmen, hâlâ izleri devam etmektedir. Seneyi devriyesi olan 99 depremini hatırlarken, acılarını derinden hissediyor, her yıl üzüntülerini paylaşıyoruz. Aynı ve benzer acılardan koruması için Rabbımıza niyazda bulunuyoruz.

Deprem gibi, konusu ilahi imtihan olan hususlar ve sorular için; her zaman hazır ve hazırlıklı olmak gerekir. Bir dakikanın yarısı kadarlık zamanda, her şeyin alt üst olabileceğini unutmamak lâzım gelir. İlahi proje hesaba katılmadan adım atılmamalıdır.

Depremler nedeniyle; hak ihlalleri, yalanlar, haramlar, sahtekârlıklar, lüzumsuzluklar gibi; olumsuz insan davranışlarının telâfi zamanı olmayabilir. Can yakanların, canlarının yanması  her zaman ihtimal dahilindedir. Onun için de; akşam yatağa yatmadan, sabah da evden çıkmadan tüm hesaplar yapılmalıdır.

Ortalama 60 yıl olan insan ömründe, 45 saniyenin hiç bir önemi yok gibidir, hesaplar yapılırken saniyeler hesaba katılmaz. Ama, olaylar saniyeler içinde cereyan etmekte ve sonuçlanmaktadır. Saniyeler de en az saatler ve günler kadar önemlidir. Hasaba katılmayan saniyeler; insan hayatının kökten eksen değişme zamanı olabilir.

Yaklaşık 23 yıl önce yaşanan, 45 saniyelik depremin şahitleri, hâlâ o 45 saniyenin ruhsal depremiyle yaşamaktadır. Ne kadar terapi görseler de yine bilinç altlarında o dehşetli günün izleri görülmektedir.

İnsanların başlarına gelenler, elleriyle yaptıklarından ötürüdür. Binalarda eksik malzeme kullanılmasından, hatalı insan davranışlarına, ahlâkı sorunlardan hak ihlallerine kadar bir çok neden; depremin sonuçlarına etki etmiştir. Bunların yanında, teheccüdde, alnı secdede olanlar da depremin soruçlarından etkilenmiştir.

Kısaca; 45 saniyelik deprem insanlara, saniyelerin değer ve önemini hatırlatmıştır. İnsan hayatında her saniye önemlidir. Bir saniyede, dünyanın da ahiretin de süreç ve sonuçları etkilenebilir. Böylesi olaylardan ders çıkarmak lazımdır. İnsan iradesini aşan her olay, ilahi iradenin ürünüdür.

Depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, kederli ailelere sabır diliyorum. Rabbımız'dan, milletimizi ve insanlığı bu ve benzeri afetlerden korumasını niyâz ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.