DEĞİŞİM

Mevcut işinizde ne kadar mutlusunuz?
Yıllardır hamburger ve patates kızartması servis eden garson Penny, kendisini işinden bıkmış hissediyor. Zor müşterilerle karşılaşmaktan, onlarla tartışmaktan, çalışma saatlerinin düzensizliğinden… Ayrıca daha yüksek bir maaş beklentisi içerisinde de değil. Penny aylardır, bir Hollywood oyuncusu olma hayalinin peşinden gitmek için işini bırakmayı düşünüyor ve kendisine gelecek vaat eden Serial Ape- ist 2 adlı yeni bir bilim-kurgu korku Filminde başrol teklif ediliyor.
Rol, Penny'nin son yıllardaki en büyük fırsatı olmasına rağmen, atılım yapmak ve restorandaki sabit işini bırakmak konusunda tereddüt yaşıyor ve risk almaktan kaçınıyor. En nihayetinde karşısına çıkan fırsat kaçıyor ve Penny, hatırlayabildiği kadarıyla aynı vardiyalarda, aynı restoranda, aynı müşterilere hizmet vermeye devam ediyor.
Değişimden Kaçınma
Penny'nin seçimini okumak, neden diye sorgulamanıza sebep olmuş olabilir. Neden sevmediği işi bırakıp onun yerine hayallerinin peşinden gitmedi?
Penny'nin seçimini etkileyebilecek birkaç faktör var. Yeni bir kariyere başlamakla ilgili belirsizlikten korkmuş olabilir. Belki daha sonra pişman olma ihtimali olabilir. Sonuçta,
oyunculuk kariyeri istenen başarıyı getirmediyse, parçaları toplaması ve hayatını yeniden inşa etmesi gerekebilir.
Bu düşüncelere ek olarak, Penny değişime karşı yaygın ve biraz mantıksız bir isteksizlik
yaşamış olabilir. İnsanların değişim konusunda vermiş oldukları tepki ve değişime karşı olan olumsuz duyguları, genellikle daha önceden deneyimlenmiş yaşam olaylarıyla kayıplara karşı doğuştan gelen bir isteksizlikten beslenir.
Bu, mevcut durumu herhangi bir alternatife tercih etmek ise kişinin irrasyonel eğilimini ifade eder. Araştırmalar buna, kontrolde kalma tercihi ve tanıdık bir durumla ilişkide kalmanın vermiş olduğu rahatlık hissi dahil olmak üzere birçok psikolojik yönün karmaşık etkileşiminden kaynaklandığını ileri sürüyor. Örneğin, Penny kariyer seçimini yaparken, yeni ve bilinmeyen zorluklarla karşılaşmak yerine kolay hayatını kökünden söküp atmaktan endişe duymuş olabilir.
İnsanların sahip oldukları nesnelere karşı mantıksız bir sevgisi vardır. Araştırmalar, kişilerin uzun süredir sahip olmasalar bile, kişisel eşyalarına sürekli olarak aşırı değer verdiğini gösteriyor. Örneğin, gerçekleştirilmiş olan bir çalışmada katılımcılara, bir kupa hediye etmek hedeflenmiştir. İkinci adımda ise katılımcılara yeni sahip oldukları kupayı lüks bir çikolata ile değiştirmek isteyip istemedikleri teklif edilmiştir. Bu teklif karşısında katılımcıların yüzde 89'u kupalarını tutma ve kendine saklama kararı almıştır. Deney biraz farklı karar senaryolarıyla sunulan diğer iki katılımcı grubuyla karşılaştırılmıştır. İkinci gruptaki katılımcılara başlangıçta çikolata hediye edilmiş ve ardından bir kupa ile değiştirme imkanı sunulmuştur. Bu durum karşısında katılımcıların yalnızca yüzde 10'u kupayı seçmiştir. Son deney grubundaki katılımcılara ise deneyin başında bir kupa ve bir çikolata alma seçeneği verilmiştir. İlginç bir şekilde, katılımcıların yaklaşık yarısı kupa ile gitmiş diğer yarısı ise sadece çikolatayı tercih etmiştir. Bu şaşırtıcı sonuçlar, bir şeye sahip olma gerçekliğinin o şeyi daha çok sevmemizi sağladığını gösteriyor. Bu kavrayışı Penny'nin yaşamış olduğu durum karşısında değerlendirirsek, Penny'nin bir garson olarak pozisyonuna gereğinden fazla değer vermiş olması mümkündür, çünkü o rolü birkaç yıldır kendisine ait olarak adlandırmıştır.
Değişim ve kayıptan kaçınmak bir yandan da insanların en az çaba harcayarak “kolay seçenek”e bağlı kalma eğilimini tanımlar. Belki de Penny en az dirençli yolu seçti? Belki de hayatını elden geçirecek ve yeni bir kariyer planlayacak enerjisinin olmadığını hissetti?
Değişimden Kaçınma Sizi Geride Tutuyor mu?
Yaşam koşulları göz önünde bulundurulduğunda değişime direkt adım atmak ve mevcut
durumunu riske atmak insan doğasının bir parçası değildir. Ne yazık ki, insanların değişim
korkusu beklenmedik olumsuzlukları da beraberinde getirebiliyor (aşı olma isteksizliği ve
gereksiz ilaç kullanımı gibi sağlık hizmetlerinden örnekler verilebilir).
Bunun yanı sıra asıl önemli olan değişime karşı güçlü bir savunma içerisinde olmak, kişinin potansiyelini açığa çıkarması konusunda bir engel yaratacaktır. Bir film oyuncusu olmak ve başrol oynamanın kalıcı mutluluğa giden yol olup olmayacağını önceden bilmek zor. Ancak, denemezseniz asla öğrenemezsiniz. Bazen bir adım geri atmaya ve kendi karar süreçlerinizi incelemek oldukça kritik olabilir. Mantıksız önyargılar ve yersiz değişim korkusu sizileri de engelliyor mu? Bir düşünün bakalım…
Yazının orijinaline ‘’Psychology Today, Is Fear of Change Holding You Back? ‘’başlığı ile
ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Berra ALKAN Arşivi
SON YAZILAR