• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Samsun 4 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK

Değirmen Sele Gitmiş...

Ali Kayıkçı

                                         (Salı günden devam)
       " - Sayın Hocam, millî kültürümüzün mühim simâlarından olan Nasreddin Hoca hakkında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları arasında neşredilen "Şiirlerle Nasreddin Hoca Fıkraları" adlı eserinizi, bu hususta yazılmış bir çok eser varken, hazırlamaktaki maksadınz nedir?          - Sayın Derebahçeli, buyurduğunuz gibi, Nasreddin Hoca, çok mühim bir şahsiyettir. Diyebilirim ki, Yûnus Emre gibi, Nasreddin Hoca da gerek ülkemizde, gerek dış ülkelerde yeterince anlaşılmış değildir. Bir defa, Nasreddin Hoca'nın bir evliyâ olduğu gözden ırak tutulmamalıdır. O'nun gelişigüzel fıkralar söyleyebileceğini düşünmek, çok büyük hatâdır.          - O'na yakıştırılan, uydurma fıkralar mı var demek istiyorsunuz?          - Elbette... Bu mesele, yâni Nasreddin Hoca, ilim adamları tarafından iyi tetkîk edilmeli. Edebiyatçılar, rûhiyatçılar, içtimâiyatçılar; O'ndan istifade etmeli ve O'nu istifadeye sunmalı. Unutmamalıdır ki, Nasreddin Hoca, bizim içimizden biridir. Anadolu'da bir kasaba (Akşehir'de) 1284'de vefât etmiştir. Bütün hayatını Türk-İslâm  ahlâk, örf ve âdetleriyle geçirmiştir. Fıkralarında, İslâmiyet'le ve Türk örfüyle çelişebilecek hiç bir husus  yoktur; olmamalıdır. Eğer varsa, bunlar uydurulmuş fıkralardır. Cimrilik, hasislik, kabalık, kibir, gurur riyâ, dedikodu... gibi süflî hâller, O'nun fıkralarında asla ve asla bulunmaz. Bulunanlar, uydurulmuş olanlardır. Çünkü O, insanı ve aileyi mukaddes bilir; fazilet sahibidir; komşuluk münâsebetlerinde sadıktır. Nasreddin Hoca, bir efsanevî şahsiyet değildir. Bu dünyâda yaşamış olan, içimizden bir şahsiyettir. O, hep dosttur. O, hep yardımsever ve iyilikseverdir. Hep öğretici, ibret vericidir. Mukallitlik için değil; hikmet için güldürendir, düşündürendir.          - Eserinizi hazırlarken, Nasreddin Hoca'mızın hep bu yönlerini düşündüğünüz anlaşılıyor. Bu fıkraları şiir hâline getirirken, üslûp olarak nasıl bir yol takip ettiniz?        - Sayın Derebahçeli, bu hususta çok sayıda eserden faydalandım. Tasavvuf ilmini Seyyid Muhammed Hayranî'den öğrenen Nasreddin Hoca gibi bir şahsiyetin rahatça anlaşılabilmesi ve daha tesirli olabilmesi için hece veznini tercih ettim. Eserin birinci baskısında 53, ikinci baskısında 72 fıkrayı aynı tarzda yazmaya çalıştım. Nasreddin Hoca, halkın kolayca anlayabileceği bir dil ve ifade ile fıkralar söylemiş. Bunu, aynı sâdelikle şiir hâline getirmeye dikkat ettim. Temennim, bunların yabancı dillere de tercüme edilmesidir. Çünkü O'nun fıkraları, bir "eğlence vasıtası" değildir; O'nun fıkraları, doğrudan doğruya hikmet, fazilet ve ibret dolu "düşünce"dir."                      

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim