• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Samsun 23 °C
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 22 °C
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 

Değirmen sele gitmiş.

Ali Kayıkçı

" - Şiirimizin gelişimini değerlendirir misiniz? - Bana göre şiir; tereddütsüz söylüyorum, zirveleşmede öncü rolü oynamalıdır. Bugüne kadar da oynamıştır. Ahmet Yesevî Hazretlerinden akıp gelen bir duru ırmak. Yûnus Emrelerle bizi bugünlere ulaştırmıştır. Bu duru ırmakta kimler yunmamış, kimler susuzluğunu gidermemiştir ki!.. Ancak şunu da hemen belirteyim ki, bizim şiirimiz, "imân estetiği" üzerine bina edilmiş bir şiirdir. "Allah güzeldir ve güzeli sever" ilkesi, bunun esasını teşkil eder. Bu şiir anlayışında ulvîlik hakimdir. Daimi yükseliş hakimdir. Tabiatı taklit değil; "yaratıktan", "Yaradan'a" ulaşma ve kavuşma cehdi vardır bizim anlayışımızda. Yani, İmâm-ı Gâzalî'nin belirttiği gibi: "Mahlûk, Hâlık'ın anahtarıdır." Bizim şiirimizin ana mihveri budur. - Peki efendim, bundan sapmalar olmamış mıdır? Ne dersiniz? - Herkes kendi mecrasına sapar. Kendi mecrası içerisinde "teori" arar. İfade ediş tarzı arar. Şiirde biçim, yani şeklî unsur, bu noktada pek mühim değildir. Çünkü, şekil bir vasıtadır. Neyin vasıtasıdır peki? Fikir ve estetik ifadenin vasıtasıdır. Hisle fikrin vasıtasıdır. Bunda ahengi yakalayan, şiiri yakalayabilir. Ancak, hakîkati yakalayamaz. Bunun içindir ki, merhûm Üstâd Necip Fazıl: "Her şey akar, su, târih, yıldız, insan ve fikir/Oluklar çift, birinden nûr akar, birinden kir" demektedir. Bu mânâda, herkes kendi tercihini yapabilir. Biz de kendi tercihimizi... - Sayın Hocam; "teori" ifadesinden neyi kastettiğinizi sorabilir miyim? Bunu, "diyalektik mânâsı"nda mı kullandınız? - Bizim diyalektiğimizde "eserden müessire" yürümek vardır. Eseri yalnız madde görenlerle farkımız buradadır. Bunlar, maddenin "özü"yle değil, kabuğuyla meşgûl olmaktadırlar. Böylece, kendi çizdikleri dar bir daire içersinde dönüp dururlar. Basitliği, sâdelik sayarlar. Kaba ifadeleri, "halka inmek" olarak telâkki ederler. Bu ve buna benzer pek çok şey, onlarca yeni bir şey üretmek mânâsındadır. Ekseriya da, bu "alelâdeliği", yenilik olarak görürler veya gösterirler. - Şiirin pek çok tarifi olduğunu biliyoruz. Buna rağmen şiirin tek bir tarifinde birleşilememiştir. Sizce şiir nedir?.. - Her şey hayâl ile başlar. Hayâlin içinde his de vardır, fikir de. Bunu hangi ölçülerle birbirinden ayırabiliyoruz. Bu hususta yetkililer ile ilgililer mutlaka düşünüyorlardır. Ben diyebilirim ki, şiir: Bu his ve fikrin, ahenkli bir şekilde ifadesidir." (Ali Kayıkçı, Zaman Gzt. 25.1.1994, s. 11'den)

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim